İstanbul, 10 Ağustos Pazartesi gününe girerken, piyasa dinamikleri ve şirketlere ilişkin önemli değerlendirmeler yatırımcıların dikkatine sunuldu. Zayıf gelen ABD verilerine rağmen küresel piyasalarda eş anlı bir alım dalgası gözlemlenirken, Borsa İstanbul’un bu hareketlilikten nasıl etkileneceği ve öne çıkan şirket haberleri detaylı analiz edildi.
Küresel Piyasalar ve ABD Verilerinin Etkisi
Bugün piyasaların odağında, beklentilerin altında kalan ABD ekonomik verileri yer aldı. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Fed vadeli işlemleri, Eylül toplantısında faiz artışı olasılığının azaldığını gösterirken, Aralık toplantısında faiz indirimi ihtimali %85‘e yakın bir oranla öne çıktı. Yatırımcılar, zayıf veriyi, Fed’in faiz artış döngüsünü geciktirebilecek veya sınırlayabilecek olumlu bir gelişme olarak yorumladı.
Küresel hisse senedi piyasaları, bu gelişmelere paralel olarak alım yönlü bir eğilim sergiledi. Özellikle yarı iletken sektöründe başlayan ve teknoloji devlerinin de dahil olmasıyla ivme kazanan yükseliş, küçük ama istikrarlı adımlarla devam ediyor. Yapay zeka alanındaki güçlü oyuncular arasında yer alan Alphabet’in negatif bir ayrışma sergilemesi dikkat çekerken, SpaceX’in dip seviyelerden sert bir geri dönüş yaparak haftanın yıldızı olması öne çıktı.
Enerji Piyasasındaki Gelişmeler ve Jeopolitik Riskler
Enerji piyasalarında ise İran ve Umman arasındaki anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açılacağı beklentisi fiyatlandı. Brent petrol, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki varlığını artırması ve olası bir kapanma senaryosuna dair endişelerle 83 dolar seviyesini aşsa da, boğazın kapatılması durumunda oluşacak 100 doların üzerindeki seviyelerden uzak bir seyir izliyor. İran’ın artan saldırganlığı, Ortadoğu’daki güç dengelerinde bir değişime işaret ediyor. Başlangıçta ABD’nin daha aktif olduğu bölgede, son dönemde İran’ın daha baskın bir konuma geçtiği gözlemleniyor.
Bu askeri hareketliliğin arkasında Çin ve Rusya’dan sağlanan ileri teknoloji füzelerin etkisi veya ABD’nin mühimmat stoklarındaki azalmanın rolü belirsizliğini koruyor. Ancak, sahada güç dengesinin açıkça İran lehine değiştiği görülüyor. Mevcut koşullar altında, ABD’nin kendini galip ilan edebileceği bir anlaşmanın uzak bir ihtimal olduğu düşünülüyor. ABD’nin, boru hatları aracılığıyla Hürmüz Boğazı’nın öneminin azaltılacağı yönündeki açıklamaları, bölgedeki stratejik belirsizliği ve olası bir çaresizlik durumunu gözler önüne seriyor.
Borsa İstanbul’da Sektörel Ayrışma ve Şirket Haberleri
Teknoloji alanındaki küresel yükselişten yeterince faydalanamayan Borsa İstanbul, zayıf enflasyon verisi ve Fed’in faiz artışında aceleci olmayacağı beklentisini destekleyen ABD verileriyle güçlendi. Endeks, 13.800 direncinin hemen altında bir kapanış gerçekleştirdi. Piyasada genel bir yükseliş yerine ‘K’ tipi bir toparlanma gözlemleniyor.
Yükselişte başrolü, endeks ağırlığı yüksek olan savunma ve rafineri hisseleri paylaşırken, havacılık sektörü hisseleri satış baskısı altında kaldı. Altı haftalık düşüş trendinin ardından bankacılık hisseleri, enflasyon verisiyle birlikte toparlanma eğilimine girdi. İkinci çeyrek finansal sonuçları genel olarak beklentilerin altında kalan bankalarda, üçüncü çeyrek rakamlarının de çok parlak olmayacağı öngörülüyor. Ancak, mevcut dipten dönüş pozisyonlaması ve yatırımcıların kötü beklentiyi fiyatlaması sonrası kademeli alımların başladığı belirtiliyor.
