Proje Takvime Uygun İlerliyor, 3. ve 4. Ünitelerin Kalbi Monte Edilmeye Hazır
Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu NGS projesinde, inşaat ve montaj sürecinin en kritik aşamalarından biri daha başarıyla tamamlandı. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen santralin 3. ve 4. ünitelerine ait, toplam ağırlığı 475 tonu aşan hayati malzeme ve ekipmanları taşıyan gemi, santralin Doğu Kargo Terminali’ne ulaştı. Bu gelişme, projenin takvimine uygun ve kesintisiz bir şekilde ilerlediğinin en somut göstergesi oldu.
Gelen sevkiyatın en önemli parçasını, 4. ünitenin reaktör binasının birincil devresinden gelen buharı yoğunlaştıracak olan dev “buhar yoğuşturucu tank” oluşturdu. Özel krom-nikel çeliğinden imal edilen, 15 ton ağırlığında ve 8 metre uzunluğundaki bu kritik ekipman, projenin en ileri teknolojiye sahip bileşenlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Sevkiyat ayrıca, 3. üniteye ait kondens tahliye hatları ve elektro-pompa ekipmanları gibi diğer önemli parçaları da içeriyor. Saint Petersburg Limanı’ndan yola çıkarak yaklaşık 4.600 deniz mili (yaklaşık 8.500 km) kat eden ekipman, gümrük işlemlerinin ardından güvenli bir şekilde depolama alanlarına nakledildi. Uzmanlar, montaj öncesinde ekipmanların son kontrollerini gerçekleştirecek.
“İstikrarlı Tedarik, Kesintisiz İnşaat”
AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, teslimatın önemini vurgulayarak, “Akkuyu NGS projesinin tedarik lojistiği, dünya çapında onlarca makine imalat şirketini kapsıyor ve istikrarlı bir şekilde çalışıyor. Düzenli ekipman ve malzeme sevkiyatları, santral sahasındaki inşaat ve montaj çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesine imkân sağlamaktadır,” dedi.
Finans Hattı Yorum:
Akkuyu NGS sahasına ulaşan bu dev sevkiyat, sadece bir lojistik operasyon başarısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji geleceği ve makroekonomik dengeleri için hayati önem taşıyan bir projenin ilerleyişine dair piyasalara verilmiş güçlü bir mesajdır.
1. Proje “Rayında”: Yatırımcı ve Piyasalar İçin Güven Sinyali
Bu büyüklükteki mega projelerde en büyük risk, takvimde yaşanabilecek gecikmeler ve buna bağlı maliyet aşımlarıdır. 4. ünitenin buhar yoğuşturucu tankı gibi kritik ve uzun imalat süresi gerektiren bir parçanın sahaya ulaşması, projenin ana takviminin ve mühendislik planlamasının “rayında gittiğini” gösterir. Bu durum, projenin finansörleri, tedarikçileri ve Türkiye enerji piyasası için önemli bir güven ve öngörülebilirlik sinyalidir.
2. Enerji Arz Güvenliği ve Cari Açık İçin Stratejik Önem
Akkuyu NGS, tamamlandığında Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık %10‘unu tek başına karşılayacak. Bu, büyük ölçüde ithal doğal gaza bağımlı olan Türkiye’nin enerji arz güvenliği için atılmış en stratejik adımlardan biridir. Santralin üreteceği baz yük elektrik, Türkiye’nin yıllık doğal gaz ithalatı faturasını milyarlarca dolar azaltma potansiyeli taşır. Bu da, Türkiye ekonomisinin en kronik sorunu olan cari açığın düşürülmesine doğrudan ve kalıcı bir katkı sağlayacaktır.
3. Sanayi ve Teknoloji Ekosistemine Etkisi:
Bir nükleer santral, sadece bir enerji üretim tesisi değildir; aynı zamanda etrafında devasa bir sanayi ve teknoloji ekosistemi yaratır.
-
Yan Sanayi: İnşaat, montaj ve işletme aşamalarında yüzlerce yerli firmaya iş imkanı doğurur.
-
Teknoloji Transferi: Nükleer teknoloji gibi en ileri seviye bir alanda Türk mühendislerin ve teknisyenlerin tecrübe kazanması, ülkenin genel teknolojik yetkinliğini ve “know-how” birikimini artırır.
-
İstihdam: İnşaat ve işletme dönemlerinde on binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlar.
Bu sevkiyat, bu devasa ekonomik ve teknolojik dönüşümün bir parçası olarak, projenin hayata geçmesine bir adım daha yaklaşıldığını gösteren somut bir gelişmedir.

