Küresel Petrol Piyasasında Aylık En Sert Düşüş Kaydedildi: Fiyatlar Baskı Altında Kalmaya Devam Edecek Mi?
Küresel emtia piyasalarında dikkat çeken gelişmeler yaşanırken, Brent petrolünün ağustos vadeli kontratları 73 dolar seviyesinde dengelendi. Haziran ayında %21‘lik sert bir düşüş kaydeden Brent petrolü, Mart 2020’den bu yana en güçlü aylık kaybını yaşadı. Bu durum, yılın ilk çeyreğindeki %94‘lük yükselişin ardından piyasalarda önemli bir kırılmaya işaret ediyor.
Brent petrolündeki bu keskin düşüş, ikinci çeyrekte de devam ederek yaklaşık %38‘lik bir gerileme ile 2020’nin ilk çeyreğinden bu yana en büyük çeyreklik düşüş olarak kayıtlara geçti. Güncel olarak petrol fiyatları, ABD ve İran arasındaki temasların yanı sıra süregelen ateşkesin geleceğine yönelik belirsizliklerin takip edildiği bir ortamda, savaş öncesi (27 Şubat) seviyelere yakın seyrediyor.
Bu düşüş trendi, Canlı Altın Fiyatları gibi diğer emtialardaki hareketlilikle birlikte, yatırımcıların portföylerinde yeniden bir değerlendirme yapmalarına neden olabilir.
- Haziran ayında Brent petrolü %21 ile son 6 yılın en sert aylık düşüşünü yaşadı.
- İkinci çeyrekte ise %38‘lik düşüşle 2020’nin ilk çeyreğinden bu yana en büyük çeyreklik gerileme kaydedildi.
- ABD-İran arasındaki teknik görüşmeler ve Hürmüz Boğazı’nın durumu, fiyatlar üzerindeki belirsizliği artırıyor.
Finans Hattı Yorum:
Petrol piyasasındaki bu sert düşüş, öncelikle küresel arz ve talep dengesindeki değişimlere ve jeopolitik gelişmelere dayanıyor. Körfez’den ayrılan gemi sayısındaki artışın geçici arz artışı yarattığı ve piyasadaki risk primini azalttığı belirtiliyor. Ayrıca, Morgan Stanley’nin 2027 yılı için öngördüğü günlük 4,8 milyon varillik arz fazlası beklentisi, orta vadede fiyatlar üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. ABD’nin rekor seviyedeki ham petrol üretimi de bu arz fazlası beklentisini destekliyor.
Yatırımcı duyarlılığı, özellikle ABD-İran arasındaki gerilimin seyrine ve diplomatik temasların sonuçlarına odaklanmış durumda. Teknik olarak, 73 dolar seviyesindeki direncin kırılması ve 70 dolar altı seviyelere doğru bir hareketlenme, düşüş trendinin güçlendiğine işaret edebilir. Buna karşılık, olası bir jeopolitik gerilim artışı, kısa vadeli sıçramalara neden olabilir. Mevcut durumda, arz fazlası beklentileri ve diplomatik belirsizlik, piyasada genel olarak temkinli bir havanın hakim olmasına neden oluyor.
En önemli risk faktörü, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin beklenmedik bir şekilde tırmanmasıdır. Olası bir askeri çatışma veya bölgedeki önemli petrol altyapılarına yönelik saldırılar, arzı aniden keseceği için petrol fiyatlarında sert bir yükselişe yol açabilir. Yatırımcıların bu tür ani gelişmelerin yanı sıra küresel ekonomik yavaşlama endişelerini ve OPEC+’nın olası üretim kesintilerine yönelik kararlarını da yakından takip etmesi önerilir.












