ALÜMİNYUM FİYATLARI YÜKSELİYOR: JEOPOLİTİK RİSKLER TALEBİ ARTIRDI
Ortadoğu Geriliminin Metal Piyasalarına Etkisi: Alüminyumda Tarihi Düşüş Sonrası Tepki
Ortadoğu’daki artan jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zincirlerinde yarattığı endişeler, alüminyum piyasasında önemli bir alım dalgasını tetikledi. Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre, alüminyum fiyatları Salı günü %0,61 oranında artış göstererek ton başına 3.156,5 dolar seviyesine ulaştı. Benzer bir yükseliş eğilimi, Asya piyasasında da gözlemlendi; Şanghay vadeli alüminyum kontratları %0,72‘lik bir primle ton başına 23.085 yuan‘dan işlem gördü. Bu gelişmeler, haziran ayında yaşanan sert düşüşlerin ardından metal için ilk kayda değer toparlanma sinyallerini veriyor.
Alüminyum, geçtiğimiz haziran ayında toplamda %16‘lık devasa bir değer kaybı yaşayarak, 2008 küresel finansal krizinden bu yana en büyük aylık düşüşünü kaydetmişti. Ancak, uzmanların bu yıl küresel alüminyum piyasasında bir arz açığı öngörmesi, bu sert çöküş sonrası fiyatları dipten destekleyen temel faktör olarak öne çıkıyordu. Ortadoğu’daki mevcut siyasi gelişmeler, bu arz endişelerini daha da belirgin hale getirerek mevcut yükselişi tetikledi. Bu durum, küresel emtia piyasalarında jeopolitik gelişmelerin ne kadar etkili olabildiğinin bir göstergesi niteliğinde. Yatırımcılar, arz kesintisi riskine karşı korunma amacıyla alüminyum gibi stratejik öneme sahip metallere yöneliyor.
Diğer yandan, bakır, çinko ve nikel gibi diğer temel metallerde ise daha karmaşık bir fiyat seyri gözlemleniyor. Sanayi üretiminin nabzını tutan bakır fiyatları, LME’de hafif bir düşüş gösterirken (%0,16), Şanghay piyasasında da %0,09‘luk bir gerileme yaşadı. Buna rağmen, Çin’in ithalat talebinin bir göstergesi olan Yangshan bakır primi, ton başına 80 dolar seviyesine çıkarak son 13 ayın zirvesine ulaştı. Bu durum, Çin’de fiziksel bakır talebinin güçlü kaldığına işaret ediyor. Bu ayrışma, küresel ekonominin farklı bölgelerindeki talep dinamiklerinin çeşitliliğini ortaya koyuyor.
| Metal | Borsa | Değişim (%) | Fiyat (USD/Ton) / Seviye |
| Alüminyum | LME | +0,61 | 3.156,5 |
| Alüminyum | Şanghay | +0,72 | 23.085 |
| Bakır | LME | -0,16 | – |
| Bakır | Şanghay | -0,09 | – |
| Yangshan Bakır Primi | Çin | – | 80 (13 Ayın Zirvesi) |
| Çinko | LME | -0,14 | – |
| Çinko | Şanghay | 0,00 | Yatay |
| Kurşun | LME | +0,98 | – |
| Kurşun | Şanghay | +1,51 | – |
| Nikel | LME | -0,57 | – |
| Nikel | Şanghay | -0,79 | – |
| Kalay | LME | -0,96 | – |
| Kalay | Şanghay | +0,06 | – |
- Alüminyum fiyatları, Ortadoğu’daki jeopolitik risklerin artmasıyla %0,61 oranında yükseliş gösterdi.
- Temmuz ayında yaşanan sert düşüşlerin ardından alüminyumda toparlanma sinyalleri görülüyor.
- Bakır talebinde Çin’den gelen güçlü sinyaller Yangshan primini 13 ayın zirvesine taşıdı.
- Diğer baz metallerde (çinko, nikel) karışık bir seyir ve satış baskısı hakim.
Finans Hattı Yorum:
Ortadoğu’daki gerilimin tırmanması, küresel emtia piyasalarında “güvenli liman” arayışını hızlandırırken, özellikle arz güvenliği endişeleriyle birlikte alüminyum gibi stratejik metallerin cazibesini artırıyor. Haziran ayında yaşanan rekor düşüşün ardından alüminyumun gösterdiği bu tepki, sadece teknik bir toparlanma olmanın ötesinde, jeopolitik gelişmelerin emtia fiyatları üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha kanıtlıyor. Sektördeki öngörülen arz açığı beklentisi de bu yükselişi destekleyerek, önümüzdeki dönemde alüminyumda volatil bir seyir beklentisini güçlendiriyor. Diğer metallerdeki ayrışma ise, küresel sanayi üretiminin ve bölgesel talep dinamiklerinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
Yatırımcı duyarlılığı, jeopolitik gelişmelerin seyrine bağlı olarak hızla değişiyor. Alüminyum için 3.000 – 3.200 dolar/ton aralığı önemli bir destek ve direnç bölgesi olarak takip edilebilir. Haziran ayındaki zirvelerin önemli ölçüde gerisinde kalan mevcut fiyatlar, toparlanma potansiyelini barındırıyor. Bakırda ise Yangshan priminin yüksekliği, fiziksel piyasadaki talebin gücünü gösterse de, genel sanayi üretimi endişeleri fiyatları baskılayabilir. Piyasa, önümüzdeki günlerde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, Çin’in ekonomik verilerini ve küresel faiz oranlarına ilişkin beklentileri yakından izleyecektir.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli risk, Ortadoğu’daki gerilimin daha da tırmanarak enerji arzını ve küresel taşımacılığı ciddi şekilde sekteye uğratmasıdır. Böyle bir senaryo, sadece metallerin değil, genel olarak tüm emtia piyasalarının daha sert bir geri çekilme yaşamasına neden olabilir. Ayrıca, küresel merkez bankalarının enflasyonist baskılara karşı alacağı ek sıkılaştırıcı para politikası adımları, sanayi metallerine olan talebi olumsuz etkileyebilir. Yatırımcıların, bu tür makroekonomik ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip ederek pozisyonlarını risk iştahlarına göre ayarlamaları önerilir. Bu bağlamda, Canlı Altın Fiyatları gibi güvenli liman varlıklarındaki hareketler de genel piyasa risk iştahı hakkında ipuçları verecektir.











