Deprem Bölgesinde Konut Arzı ve Kira Enflasyonu Dengeleniyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), deprem sonrası konut piyasasında yaşanan değişimleri ve kira enflasyonu üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir rapor yayımladı. “Deprem Bölgesi Konut Arzı ve Bölgesel Kira Enflasyonu Gelişmeleri” başlıklı çalışma, kamu öncülüğünde yürütülen yeniden imar faaliyetlerinin konut arzını artırarak kira artış hızını yavaşlattığını ortaya koyuyor. Rapora göre, deprem bölgesinin yapı kullanım izinlerindeki payı artarken, kira artışlarındaki yavaşlama sadece deprem bölgesini değil, dolaylı olarak etkilenen çevre illeri de kapsıyor.
TCMB’nin yayımladığı yeni rapor, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük doğal afetlerden birinin ardından konut piyasasında gözlenen dinamikleri ve bunların ekonomik göstergeler üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde analiz ediyor. Raporda öne çıkan bulgulardan biri, deprem bölgelerindeki yoğun inşaat faaliyetlerinin konut arzını belirgin şekilde artırması oldu. Deprem öncesinde Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinin yaklaşık %12’sini oluşturan deprem bölgesinin payı, 2025 yılı itibarıyla %20’nin üzerine çıkarak, bölgedeki yeniden imar çabalarının ölçeğini ve hızını gözler önüne serdi.
Bu artan konut arzı, doğrudan kira artış hızlarına yansıdı. 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki diğer illerle kıyaslandığında daha yüksek seyreden kira enflasyonu, konut teslimlerinin hız kazandığı 2025 yılından itibaren belirgin bir yavaşlama eğilimine girdi. Bu durum, arzın talebi dengeleme noktasında ne kadar etkili olabildiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Geri Göçün Kira Piyasasına Etkisi
Raportaki bir diğer dikkat çekici bulgu ise bu olumlu etkinin coğrafi sınırlarının ötesine geçmesi oldu. Depremden dolaylı olarak etkilenen çevre illerde de kira enflasyonu, 2024 ve 2025 yıllarında diğer illere yakın bir seyir izledikten sonra, 2026 yılında belirgin şekilde daha düşük bir oranda gerçekleşti. Uzmanlar bu durumu, deprem bölgesindeki konut stokunun iyileşmesiyle birlikte, daha önce deprem bölgesinden göç alan illerdeki kiralık konut talebinin, geri göç dalgasıyla birlikte kademeli olarak azalmasına bağlıyor. Bu gelişme, gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dengesinin bölgesel etkileşimini net bir şekilde ortaya koyuyor.
İnşaat Kapasitesi Genişliyor
Deprem konutu projelerinin büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte, inşaat sektöründeki dinamikler de dönüşmeye başladı. Raporda belirtildiğine göre, deprem bölgesindeki inşaat sektörü istihdamında gözlenen yavaşlama paralelinde, deprem bölgesi dışındaki illerde inşaat sektörü istihdamında hızlı bir artış kaydedildi. Bu durum, inşaat kapasitesinin ve iş gücünün ülke geneline yayılmaya başladığının ve konut arzındaki artış trendinin önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyaya ulaşabileceğinin önemli bir sinyalini veriyor. Bu yayılma, genel konut fiyatları ve Canlı Borsa üzerindeki potansiyel etkileri açısından da takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Ekonomik Görünüm ve Enflasyonla Mücadeleye Katkı
TCMB’nin raporu, genel enflasyonla mücadele stratejisi açısından da umut verici bulgular sunuyor. Deprem bölgesindeki konut arzındaki artışın, hem doğrudan etkilenen bölgede hem de dolaylı olarak etkilenen çevre illerde kira artışlarını baskılamayı sürdürmesi bekleniyor. Bu gelişmenin, özellikle hizmet enflasyonu üzerinde önemli bir etkisi olabilecek kira fiyatlarındaki normalleşme sayesinde genel enflasyonla mücadele sürecine olumlu katkı sağlayacağı öngörülüyor. Bu analiz, konut piyasasındaki arz-talep dengesinin, genel ekonomik istikrarın sağlanması açısından kritik bir rol oynadığını bir kez daha vurguluyor.
















