Tera Portföy Fonlarında Tasfiye Süreci Başladı
Tera Portföy, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aldığı karar doğrultusunda, bünyesindeki 6 yatırım fonunun tasfiye süreçlerini başlattı. Bu karar, 17 Eylül 2026 tarihli SPK Bülteni’nde yayımlanan tasfiye usul ve esaslarına uygun olarak yürütülecek. Türkiye İş Bankası AŞ, bu fonlar için portföy saklayıcısı olarak görevlendirilirken, tasfiye süreçlerinin tamamlanması için belirlenen takvim ve adımlar yatırımcılara duyuruldu.
SPK’nın aldığı kararlar çerçevesinde, Tera Portföy tarafından kurulan ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun güncel listesinde yer alan 6 adet yatırım fonunun tasfiye işlemleri titizlikle yürütülecek. Bu fonların tasfiyesi, yatırımcıların haklarının korunması ve sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi amacıyla özel düzenlemelerle yönetilecek. Türkiye İş Bankası AŞ’nin portföy saklayıcısı olarak atanması, fon varlıklarının güvenli bir şekilde saklanmasını ve tasfiye süreçlerinin yetkin bir kurum tarafından yönetilmesini sağlayacak.
Fon Varlıklarının Yönetimi ve Yatırımcı Hakları
Tasfiye sürecinin en kritik aşamalarından biri, fon portföylerindeki varlıkların nakde dönüştürülmesidir. Bu süreçte, yatırımcıların menfaatleri, piyasa derinliği ve likidite koşulları ön planda tutulacaktır. Yetkilendirilen banka, varlıkları bu hassasiyetlerle nakde çevirecek ve elde edilen gelir, yatırımcılara SPK tarafından belirlenen esaslar ve saklamacı bankanın oluşturacağı ödeme planına göre dağıtılacaktır. TEFAS üzerinden verilmiş ancak henüz gerçekleştirilememiş olan iade talimatlarından kaynaklanan tutarlar ise, fon hesabına borç olarak kaydedilecek ve tasfiye sürecinde yaratılan nakitten öncelikli olarak karşılanacaktır. Bu durum, yatırımcıların alacaklarının güvence altına alınmasını hedeflemektedir.
Mutabakat Süreçleri ve Zaman Çizelgesi
Tasfiye usul ve esaslarının yürürlüğe girmesini takip eden iki iş günü içinde, yatırımcıların fon katılma paylarına ilişkin kayıtları Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile Türkiye İş Bankası arasında mutabakat sağlanacaktır. Bu hızlı mutabakat süreci, tasfiyenin başlangıç aşamasında şeffaflığı artıracaktır. Fonların finansal varlıklarının saklanmasına yönelik hesap geçişleri ve fon işlemlerinden kaynaklanan borç, alacak ve giderlere ilişkin mutabakatlar ise SPK kararının ilanını takiben en geç 10 iş günü içinde tamamlanacaktır. Bu takvim, sürecin düzenli ve öngörülebilir bir şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla belirlenmiştir.
İşlem Kısıtlamaları ve Dağıtım Kanalları
SPK kararının bir gereği olarak, tasfiye kapsamındaki fonlarda TEFAS dışındaki dağıtım kanalları üzerinden katılım payı alım ve iade talimatlarının gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktır. Bu kısıtlama, tasfiye sürecinin sağlıklı ilerlemesini ve yatırımcıların mağduriyet yaşamasını engellemek adına alınmıştır. Yatırımcıların, işlem ve ödeme süreçleriyle ilgili en güncel bilgilere ulaşabilmeleri için ilgili fonların KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) sayfalarında yayımlanan açıklamaları temel almaları önem taşımaktadır.