Bugün küresel borsaların seyri, Borsa İstanbul’da yatay bir açılışa işaret ediyor. Günün öne çıkan haberleri arasında Vakıfbank ve Halkbank’ın ikinci çeyrek kar rakamları ile Halkbank’ın ikincil halka arzı bulunuyor. Ayrıca, Merinos’un halka arzı da piyasalarda yerini aldı. Halkbank’ın ikincil arzının hisse fiyatı üzerinde olumsuz bir baskı oluşturması bekleniyor. Merinos’un halka arzı ise Sasa’nın özkaynaklarını destekleyebilecek potansiyel bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Beklentileri karşılamasına rağmen Vakıfbank’ta nötr bir piyasa tepkisi öngörülürken, Halkbank’ta ikinci çeyrek sonuçlarından bağımsız olarak negatif bir seyrin devam etmesi muhtemel görünüyor. Mogan’ın finansal sonuçlarına ise negatif bir tepki beklentisiyle, bu hisse için daha önce verilen ‘TUT’ tavsiyesi ‘SAT’ olarak güncellendi. Endeks için kısa vadede 13.650 destek ve 13.900 direnç seviyeleri olarak takip edilecek.
Bugün hareketli olması beklenen hisseler arasında Akbank, Medikal Park ve Tav Holding yer alıyor.
Finans Hattı Yorum:
Küresel piyasalardaki veri odaklı dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmelerin Ortadoğu’daki etkileri, Borsa İstanbul’u karmaşık bir atmosfere sürüklemeye devam ediyor. ABD’den gelen zayıf ekonomik verilerin Fed’in para politikası üzerindeki baskısını artırması, küresel risk iştahını bir nebze yükseltirken, İran’ın bölgesel stratejilerindeki proaktif tutumu enerji piyasalarındaki belirsizliği derinleştiriyor. Bu ikili durum, yatırımcıları hem makroekonomik gelişmeleri hem de jeopolitik riskleri yakından izlemeye zorluyor. Borsa İstanbul’un teknoloji rüzgarından yeterince nemlenememesi, ancak enflasyonist baskının hafiflemesiyle endeksin direnç noktalarına yaklaşması, piyasanın genel bir ‘K’ tipi toparlanma eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Yatırımcı duyarlılığı, sektörler arası belirgin ayrışmalarla birlikte, temkinli bir iyimserlik sergiliyor. Savunma ve rafineri gibi savunmacı sektörlerin yükselişe öncülük etmesi, belirsizlik ortamında güvenli liman arayışını yansıtıyor. Öte yandan, bankacılık sektöründeki dip alımları, beklentilerin fiyatlandığı ve yatırımcıların yeni fırsatları kolladığı bir piyasa algısına işaret ediyor. Teknik olarak 13.650 seviyesinin destek, 13.900 seviyesinin ise direnç olarak kilit rol oynayacağı bu süreçte, yatırımcıların portföy dağılımlarını bu dinamiklere göre ayarlamaları önem taşıyor. Şirket bazlı analizlerde ise halka arzların ve ikincil arzların hisse performansları üzerindeki etkisinin belirleyici olacağı öngörülüyor.
Önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli risk unsurlarından biri, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimin tırmanması ve enerji tedarik zincirlerinde yaşanabilecek olası aksaklıklardır. Bu durumun küresel enflasyonist baskıyı yeniden artırması ve merkez bankalarını beklenmedik adımlar atmaya zorlaması riski göz ardı edilmemelidir. Ayrıca, yerel piyasada şirketlerin finansal sonuçlarının beklentileri karşılayıp karşılamayacağı ve sermaye piyasası kurulu kararları (SPK) gibi düzenleyici gelişmeler de yakından takip edilmelidir. Özellikle halka arz süreçlerinin piyasa likiditesi ve yatırımcı iştahı üzerindeki etkileri de dikkatle incelenmelidir.
















