İSO İkinci 500 Lideri Teksan Jeneratör
Teksan Jeneratör, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesinde Üretimden Satışlarda Lider Oldu
“Finans Hattı” olarak, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” araştırmasının sonuçlarını analiz ettik. Bu önemli raporda, üretimden satışlar baz alınarak yapılan sıralamada Teksan Jeneratör, 5 milyar 317 milyon TL’lik satış rakamıyla zirveye yerleşti. Araştırma, genel olarak üretimden satışlarda nominal olarak yüzde 25,7’lik bir artışla 1 trilyon 750 milyar TL’ye ulaşıldığını ortaya koydu. Ancak, reel olarak bakıldığında artışın Yİ-ÜFE ile arındırıldığında binde 2 gibi sınırlı bir seviyede kaldığı görüldü.
İSO’nun bu kapsamlı araştırması, Türkiye sanayisinin ikinci büyük diliminin performansını gözler önüne sererken, Teksan Jeneratör’ün elde ettiği başarı, sektördeki gücünü ve operasyonel verimliliğini kanıtlar nitelikte. Firmanın elde ettiği 5 milyar 317 milyon TL’lik üretimden satış rakamı, İSO İkinci 500 listesindeki diğer tüm kuruluşları geride bırakarak liderliği getirdi. Sıralamada Teksan Jeneratör’ü 5 milyar 317 milyon TL ile Norm Salihli ikinci, Biska Tekstil ise üçüncü olarak takip etti. Listeye bu yıl 69 yeni kuruluş dahil olurken, 26 kuruluş ise İSO 500’den İSO İkinci 500’e gerileme gösterdi.
| Kuruluş Adı | Üretimden Satışlar (Milyar TL) |
| Teksan Jeneratör | 5,317 |
| Norm Salihli | [Veri Yok] |
| Biska Tekstil | [Veri Yok] |
Raporda öne çıkan bir diğer kritik veri ise İSO İkinci 500’ün ihracat performansı oldu. 2025 yılında ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 0,3 oranında düşüş göstererek 15,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatındaki payının yüzde 6’ya gerilemesine neden oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama ve sıkılaşan finansman koşulları, ihracat performansındaki bu düşüşte etkili oldu.
Kuruluşların faaliyet karları ise dikkat çekici bir artış gösterdi. Dönem bazında faaliyet karı yüzde 35,4 oranında artarak 118 milyar liradan 160 milyar liraya ulaştı. Vergi öncesi kar ve zarar toplamı ise yüzde 34 artışla 46 milyar lira seviyesine yükseldi. Benzer şekilde, FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) toplamı yüzde 28,8’lik artışla 264 milyar liraya çıkarken, FAVÖK karlılığı oranı yüzde 12,8 olarak kaydedildi. Bu artışlar, firmaların operasyonel verimliliklerini artırdığını veya fiyat artışları yoluyla gelirlerini yükselttiğini göstermektedir.
Ancak, finansal göstergelerdeki bu olumlu tabloya rağmen, finansman maliyetleri sektörün en önemli sorunlarından biri olmaya devam etti. Şirketlerin net kambiyo zararı dört kat artışla 26 milyar TL’ye yükselirken, net finansman giderleri yüzde 45,2 artarak 138 milyar TL’ye ulaştı. Bu durum, finansman giderlerinin faaliyet karına oranının yüzde 86,7 gibi yüksek bir seviyeye çıkmasına neden oldu. Bu oran, şirketlerin elde ettikleri faaliyet karının büyük bir kısmının finansman giderlerine gittiğini ve karlılık üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Aktif tarafta ise toplam borçlarda yüzde 50,2’lik bir artış gözlemlenirken, özkaynaklardaki artış yalnızca yüzde 13,3 seviyesinde kaldı. Bu dengesizlik, borçların aktifler içindeki payının yüzde 51,8’e yükselmesine ve özkaynakların payının yüzde 48,2’ye gerilemesine yol açtı. Bu yapısal borçluluk artışı, firmaların finansal risklerini artırmaktadır.
