Akkuyu Nükleer AŞ Başkanı Dedusenko, temel inşaatın bittiğini açıkladı. Projeye Türk şirketlerinin katkısı 4 milyar dolardan 11 milyar dolara fırlarken, Türk firmaları artık Mısır ve Macaristan’daki nükleer santrallere de hizmet veriyor.
Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 1’inci güç ünitesinde temel inşaat çalışmaları tamamlandı ve ünitenin sistemlerini işletmeye hazır hale getirecek olan “devreye alma” çalışmalarına odaklanıldı. Bu aşama, santralin ilk elektriği üretmesi öncesindeki son büyük viraj olarak kabul ediliyor.
Akkuyu NGS’de Son Durum
| Kategori | Detay |
| 1. Güç Ünitesi | Temel inşaat tamamlandı, devreye alma çalışmaları sürüyor. |
| Anahtarlama Tertibatı | Montajı 2025 sonuna kadar tamamlanacak. (Santralin sinir sistemi) |
| Yerlileştirme Katkısı | 4 Milyar Dolar’dan 11 Milyar Dolar’a ulaştı. |
| Katılan Türk Şirketi | ~2.000 |
| Türk Sanayisine Etkisi | Türk firmaları artık Mısır (El-Dabaa) ve Macaristan (Paks-2) nükleer santral projelerinde de yer alıyor. |
Akkuyu Nükleer AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, Moskova’da düzenlenen “Dünya Nükleer Haftası”nda Türk basın mensuplarına yaptığı açıklamada, projenin dört ünitesinde de çalışmaların sürdüğünü ancak ana odak noktasının 1’inci ünitenin devreye alınması olduğunu belirtti.
Dedusenko, “Bu, ünitenin tüm sistemlerinin kapsamlı kontrol işlemlerinden geçtiği, devreye alma öncesi hazırlık aşamasıdır. Güç ünitesindeki temel inşaat çalışmaları tamamlandı,” dedi.
“Santralin Sinir Sistemi” 2025 Sonunda Tamam
Projenin en kritik bileşenlerinden biri olan ve üretilen elektriği Türkiye’nin ulusal şebekesine dağıtacak olan gaz yalıtımlı anahtarlama tertibatı binasındaki montajın da yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Dedusenko, “2025’in sonuna kadar anahtarlama tertibatı ekipmanının montajını tamamlamayı planlıyoruz,” diye konuştu.
Dedusenko, daha önce Çinli bir tedarikçiden kaynaklanan zorluklar nedeniyle bu ekipmanın yeniden sözleşme ile tedarik edildiğini ve bu yıl içinde güç vermeye hazır olacağını öngördüklerini de ekledi.
Türk Sanayisine 11 Milyar Dolarlık Katkı
Projenin Türkiye ekonomisine ve sanayisine olan katkısının hedeflenenin çok üzerine çıktığını vurgulayan Dedusenko, “Projenin başlangıcında hesaplanan yerlileştirme hacmi 4 milyar dolar olarak tahmin edilirken, bugün Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan vergi ödemeleri de dikkate alındığında bu miktar 11 milyar dolara ulaştı. Çeşitli aşamalarda yaklaşık 2 bin şirket tedarikçi ve yüklenici olarak projeye katıldı,” dedi.
Türk Şirketleri Küresel Nükleer Pazarına Açıldı
Dedusenko’nun altını çizdiği en önemli gelişmelerden biri de, Akkuyu projesi sayesinde nükleer standartlarda üretim yetkinliği kazanan Türk şirketlerinin artık küresel nükleer pazarında da rol almaya başlaması oldu.
“Bugün bunun örnekleri zaten mevcut,” diyen Dedusenko, “Türk düzenleyici kurumunun teknik destek kuruluşu olan NÜTED, Macaristan’daki Paks-2 NGS için ekipman denetimi hizmeti sunmak üzere bir sözleşme imzaladı. Ayrıca, Türk inşaat şirketleri, Mısır’daki El-Dabaa NGS’nin inşasında yer alıyor.”
Finans Hattı Yorumu:
Akkuyu NGS projesindeki bu son gelişmeler, projenin sadece Türkiye’nin enerji arz güvenliği için değil, aynı zamanda Türk sanayisinin teknolojik dönüşümü ve ihracat potansiyeli için de ne kadar kritik bir “okul” ve “katalizör” görevi gördüğünü ortaya koyuyor.
-
Teknoloji Transferi ve Yetkinlik Kazanımı: Dedusenko’nun açıklamalarının en çarpıcı yönü, Akkuyu’da tecrübe kazanan Türk şirketlerinin artık Macaristan ve Mısır gibi üçüncü ülkelerdeki nükleer projelere hizmet ve ürün ihraç etmeye başlamasıdır. Bu, projenin en başından beri hedeflenen teknoloji transferinin ve yerli ekosistem oluşturma stratejisinin somut bir şekilde meyvelerini vermeye başladığının kanıtıdır. Bu, Türkiye için milyarlarca dolarlık yeni bir ihracat kapısı aralayabilir.
-
Yerlileştirme Başarısı: Projeye sağlanan yerli mal ve hizmet tutarının hedeflenen 4 milyar doları üçe katlayarak 11 milyar dolara ulaşması, projenin Türk ekonomisine yarattığı çarpan etkisinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Bu, sadece inşaat ve montaj işlerini değil, aynı zamanda çelikten kabloya, betondan mühendislik hizmetlerine kadar yüzlerce alt sektörü canlandıran dev bir ekonomik lokomotiftir.
-
Enerjide “Baz Yük” Güvencesi: 1. ünitede devreye alma çalışmalarına başlanması, Türkiye’nin rüzgar ve güneş gibi kesintili yenilenebilir kaynakların aksine, 7/24 istikrarlı elektrik üretebilen bir “baz yük” santraline kavuşmaya bir adım daha yaklaştığı anlamına geliyor. Bu, sanayinin kesintisiz enerji ihtiyacı ve şebeke istikrarı için hayati önem taşır.
Sonuç olarak, Akkuyu projesi sadece bir elektrik santrali inşaatı değil, aynı zamanda Türkiye’ye nükleer teknoloji know-how’ı kazandıran, yerli sanayiyi küresel bir oyuncu haline getiren ve ülkenin enerji stratejisini kökten değiştirecek olan stratejik bir kalkınma hamlesidir. 1. ünitenin devreye girmesi, bu dönüşümün en önemli kilometre taşı olacaktır.

