Banka, merkez bankası alımları ve yatırımcı ilgisiyle tahminini yukarı çekerken, 2027 için 5.150 dolar seviyesini işaret etti.
Alman bankacılık devi Deutsche Bank, emtia piyasalarında dengeleri değiştirecek bir rapor yayımlayarak altın fiyatlarına ilişkin beklentilerini sert bir şekilde yukarı yönlü revize etti. Banka, 2026 yılı için ortalama altın fiyatı tahminini ons başına 4.000 dolardan 4.450 dolara çıkardı.
Deutsche Bank analistleri, bu güncellemenin arkasındaki temel itici güç olarak yatırımcı akımlarının istikrar kazanmasını ve merkez bankalarının süregelen güçlü talebini gösterdi. Bankanın yeni projeksiyonlarına göre, altın fiyatlarının gelecek yıl 3.950 dolar ile 4.950 dolar aralığında bir bantta hareket etmesi bekleniyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise getiri potansiyeli oldu. Öngörülen aralığın üst sınırı (4.950 dolar), COMEX’te işlem gören Aralık 2026 vadeli altın kontratının mevcut fiyatının yaklaşık %14 üzerinde bulunuyor.
Banka, uzun vadeli projeksiyonlarını da paylaşarak yatırımcılara yol haritası çizdi. Buna göre altının 2027 yılında ortalama 5.150 dolara ulaşarak tarihi zirveleri zorlaması, 2028 yılında ise 4.500 dolar seviyelerine gerileyerek dengelenmesi öngörülüyor.
Finans Hattı Yorumu:
Deutsche Bank’ın altına yönelik bu agresif revizyonu, piyasalardaki “altın süper döngüsü” tezini güçlendiren önemli bir kurumsal onay niteliğinde. 2026 ortalama tahmininin bir kalemde 450 dolar artırılması, bankanın küresel enflasyon, jeopolitik riskler ve faiz indirim döngülerinin altın lehine çalışmaya devam edeceğine olan inancını yansıtıyor.
Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme iştahının devam etmesi, altın fiyatları için en güçlü “sigorta” olmaya devam ediyor. Bu kurumsal talep, fiyat düşüşlerinde güçlü bir destek seviyesi oluşturuyor. Bankanın 2027’de 5.150 dolar ile zirve yapıp 2028’de geri çekilme öngörmesi ise, önümüzdeki 2 yılın altın yatırımcısı için “altın çağ” olabileceğini, ancak sonrasında küresel ekonomide bir normalleşme veya risk algısında değişim beklendiğini gösteriyor. Bu rapor, altının portföylerde sadece korunma amaçlı değil, getiri odaklı olarak da ağırlığının artırılması gerektiği sinyalini veriyor.

