Emisyon Ticaret Sistemi Türkiye’de Devreye Girdi: Kurallar Belli Oldu
Türkiye’nin ulusal karbon piyasasını hukuki olarak güvence altına alan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Bu önemli düzenleme ile birlikte, sera gazı emisyonlarının takibi, raporlanması ve şirketlerin karbon tahsisatlarını alıp satabileceği bir piyasanın temel işleyiş prensipleri belirlenmiş oldu.
Kapsam ve İzin Süreçleri Belirlendi
Yürürlüğe giren yönetmelik kapsamında, yıllık emisyon hacmi 50 bin ton CO2 eşdeğeri veya üzerinde olan Kategori B ve Kategori C statüsündeki tesisler Emisyon Ticaret Sistemi’ne dahil edilecek. Bu kapsamda, okullar, üniversiteler, hastaneler ve savunma sanayi tesisleri gibi kritik kurumlar ETS’den muaf tutulacak. Ancak bu muafiyet, belirtilen tesislerin emisyonlarını izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor; bu sorumlulukları devam edecek.
ETS kapsamındaki işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan en az 5 yıl geçerliliği olan bir “sera gazı emisyon izni” almaları zorunlu hale getirildi. İzin yenileme başvuruları, mevcut sürenin bitiminden en az 6 ay öncesinde gerçekleştirilecek. Sisteme dahil olacak işletmelere, gerekli izinleri alabilmeleri için toplamda 3 yıllık bir geçiş süresi tanınmıştır. Karbon Piyasası Kurulu, bu süreyi özel durumlarda 2 yıla kadar uzatma yetkisine sahip olacak.
Karbon Piyasasının İşleyişi ve Tahsisat Dağılımı
Sistem dahilinde, işletmelerin atmosfere salabileceği toplam sera gazı miktarı belirlenmiş bir üst sınır ile kısıtlanacaktır. Bu tahsisatlar, İşlem Kayıt Sistemi üzerinden ihraç edilecektir. Tahsisatların önemli bir bölümü, tesislerin üretim seviyeleri ve emisyon yoğunlukları dikkate alınarak ücretsiz olarak dağıtılacak. Geriye kalan kısmı ise birincil piyasada ihale yöntemiyle satışa sunulacaktır.
Emisyon Ticaret Sistemi piyasasının operasyonel yönetimi Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) tarafından üstlenilecektir. Alım satım işlemleri, sürekli ticaret esasına göre çalışan ikincil piyasalarda da gerçekleştirilebilecektir. Fiyatlardaki olası aşırı dalgalanmaları önlemek amacıyla bir “piyasa istikrar rezervi” oluşturulacaktır. Karbon Piyasası Kurulu, piyasanın gereklerine göre asgari ve azami fiyat aralıklarını belirleme yetkisine sahip olacaktır. İşletmeler, doğrulanmış emisyonlarına karşılık gelen tahsisatları, bir sonraki yılın kasım ayının son iş gününe kadar teslim etmekle yükümlü olacaktır.
Uygulanacak İdari Para Cezaları ve Pilot Uygulama
Yönetmelik, sistemin kurallarına uymayan işletmeler için ciddi idari para cezaları öngörmektedir. Doğrulanmış emisyon raporunun zamanında sunulmaması durumunda, ETS tesisleri için cezanın iki katı uygulanarak 627.450 TL ile 6.274.500 TL arasında bir idari para cezası kesilecektir. Ayrıca, izinsiz, süresi dolmuş veya iptal edilmiş izinlerle faaliyette bulunmak, 1.254.900 TL ile 12.549.000 TL arasında değişen daha ağır para cezalarına neden olacaktır.
| İhlal Türü | Ceza Miktarı |
| Doğrulanmış emisyon raporunun süresinde sunulmaması | 627.450 TL – 6.274.500 TL (ETS tesisleri için ceza iki katı uygulanacak) |
| İzinsiz, süresi bitmiş veya iptal edilmiş izinle faaliyet gösterme | 1.254.900 TL – 12.549.000 TL |
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi, ilk aşamada Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek bir kapsam ve süre dahilinde pilot bir uygulama ile hayata geçirilecektir. Pilot uygulamaya dahil olacak işletmeler, ilk İzleme Metodolojisi Planlarını bugünden itibaren en geç iki ay içerisinde sunmakla yükümlü olacaklardır. Bu adım, Türkiye’nin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşıdır.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) yürürlüğe girmesi, sanayi ve enerji sektörleri başta olmak üzere birçok şirketin operasyonel maliyetlerini ve stratejilerini doğrudan etkileyecek bir gelişmedir. Karbon emisyonlarının fiyatlandırılması, şirketleri daha verimli üretim yöntemlerine ve çevre dostu teknolojilere yönlendirme potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, uzun vadede Türkiye’nin yeşil ekonomiye geçişini hızlandırabilir ve uluslararası çevresel standartlarla uyumu artırabilir. Ancak, sistemin ilk aşamalarında yaşanabilecek uyum sorunları ve potansiyel maliyet artışları, işletmeler üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabilir.
Sistemin getirdiği fiyat mekanizması, karbonun piyasa değerini belirleyecek ve bu durum, ilgili sektörlerdeki yatırım kararlarını şekillendirecektir. Özellikle emisyon yoğunluğu yüksek olan sektörlerde, karbon tahsisatlarının maliyeti, ürün fiyatlarına yansıyabilir veya karlılık marjlarında daralmaya neden olabilir. Bu durum, şirketlerin rekabet gücünü etkileyebileceği gibi, aynı zamanda yenilikçi ve düşük karbonlu üretim modellerini benimseyen firmalar için yeni fırsatlar yaratacaktır. EPİAŞ tarafından yönetilecek piyasada, fiyat istikrarını sağlamaya yönelik tedbirler yatırımcı güvenini artırabilir.
Uzun vadede, ETS’nin başarılı bir şekilde işlemesi, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki taahhütlerini yerine getirmesine katkı sağlayacaktır. Ancak, pilot uygulamanın sonuçları, tahsisatların dağıtım mekanizmasının adil olup olmadığı ve belirlenen cezai yaptırımların caydırıcılığı gibi unsurlar yakından takip edilmelidir. Küresel ölçekte karbon fiyatlarındaki eğilimler ve Avrupa Birliği’nin benzer sistemlerdeki deneyimleri, Türkiye’deki uygulamanın geleceği açısından önemli referans noktaları olacaktır. Yatırımcılar ve şirketler, bu yeni düzenlemenin operasyonel ve finansal etkilerini dikkatle analiz etmelidir.
















