TÜRK LİRASI DIŞ TİCARETİNDE HIZLI BÜYÜME
Ocak-Temmuz Aralığında TL Bazlı Dış Ticaret Hacmi Yüzde 10,4 Artış Gösterdi
Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre, Türkiye’nin Ocak-Temmuz 2026 dönemini kapsayan dış ticaret rakamları, Türk Lirası bazında önemli bir büyüme sergiledi. Bu yedi aylık periyotta, toplam dış ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 10,4 oranında artarak 916 milyar 966 milyon TL olarak kaydedildi. Bu gelişme, hem ihracat hem de ithalattaki nominal artışların bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Verilere göre, aynı dönemde Türk Lirası cinsinden ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14,9’luk bir yükselişle 190 milyar 349 milyon TL’den 218 milyar 738 milyon TL’ye ulaştı. Bu, Türk üreticilerinin ve ihracatçılarının döviz kurlarındaki dalgalanmalara rağmen uluslararası pazarlarda rekabet gücünü koruduğunu ve hatta artırdığını gösteriyor. İthalatta ise benzer bir ivme gözlemlendi; bu dönemde ithalat, yüzde 9,1’lik bir artışla 640 milyar 179 milyon TL’den 698 milyar 228 milyon TL’ye yükseldi. Bu durum, iç talebin güçlü kaldığını ve ithalata dayalı üretim veya tüketim modellerinin devam ettiğini işaret ediyor.
Aylık Bazda Değişimler ve Dikkat Çeken Veriler
Ocak ayında TL bazlı ihracat geçen yıla göre yüzde 6 azalarak 24 milyar 727 milyon TL seviyesine gerilerken, ithalat yüzde 18,8 artışla 83 milyar 526 milyon TL‘ye ulaştı. Buna karşın, şubat ayında ihracattaki düşüş ivmesi devam ederek yüzde 2,1 azalışla 27 milyar 702 milyon TL‘ye geriledi, ancak ithalat yüzde 10,5 artışla 92 milyar 868 milyon TL‘ye çıktı. Mart ayında ise tablo biraz daha olumluya döndü; ihracat yüzde 2,6 artışla 31 milyar 667 milyon TL‘ye yükselirken, ithalat yüzde 15,1 artışla 110 milyar 185 milyon TL‘ye ulaştı.
Nisan ayı, Türk Lirası bazında ihracatta dikkat çekici bir sıçramaya sahne oldu. İhracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 57,2 gibi rekor bir oranla artarak 38 milyar 220 milyon TL‘ye tırmanırken, ithalat da yüzde 10,7 artışla 107 milyar 669 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Mayıs ayında Kurban Bayramı’nın etkisiyle birlikte ihracatta tekrar bir artış yaşandı; ihracat yüzde 2,6 artışla 29 milyar 440 milyon TL olurken, ithalat yüzde 8,3 azalışla 82 milyar 453 milyon TL‘ye geriledi. Haziran ayında ise ihracat yüzde 26 artışla 29 milyar 952 milyon TL‘ye ulaşırken, ithalat yüzde 16,2 artışla 106 milyar 981 milyon TL‘ye yükseldi. Temmuz ayında ise ihracat yüzde 31,6 artışla 37 milyar 32 milyon TL‘ye ulaşırken, ithalat yüzde 2,6 artışla 106 milyar 981 milyon TL olarak kayıtlara geçti.
Dolar Bazında İhracat Rakamsal Büyüme Gösteriyor
TL bazındaki değişimlerin yanı sıra, dolar bazında da Türkiye’nin ihracat performansı genel olarak olumlu bir seyir izlemeye devam etti. Ocak-Temmuz 2026 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolar seviyesine yükseldi. Bu, nominal olarak önemli bir artış anlamına gelmekle birlikte, enflasyonist ortam ve kur etkileri göz önüne alındığında, reel büyümeye dair daha detaylı analizler yapılması gerekmektedir. İthalat rakamları da dolar bazında artış göstererek 200 milyar dolar civarında seyrediyor, bu da cari açık üzerindeki baskının devam edebileceği sinyalini veriyor.
Finans Hattı Yorum:
Türk Lirası bazında dış ticaret hacmindeki bu dikkate değer artış, bir yandan ekonomik aktivitenin genel olarak yükseliş trendinde olduğunu gösterirken, diğer yandan enflasyonist baskının da bu artışta önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle nisan ayındaki ihracattaki olağanüstü artış, mevsimsellik, kur avantajı veya özel siparişlerin birleşimi gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanmış olabilir. TL bazında gerçekleşen bu büyümenin, dolar bazındaki ihracat artışıyla birlikte değerlendirilmesi, dış ticaretteki reel büyümeyi daha net ortaya koyacaktır. Sektörler bazında incelendiğinde, sanayi ürünleri ve hizmet ihracatındaki ivmelenmenin bu genel tabloya katkısı büyük önem taşımaktadır. Bu durum, güncel şirket haberleri ve sermaye artırımları gibi gelişmeleri yakından takip eden yatırımcılar için de önemli ipuçları sunmaktadır.
Piyasa katılımcıları açısından bakıldığında, TL bazındaki yüksek ticaret hacmi, hem iç piyasadaki likiditenin canlılığını hem de dış ticarete dayalı şirketlerin gelirlerinde nominal bir artışı işaret ediyor. Ancak, dolar bazında artan ithalat ve bunun cari işlemler dengesi üzerindeki potansiyel etkisi, makroekonomik istikrar açısından dikkatle izlenmelidir. Özellikle reel efektif kurdaki değişimler ve bu durumun ihracatın rekabet gücüne etkileri, önümüzdeki dönemde borsada işlem gören şirketlerin karlılıklarını ve hisse senedi performanslarını doğrudan etkileyebilecektir. Fiyat/Kazanç (F/K) ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) gibi temel göstergelerle birlikte, bu dış ticaret verileri de şirketlerin uzun vadeli potansiyellerini değerlendirmede önemli bir referans noktası oluşturacaktır.
Bu süreçteki potansiyel riskler arasında, küresel ekonomik yavaşlama riskinin artması ve dış talebin zayıflaması yer almaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin ana ihraç pazarlarındaki talep daralmaları, ihracat performansını olumsuz etkileyebilir. İthalattaki yüksek seyrin devam etmesi durumunda cari açık baskısının artması ve TL üzerindeki değer kaybı baskısının yeniden güçlenmesi de dikkate alınması gereken önemli bir faktördür. Bu nedenle, makroekonomik yönetimin para politikası ve maliye politikası araçlarını kullanarak dengeyi sağlama çabaları, yatırımcılar için yakından takip edilmesi gereken bir diğer konu olacaktır.

















