Arçelik A.Ş., Beylikdüzü ve Tuzla’daki Arazilerini Kentsel Dönüşüm İçin Hazırlıyor
Arçelik A.Ş., 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla toplamda yaklaşık 700 bin metrekarelik altı adet taşınmazını, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile kentsel dönüşüm projeleri geliştirmek üzere bir protokol imzalayarak rezerv yapı alanı olarak belirledi. Bu adım, şirketin stratejik varlık yönetiminde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
İstanbul’un iki önemli ilçesi Beylikdüzü ve Tuzla’da bulunan söz konusu araziler, kentsel dönüşüm projeleri için ayrılacak. Protokol, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (6306 sayılı Kanun) çerçevesinde yürütülecek çalışmaları kapsıyor. Bu yasal düzenleme, Türkiye’deki çarpık kentleşme ve deprem riski taşıyan bölgelerin iyileştirilmesi amacıyla atılan adımları hızlandırmayı hedefliyor.
İmzalanan protokol uyarınca, Arçelik’e ait olan bu geniş arazilerin mülkiyeti, inançlı temlik esaslarına göre bedelsiz olarak Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na devredilecek. Ancak bu devir, proje geliştirme süreçlerinin doğal bir parçası olarak planlanmış durumda. İmar uygulamaları sonucunda, düzenleme ortaklık payı kapsamında kamu hizmet alanlarına ayrılacak kısımlar düşüldükten sonra kalan yapılaşmaya esas arsa metrekaresinin yüzde 30‘luk bölümü Başkanlık uhdesinde kalacak. Kalan yüzde 70‘lik kısım ise Arçelik’e bedelsiz olarak geri verilecek.
Bu model, hem kamu kurumlarının kentsel dönüşüm hedeflerine ulaşmasını sağlarken hem de Arçelik’in elindeki değerli arazilerin verimli bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyor. Ayrıca, protokolde belirtilen belirli şartların gerçekleşmemesi veya imar uygulamalarının Arçelik tarafından onaylanmaması gibi durumlarda, taşınmazların mülkiyetinin Arçelik’e bedelsiz olarak geri devredilebilmesi de öngörülüyor. Bu durum, şirketin haklarını güvence altına alan önemli bir madde olarak dikkat çekiyor.
Arçelik Yönetim Kurulu, bu stratejik adımın ardından şirketin mülkiyetinde kalacak olan taşınmazların geleceğini belirlemek üzere kapsamlı çalışmalarda bulunma kararı aldı. Bu çalışmalar, doğrudan satış veya proje geliştirme gibi farklı seçenekleri değerlendirerek en uygun yatırım ve değerlendirme stratejisinin belirlenmesini amaçlıyor. Şirket yönetimi, bu doğrultuda potansiyel üçüncü taraflarla görüşmeler yapma konusunda da yetkilendirildi.
Arçelik’in 31 Mart 2026 tarihli finansal raporlarına göre, söz konusu taşınmazların maddi duran varlıklar hesap grubu içerisindeki toplam net defter değeri ise 1.752 milyon TL olarak kaydedilmişti. Bu, projenin finansal boyutunun da önemli olduğunu gösteriyor.
Detaylı Taşınmaz Bilgileri ve Yüzölçümleri
Protokol kapsamına alınan ve rezerv yapı alanı olarak belirlenen altı adet taşınmazın detayları ve yüzölçümleri şu şekildedir:
- Beylikdüzü İlçesi, Gürpınar Mahallesi’nde yer alan Ada 853, Parsel 3’te kayıtlı taşınmaz.
- Beylikdüzü İlçesi, Kavaklı Mahallesi, Ada Çiftliği Mevkii’nde bulunan Ada 620, Parsel 1’de kayıtlı taşınmaz.
- Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi, Soğanlık Mevkii’nde yer alan Ada 0, Parsel 3575’te kayıtlı taşınmaz.
- Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi, Tahtaköprü Ovası Mevkii’nde bulunan Ada 0, Parsel 3577’de kayıtlı taşınmaz.
- Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi, Aydınlı Mevkii’nde yer alan Ada 0, Parsel 3750’de kayıtlı taşınmaz.
- Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi, Tahtaköprü Soğanlık, Ova Mevkii’nde bulunan Ada 0, Parsel 3838’de kayıtlı taşınmaz.
Bu taşınmazların toplam yüzölçümleri dikkat çekicidir:
- Beylikdüzü’nde bulunan taşınmazların toplam yüzölçümü: 176.021 m²
- Tuzla’da bulunan taşınmazların toplam yüzölçümü: 523.196 m²
- Toplamda yaklaşık 700.000 m²‘lik bir alan söz konusudur.
Finans Hattı Yorum:
Arçelik A.Ş.’nin İstanbul’un stratejik bölgelerinde yer alan geniş arazileri için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile imzaladığı kentsel dönüşüm protokolü, şirketin gayrimenkul varlıklarını daha verimli kullanma ve aynı zamanda ülke genelindeki önemli bir sosyo-ekonomik dönüşüm sürecine katkıda bulunma stratejisinin bir yansımasıdır. Bu tür adımlar, büyük sanayi kuruluşlarının operasyonel alanlarının ötesinde, şehir planlaması ve gayrimenkul geliştirme alanlarında da aktif rol alabileceğini göstermektedir. Sektördeki diğer büyük oyuncular da benzer şekilde, atıl duran veya düşük verimlilikle kullanılan gayrimenkul varlıklarını değerlendirme potansiyelini Arçelik örneğinde görebilirler. Bu durum, özellikle gayrimenkul geliştirme ve inşaat sektörleri için de yeni fırsatlar yaratabileceği gibi, kentsel dönüşüm projelerinin hızlanmasına da katkı sağlayacaktır.
Piyasa algısı açısından bakıldığında, bu gelişme Arçelik’in finansal sağlığı ve uzun vadeli stratejisi üzerinde olumlu bir etki yaratma potansiyeline sahiptir. Taşınmazların net defter değerinin 1.752 milyon TL olması ve bu varlıkların yapılaşmaya açılması, şirketin gelecekteki nakit akışını ve değerini artırabilecek önemli bir potansiyel sunmaktadır. Yatırımcılar açısından, bu tür stratejik hamleler, şirketin sadece ana faaliyet alanına odaklanmadığını, aynı zamanda mevcut varlıklarını çeşitlendirme ve değerleme yolunda aktif adımlar attığını gösterir. Mevcut piyasa koşullarında, Arçelik gibi köklü firmaların böylesine büyük ölçekli arazi geliştirmelerine yönelmesi, sektördeki güveni pekiştirebilir. Şirketin Fiyat/Kazanç (F/K) ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) gibi temel analiz göstergeleri bu tür uzun vadeli stratejik adımların etkisini henüz tam olarak yansıtmıyor olabilir; ancak geleceğe yönelik bir potansiyel barındırmaktadır.
Arçelik’in bu kentsel dönüşüm projesindeki en önemli risk faktörlerinden biri, projenin onay ve inşa süreçlerinin öngörülen zaman çizelgesinde tamamlanamaması ihtimalidir. İmardan kaynaklanabilecek gecikmeler, maliyet artışları veya hukuki süreçler, projenin fizibilitesini ve Arçelik’in eline geri dönecek olan yüzde 70’lik kısmın değerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, genel ekonomik koşullardaki dalgalanmalar, gayrimenkul piyasasındaki değişimler ve inşaat maliyetlerindeki artışlar da projenin başarısını etkileyebilecek diğer dışsal faktörlerdir. Yatırımcıların, bu sürecin ilerleyişini yakından takip etmeleri ve potansiyel gecikmelerin veya maliyet aşımlarının şirketin finansal hedeflerine etkisini gözlemlemeleri tavsiye edilir.