Tasfiye Süresi ve Kapsamdaki Fonlar
SPK tarafından tasfiye için belirlenen azami süre, tasfiye duyuru tarihinden itibaren en fazla üç aylık bir süredir. Bu sürenin bitimini izleyen ilk iş gününe kadar tasfiyenin tamamlanması öngörülmektedir. SPK’nın olumlu görüşüyle bu sürenin uzatılması da mümkündür. Ancak şirket, bu sürenin tüm yatırımcılara aynı anda ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini, ödemelerin varlıkların nakde dönüşmesi ve bankanın belirleyeceği ödeme planına göre gerçekleştirileceğini açıkça belirtmiştir.
Tasfiye kapsamına alınan Tera Portföy fonları şunlardır:
- Tera Portföy Birinci Serbest Fon (TLY)
- Tera Portföy Dördüncü Hisse Senedi Serbest (TL) Fon (DOH)
- Tera Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest (TL) Fon (T3B)
- Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu (THF)
- Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu (TP2)
- Tera Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu (TLV)
Bu altı fonun yanı sıra, Tera Portföy’ün tasfiye listesinde yer almayan ancak SPK kararı uyarınca TEFAS’ta alım ve satıma kapatılan diğer fonlarındaki mevcut işlem kısıtlamaları da devam etmektedir. Bu fonlarda da SPK kararı doğrultusunda TEFAS dışı kanallardan katılma payı iade talimatları gerçekleştirilemeyecektir. Şirket, fonlarının güncel listesi, tasfiye esasları ve süreçle ilgili tüm gelişmeler için SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteni ile ilgili fonların KAP’taki duyurularını temel başvuru kaynakları olarak işaret etmektedir.
Finans Hattı Yorum:
Tera Portföy bünyesindeki altı fonun tasfiye sürecine girmesi, portföy yönetim sektöründe yaşanan düzenleyici sıkılaşmanın bir göstergesi olarak okunabilir. Bu durum, yatırımcıların fon seçimlerinde daha dikkatli olmalarını ve fonların içerdikleri riskleri daha derinlemesine analiz etmelerini gerektirecektir. Özellikle serbest fonlar ve hisse senedi yoğun fonlardaki tasfiyeler, piyasadaki likidite ve fiyatlama dinamikleri üzerinde kısa vadeli dalgalanmalara neden olabilir. Yatırımcıların, fon varlıklarının nakde dönüşüm süreci boyunca SPK’nın belirlediği çerçeveye ve bankanın ödeme planına uyması, olası belirsizlikleri azaltacaktır.
Bu tür tasfiye süreçleri, genel olarak piyasa algısında bir miktar tedirginlik yaratsa da, SPK’nın aldığı önlemler ve Türkiye İş Bankası gibi köklü bir kurumun sürece dahil edilmesi, yatırımcıların mağduriyetini en aza indirme amacı taşımaktadır. Ancak, fonların varlıklarının piyasa koşulları altında ne kadar hızlı ve hangi değerden nakde dönüştürülebileceği, tasfiye sürecinin nihai sonucunu belirleyecek ana faktörlerden biri olacaktır. Yatırımcı duyarlılığının olumsuz etkilenmemesi adına, sürecin şeffaf ve hızlı bir şekilde tamamlanması büyük önem taşımaktadır.
Stratejik olarak bakıldığında, bu tür tasfiyeler, sektörde konsolidasyonun artabileceğine işaret edebilir. Daha az sayıda ancak daha güçlü ve şeffaf fon yönetim şirketlerinin öne çıkması beklenebilir. Yatırımcıların bu süreçte risklerini çeşitlendirmesi ve portföy yönetim şirketlerinin geçmiş performansları ve şeffaflık düzeyleri hakkında detaylı araştırma yapması, uzun vadeli yatırım hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacaktır. Ayrıca, Tasfiye süreci boyunca TEFAS dışı kanallardan işlem yapılamayacak olması, yatırımcıları alternatif yatırım araçlarına yönlendirebilir veya mevcut varlıklarını realize etme konusunda daha sabırlı olmaya teşvik edebilir.
















