Sağlık Algısı Yüksek, Alışkanlıklar Endişe Verici
Siemens Healthineers Türkiye ve FutureBright Group tarafından gerçekleştirilen 3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması, Türkiye’de bireylerin kendilerini sağlıklı hissetme oranlarında belirgin bir artış olduğunu ortaya koyarken, sağlık alışkanlıklarındaki durağanlık ve hatta gerileme endişe verici bir tablo çizdi. Nisan-Mayıs 2026’da 18-65 yaş aralığındaki 600 kişiyle yapılan anket sonuçları, toplumun genel sağlık durumuna yönelik algısı ile pratik sağlık davranışları arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor.

Kendini İyi Hissetme Oranı Arttı, Ancak Riskler Devam Ediyor
Araştırmaya göre, katılımcıların kendilerini sağlıklı hissetme oranı %76’ya ulaşarak önceki yıllara göre önemli bir yükseliş gösterdi. Bu oran 2022’de %71 iken, 2024’te %64’e gerilemişti. Ancak bu olumlu öz-algı, pratikteki sağlık alışkanlıklarına yansımıyor. En dikkat çekici bulgulardan biri, hiç spor yapmadığını belirtenlerin oranının %21’den %39’a fırlaması. Sigara kullanımı ise %46,5 seviyesinde yüksek seyrini korurken, katılımcıların yaklaşık yarısı kendisini stresli olarak tanımlıyor. Kronik hastalık oranlarında da artış gözlemleniyor; tansiyon %10,3’e, şeker hastalığı ise %8’e yükselmiş durumda.
Sağlık Alışkanlıkları Geri Kalıyor
Katılımcıların %52,7’si, ancak bir şikâyetleri olduğunda doktora başvuruyor. Düzenli sağlık kontrollerini tercih edenlerin oranı ise sadece %23,5’te kalıyor. Buna karşın, düzenli check-up yaptıranların oranının son iki yılda %22’den %35’e çıkması ve kontrol sıklığının ortalama 3,5 yıldan 2,2 yıla inmesi, proaktif sağlık takibi konusunda bir ivme olduğunu gösteriyor. Ancak, önemli bir bilgi eksikliği de belirgin: Katılımcıların %66’sı inme belirtilerini bilmediğini, %45’i ise Alzheimer hastalığının erken teşhis edilebilirliğini farkında olmadığını ifade ediyor. Bu durum, koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliği ve farkındalık düzeyinin artırılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kadın Sağlığı ve Erken Teşhis
Kadın sağlığına yönelik verilerde ise bazı olumlu gelişmeler mevcut. 30 yaş üstü kadınlarda mamografi taramalarının iki yılda %23’ten %54’e çıkması dikkat çekici. Kadınların %70’i kendi kendine meme muayenesi yöntemini bildiğini ve %80’i uyguladığını belirtiyor. Ancak, mamografi çektirmeyenlerin %54’ünün ana gerekçesi olarak herhangi bir şikâyetin bulunmaması gösteriliyor, bu da yine erken teşhisin önemi konusunda bir farkındalık eksikliğine işaret ediyor.
Yapay Zeka Sağlıkta Kullanılıyor Ama Endişeler de Var
Araştırma, yapay zekanın (YZ) sağlık alanındaki potansiyelini ve algısını da mercek altına aldı. Katılımcıların %40’ı tahlil sonuçlarını yorumlatmak için YZ kullanıyor. Bu kullanıcuların %76’sı kendilerini sağlıkları üzerinde daha fazla kontrol sahibi hissederken, %67’si kafa karışıklığı ve %62’si ise endişe duyduğunu belirtiyor. Toplum genelinde YZ’ye bakış açısı, doktorun kararını destekleyen ve tanı süresini kısaltan teknolojilere yönelik olumlu bir eğilim (%64 olumlu yaklaşım, %69 hayat kurtarabileceğine inanma) gösteriyor. Bu durum, YZ’nin sağlık sektöründe bir yardımcı araç olarak benimsenme potansiyelini vurguluyor.
Finans Hattı Yorum:
Sağlık sektörüne yönelik bu araştırma, bireylerin genel refah algısının, iyileşen sağlık hizmetleri ve yaşam koşullarıyla birlikte arttığını ancak bu durumun pasif bir iyimserliğe yol açabildiğini gösteriyor. Davranışsal ekonominin temel prensiplerinde olduğu gibi, insanlar kendilerini iyi hissetse de, uzun vadeli sağlık için gerekli olan proaktif adımları atmakta isteksiz davranabiliyorlar. Bu durum, sağlık teknolojileri ve hizmet sağlayıcıları için önemli bir pazarlama ve eğitim stratejisi zorluğu teşkil ediyor.
Sağlık alışkanlıklarındaki durağanlık ve bilgi eksikliği, hem bireysel hem de toplumsal sağlık harcamaları üzerinde uzun vadede ciddi baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Özellikle kronik hastalıkların artış eğilimi ve inme gibi acil müdahale gerektiren durumların belirtilerinin bilinmemesi, gelecekteki sağlık sisteminin üzerindeki yükü artıracaktır. Bu nedenle, sigorta şirketleri ve kamu sağlığı kurumları, erken teşhis ve önleyici tedbirler konusunda daha yoğun bilinçlendirme kampanyalarına yatırım yapmalıdır.
Yapay zekanın sağlık alanındaki kullanımı, hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Hastalara ve sağlık profesyonellerine ek bilgiler sunarak karar alma süreçlerini destekleyebilirken, yanlış anlaşılmalar veya aşırı güven, öngörülemeyen sonuçlara yol açabilir. Yapay zekanın sağlıkta güvenli ve etkili bir şekilde entegre edilmesi için şeffaflık, etik kurallar ve sürekli eğitim kritik öneme sahiptir. Bu alandaki gelişmeler, Güncel Şirket Haberleri kapsamında yakından takip edilmelidir.


















