TÜFE’de Haziran Ayı Rakamları Açıklandı: Üretici ve Market Fiyatları Arasındaki Fark Dikkat Çekti
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, haziran ayına ilişkin üretici ve market fiyatları ile tarımsal girdi maliyetlerine dair güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Raporda, özellikle elma, havuç ve çilek gibi ürünlerde üretici ile market fiyatları arasındaki büyük farklar öne çıkarken, marketlerde çilek ve kabak gibi ürünlerdeki fiyat artışları ile domates ve karpuzdaki düşüşler analiz edildi.
Bayraktar’ın değerlendirmelerine göre, haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en yüksek %379,3 ile elma üzerinde gözlemlendi. Elmayı, üreticisinden 18,75 TL‘ye alınan ürünün markette 89,87 TL‘ye satılmasıyla havuç %284,2, 22,50 TL‘den alınan havuç ise 86,45 TL‘ye ulaşarak takip etti. Benzer şekilde, üreticide 43 TL olan çilek markette 164,91 TL‘ye, 46,25 TL‘ye satılan yeşil fasulye 162,45 TL‘ye ve 57,50 TL‘ye alınan kiraz ise 199,48 TL‘ye kadar yükseldi.
Markette takip edilen toplam 38 ürünün 21’inde fiyat artışı yaşanırken, 17 üründe ise fiyat düşüşü kaydedildi. Haziran ayında market fiyatı en çok artan ürün %81 ile çilek oldu. Çileği sırasıyla %52,2 ile havuç, %32,8 ile kabak, %32,5 ile kuru soğan ve %24,7 ile patates izledi. Buna karşılık, fiyatı en fazla gerileyen ürün %37,8 ile domates olarak belirlendi. Domatesteki düşüşü %22,3 ile karpuz, %17,1 ile nohut, %13,3 ile kuru üzüm ve %10,5 ile yumurta takip etti.
Üretici fiyatlarında ise haziran ayında incelenen 30 ürünün 12’sinde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görüldü. Üretici bazında en yüksek fiyat düşüşü %54,8 ile karpuzda gerçekleşti. Karpuzu sırasıyla %43,3 ile domates, %30,4 ile limon, %25,4 ile yeşil fasulye ve %15,7 ile maydanoz takip etti. En yüksek fiyat artışı ise %112,5 ile kabakta yaşandı.
TZOB’un girdi fiyatları analizine göre, haziran ayında gübre maliyetlerinde aylık bazda küçük artışlar görülürken, yıllık bazda önemli yükselişler devam etti. Amonyum sülfat gübresi yıllık %77,9, amonyum nitrat gübresi ise yıllık %72,4 oranında zamlandı. Yem fiyatlarında da aylık ve yıllık bazda artışlar gözlemlendi; besi yemi yıllık %30,9, süt yemi ise yıllık %29,2 oranında yükseldi. Bu artışlar, tarımsal üretimin maliyet yapısı üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorum:
Haziran ayı enflasyon rakamları, tarımsal ürünlerdeki fiyat volatilitesini ve üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasındaki genişlemeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle meyve ve sebze gibi hassas ürünlerde arz-talep dengesindeki değişimlerin, mevsimsel faktörlerin ve girdi maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisini net bir şekilde görmekteyiz. Çilek ve kabak gibi ürünlerdeki yüksek market artışları, tedarik zincirindeki verimsizliklere veya spekülatif fiyatlamalara işaret edebilirken, domates ve karpuzdaki sert düşüşler arz fazlalığına ve tüketici talebindeki değişimlere bağlı gelişiyor. Bu durum, enflasyonist baskının devam ettiği bir ortamda, gıda fiyatlarındaki hareketliliğin hem bireysel harcamalar hem de genel ekonomik göstergeler üzerindeki etkisini artırıyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu tür tarımsal girdi ve nihai ürün fiyatlarındaki değişimler, gıda perakendeciliği, tarım sanayi ve doğrudan tarım sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin finansal performansları üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Özellikle girdi maliyetlerindeki artışların ürün fiyatlarına ne ölçüde yansıtılabildiği, şirketlerin kar marjlarını belirleyen kritik bir faktör. Yıllık bazda gübre ve yem maliyetlerindeki belirgin artışlar, önümüzdeki dönemde de bu sektörlerdeki maliyet baskısının süreceğine işaret ediyor. Yatırımcıların, şirketlerin maliyet yönetimi kabiliyetlerini ve fiyatlama stratejilerini yakından incelemesi önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde, hava koşullarındaki değişimler, küresel emtia fiyatlarındaki gelişmeler ve olası dış ticaret politikalarındaki değişiklikler, tarımsal ürün fiyatlarında yeni dalgalanmalara neden olabilir. Tüketici harcamalarının hassasiyeti göz önüne alındığında, gıda enflasyonundaki seyrin, genel ekonomik aktivite ve para politikası üzerindeki dolaylı etkileri de takip edilmelidir. Bu bağlamda, çiftçilerin girdi maliyetlerini yönetme stratejileri ve tedarik zincirindeki optimizasyon çalışmaları, fiyat istikrarı açısından kritik önem taşıyor.