Ar-Ge harcamalarında ise toplamda yüzde 16’lık bir artışla 10 milyar TL’ye ulaşılırken, Ar-Ge yapan firma sayısı 229’a geriledi. Bu durum, genel bir Ar-Ge artışına rağmen, daha az sayıda firmanın bu alana yatırım yaptığını gösteriyor. Öte yandan, İSO İkinci 500’ün toplam istihdamı yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye gerilerken, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerde yüzde 40,4’lük önemli bir artış kaydedildi. Bu, istihdamda daralma yaşanırken, mevcut çalışanların maliyetinin arttığını gösteriyor.
Halka açık kuruluş sayısı 43’e çıkarken, yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı 62’ye geriledi. Bu değişim, yerli sermayenin İSO İkinci 500’deki etkisinin arttığına işaret edebilir. Sektörel dağılıma bakıldığında ise 107 firma ile “gıda ürünleri sanayi” listenin başında yer alırken, İstanbul Sanayi Odası’nın 144 üye firma ile en büyük paya sahip oda olmaya devam ettiği görüldü.
Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin yaratılan katma değer içindeki payının yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a yükselmesi, katma değeri yüksek ürünlere doğru bir kayma olduğunu gösteriyor, ancak bu payın hala düşük seviyelerde olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Bu gelişmeleri, sermaye artırımları ve genel şirket haberleri bağlamında da takip etmek faydalı olacaktır.
Finans Hattı Yorum:
Teksan Jeneratör’ün İSO İkinci 500’de lider konuma gelmesi, zorlu ekonomik koşullarda bile operasyonel gücü ve pazar payını artırabilen şirketlerin öne çıkabildiğini gösteriyor. Üretimden satışlardaki nominal artışın, enflasyonist baskıların bir sonucu olduğu ancak reel büyümenin sınırlı kaldığı bu ortamda, Teksan’ın yakaladığı liderlik, şirketin stratejik yönetiminin ve pazar adaptasyonunun bir başarısı olarak değerlendirilebilir. Sektör genelinde ihracattaki düşüş ve finansman maliyetlerindeki yüksekliğe rağmen, faaliyet karlılığındaki artışlar, firmaların maliyet yönetimi ve fiyatlandırma stratejileri ile ayakta kalma çabalarını ortaya koyuyor. Ancak, borçluluk oranlarındaki artış ve özkaynaklardaki göreceli düşüş, genel sektör sağlığı açısından risk faktörlerini barındırıyor.
Piyasa genelinde, İSO İkinci 500 gibi listeler, Türkiye sanayisinin dinamiklerini anlamak için önemli bir gösterge sunuyor. Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu tür raporlar, sektörün genel eğilimleri hakkında fikir verirken, belirli şirketlerin rekabetçi avantajlarını da ortaya çıkarıyor. Teksan Jeneratör’ün bu başarı sı, şirketin hisse senedi performansını ve yatırımcı ilgisini olumlu etkileyebilir. Mevcut piyasa koşullarında, yüksek finansman giderleri ve daralan reel büyüme ortamı, yatırım kararlarında dikkatli olmayı gerektiriyor. Fiyat/Kazanç (F/K) ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) gibi temel analiz oranları, şirketlerin mevcut değerlemelerini ve potansiyellerini anlamak için kritik önem taşıyor.
Gelecek dönemde İSO İkinci 500’deki şirketlerin en önemli sınavı, finansman maliyetlerini düşürmek ve reel büyümeyi sürdürülebilir kılmak olacaktır. Özellikle küresel talepteki toparlanma işaretlerinin yakından takip edilmesi, ihracat odaklı şirketler için kritik öneme sahip. Ayrıca, yüksek teknoloji ve katma değerli üretime yapılan yatırımların artırılması, uzun vadeli rekabet gücünü pekiştirecektir. Borçluluk oranlarının yönetimi ve özkaynak yapısının güçlendirilmesi de şirketlerin finansal dayanıklılığını artıracaktır. Bu raporun ortaya koyduğu finansal baskılar, sektördeki konsolidasyon ve stratejik iş birlikleri riskini de beraberinde getirebilir.












