Gençlerin Tercihlerinde Köklü Değişim: Mühendislik Kaybetti, Tıp ve Hukuk Kazandı
2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, üniversite adaylarının tercih eğilimlerinde önemli bir dönüşümü gözler önüne serdi. Devlet üniversitelerindeki örgün program kontenjanlarının büyük ölçüde dolduğu bu yerleştirmelerde, mühendislik bölümlerinde belirgin bir gerileme yaşanırken, tıp ve hukuk gibi alanlara olan ilgi arttı. Bu durum, özellikle bilgisayar mühendisliği gibi popüler mühendislik dallarının sıralamalarında dikkat çekici düşüşlere neden oldu.
YKS Yerleştirme Sonuçları ve Doluluk Oranları
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) alınan verilere göre, devlet üniversitelerinin toplam 481.684 örgün program kontenjanının 479.392’si dolduruldu. Bu, yalnızca 2.292 kontenjanın boş kaldığı ve geçen yıla göre boş kontenjan sayısında %58,3’lük bir azalma olduğu anlamına geliyor. Lisans programlarındaki doluluk oranı %99,15, ön lisans programlarında ise %99,98’e ulaştı. Ön lisanslarda ise sadece 37 kontenjan boş kaldı.
Mühendisliklerde Sıralamalar Düşüyor: Neler Oluyor?
2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre, özellikle bilgisayar mühendisliği bölümünde ilk sıralardaki üniversitelerin başarı sıralamalarında önemli bir gerileme yaşandı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Boğaziçi Üniversitesi gibi prestijli kurumların bilgisayar mühendisliği taban başarı sıralamaları önceki yıllara göre daha düşük seviyelerde kapandı. Örneğin, İTÜ’nün başarı sırası 2.503, ODTÜ’nün 2.989 olarak gerçekleşti. Bu durum, geleneksel olarak ‘altın bilezik’ olarak görülen mühendislik mesleklerine olan talebin ve algısının değiştiğini gösteriyor.
Tıp Fakülteleri İlk Sıralardaki Yerini Koruyor
Mühendislikteki gerilemeye karşın, tıp fakülteleri popülerliğini sürdürmeye devam ediyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi gibi önde gelen tıp fakülteleri, yüksek başarı sıralamaları ile dikkat çekmeye devam etti. Cerrahpaşa 729, Hacettepe 1.586 başarı sırası ile gençlerin gözdesi olmaya devam ediyor.
Hukuk Fakülteleri Yükselişte
Gençlerin ilgi odağı haline gelen bir diğer alan ise hukuk fakülteleri oldu. Galatasaray Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi gibi kurumların hukuk bölümlerinde başarı sıralamaları önceki yıllara göre yükseliş gösterdi. Galatasaray Üniversitesi’nin 305’lik başarı sırası bu alandaki rekabetin arttığını ortaya koyuyor.
Uzman Görüşleri: Yapay Zeka ve İstihdam Faktörleri
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Bayrakcı, bu değişimin temel nedenlerini yapay zeka ve istihdam piyasasındaki değişimlere bağlıyor. Bayrakcı’ya göre, yapay zekanın kodlama becerisine olan ihtiyacı azaltması ve pandemi sonrası dijitalleşme rüzgarının yerini normalleşme sürecine bırakması, mühendisliklerin cazibesini yitirmesinde etkili oldu. Eskiden ‘kodlama bilmek iş garantisi’ olarak görülürken, günümüzde yapay zeka araçları sayesinde herkesin yazılım geliştirebildiği algısı hakim. Buna karşın, tıp fakültesi mezunlarının doğrudan devlet atamaları ve göreve başlama kolaylıkları, statü ve ekonomik güvence açısından önemli avantajlar sunuyor.
Sektörel Değerlendirmeler ve Gelecek Beklentileri
Bayrakcı, mühendisliklerin genel gelişim sürecine dönmesinin yanı sıra, yapay zekanın bilgisayar mühendisliği özelindeki kodlama gereksinimini azaltmasının bu gerilemede önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Daha önce ‘kodlama altın bilezik’ olarak görülürken, şimdi yapay zeka sayesinde kodlama bilgisi olmayanların bile uygulama geliştirebildiği bir döneme girildiğini vurguluyor. Diğer yandan, tıp fakültesi mezunlarının doğrudan atanma ve daha stabil bir başlangıç kariyeri imkanlarına sahip olması, tercihleri bu yöne kaydırıyor. Bu eğilimin devam edip etmeyeceği ise önümüzdeki yıllarda daha net ortaya çıkacaktır. Güncel bவிக்க piyasalarındaki genel eğilimler ve teknoloji sektörüyle ilgili gelişmeler de bu tercihleri dolaylı olarak etkileyebilir.
Finans Hattı Yorum:
Gençlerin üniversite tercihlerindeki bu kayma, Türkiye’nin gelecekteki iş gücü yapısı üzerinde önemli etkilere sahip olacaktır. Mühendislik alanlarındaki düşüş, bu sektörlerdeki nitelikli eleman açığı riskini artırabilirken, tıp ve hukuk gibi alanlardaki yoğunlaşma, bu sektörlerde rekabeti ve dolayısıyla uzun vadede hizmet kalitesini etkileyebilir. Bu durum, eğitim politikalarının ve sektör ihtiyaçlarının daha dikkatli analiz edilmesini gerektirmektedir.
Yapay zeka teknolojilerinin gelişimi, klasik mühendislik alanlarının iş yapış biçimlerini kökten değiştirecektir. Bilgisayar mühendisliği gibi alanlarda artık sadece kod yazma becerisi değil, aynı zamanda problem çözme, analitik düşünme ve yapay zeka araçlarını etkin kullanma gibi yetkinlikler öne çıkacaktır. Bu durum, eğitim müfredatlarının güncellenmesi ve öğrencilerin bu yeni yetkinliklere yönlendirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır.
Öğrencilerin kariyer tercihlerinde ‘garanti meslek’ algısının yerini, gelişen teknoloji ve değişen ekonomik koşullara uyum sağlama yeteneği aldığı görülüyor. Uzun vadede başarılı olmak için, öğrencilerin sadece popüler alanlara yönelmek yerine, ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda, geleceğin mesleklerine hazırlayacak eğitimlere odaklanmaları önem taşımaktadır.
















