Küresel Belirsizlik Ortamında Türkiye’nin Rolü ve Fırsatları Masaya Yatırıldı
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras, küresel ekonomik ve jeopolitik gelişmeler ışığında Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumuna ve potansiyel fırsatlara dikkat çekti. YİK Toplantısı’nda yapılan değerlendirmelerde, Aras, Türkiye’nin “Made in Europe” yaklaşımının doğal bir parçası olması gerektiğini vurgulayarak, küresel yeniden yapılanma sürecinde stratejik bir rol üstlenmenin önemini belirtti.
Aras, mevcut küresel çatışma ortamının dünya ekonomisinde kırılganlık, parçalanma ve belirsizlik yarattığını ifade etti. ABD ile Çin arasındaki giderek sertleşen rekabetin de küresel ekonomiyi yeni bir denge arayışına ittiğini ancak henüz bu dengenin tam olarak kurulamadığını belirtti. Aras, “Bugün yaşadığımız çatışma ortamı geçici bir parantez değildir. Belirsizlik, dalgalanma ve kırılganlık devam edecek,” sözleriyle jeopolitik risklerin süreceğine işaret etti. Son 25 yılda üretim merkezinin Doğu’ya kaydığını, ancak askeri ve üretim merkezlerinin artık aynı coğrafyada bulunmadığına dikkat çekti. Savaşların tüm şirketlerin maliyet mimarisini değiştirdiğini ve yatırım kararlarının enerji güvenliği ile jeopolitik gelişmelerle birlikte alındığını vurguladı.
Enerji piyasalarına yönelik değerlendirmesinde Aras, enerji ithalatçısı ülkelerin daha güvenli ve ucuz kaynaklara yöneldiğini aktardı. Yapay zeka alanındaki hızlı gelişmelerin enerji ihtiyacını artırdığını ve bu durumun teknoloji rekabetini jeopolitik bir boyuta taşıdığını belirtti. Türkiye’nin küresel yeni denklemdeki rolünün NATO’nun dönüşümü açısından da önem taşıyacağını dile getiren Aras, iklim kaynaklı risklerin dünya ekonomisi için belirleyici bir faktör haline geleceğini öngördü.
Aras, Türkiye ekonomisinde büyümenin kalkınma yaratması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin önünde önemli fırsatlar var. Coğrafi konum, üretim kabiliyetimiz ve ekonomik çeşitliğimiz en büyük avantajımız. Türkiye’nin yeni kalkınma hikayesi daha yüksek verimlilik ve daha dayanıklı ekonomi üstüne kurulmalı. Türkiye ‘Made in Europe’ yaklaşımının doğal parçası olmalı. Dünya yeniden şekillendirirken günü kurtaran ülkeler kaybedecektir.” şeklinde konuştu. Yeni dönemin üretim, teknoloji ve enerji mimarilerinde Türkiye’nin sağlam bir yer edinmesi gerektiğini belirten Aras, Avrupa Birliği ile gümrük birliğinin güncellenmesinin kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorum:
TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras’ın açıklamaları, küresel jeopolitik ve ekonomik yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin stratejik konumunu ve alması gereken pozisyonu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle “Made in Europe” vurgusu, Türkiye’nin AB ile entegrasyonunu derinleştirme ve tedarik zincirlerindeki önemini artırma potansiyeline işaret etmektedir. Bu durum, cari açıkla mücadele ve ihracat odaklı büyüme stratejileri açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Enerji güvenliği ve yeni teknoloji mimarilerinde yer edinme çağrısı, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli sanayi politikaları için yol gösterici niteliktedir.
Mevcut küresel belirsizlik ortamı, Türk şirketleri için hem riskler hem de fırsatlar barındırmaktadır. Tedarik zincirlerindeki aksamalar ve maliyet artışları kısa vadede zorluklar yaratsa da, “nearshoring” trendi ile birlikte Türkiye’nin coğrafi konumu ve üretim kapasitesi, Batılı firmalar için cazip bir alternatif sunmaktadır. Yatırımcılar, jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaları yakından takip etmeye devam etmelidir. Sektörel bazda, teknoloji ve enerji alanlarındaki yatırımların önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkması beklenmektedir.
Birincil risk faktörü olarak, küresel gerilimlerin tırmanması ve Batı ile Rusya arasındaki mevcut durumun daha da kötüleşmesi, Türkiye’nin uluslararası ticaret ve yatırım akışları üzerindeki olumsuz etkilerini artırabilir. Ayrıca, AB ile gümrük birliğinin güncellenmesi sürecindeki olası gecikmeler veya siyasi engeller, Türkiye’nin Avrupa pazarına erişimini zorlaştırabilir. Yatırımcıların, bu tür jeopolitik ve siyasi gelişmeleri göz önünde bulundurarak portföy stratejilerini oluşturmaları tavsiye edilir.


















