Körfez’de Dengeler Değişiyor: BAE, İran Saldırıları Sonrası Yeni Bir Stratejik Konumlanma mı Arıyor?
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın yoğun saldırıları karşısında artan savunma endişeleriyle birlikte, ABD ve İsrail ile stratejik ilişkilerini derinleştirme eğiliminde. Bu gelişmeler, 11 haftadır devam eden mevcut çatışma ve bölgesel jeopolitik dinamiklerdeki hızlı değişimlerin ortasında dikkat çekiyor.
Analistlere göre, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik artan saldırıları ve devam eden çatışma, Orta Doğu’da jeopolitik eksenlerin yeniden şekillenmesine neden oluyor. BAE, Şubat ayı sonunda başlayan ve İran’ın misillemelerinin ana hedefi haline gelen saldırılarla karşı karşıya kaldı. Ülke, 2.800’ün üzerinde füze ve İHA ile yapılan saldırı dalgasına maruz kaldı. Bu durum, BAE’yi savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmeye, ittifaklarını değerlendirmeye ve küresel konumunu sorgulamaya itti. BAE’nin ABD ve İsrail ile ilişkileri bu süreçte güçlenirken, Suudi Arabistan gibi komşu ülkelerle ilişkilerinde gerilimler yaşandığı gözlemleniyor. Savaş, Suudi Arabistan ve BAE’yi yakınlaştırmak yerine, aralarındaki potansiyel ayrışmayı derinleştirmiş durumda. BAE, daha önce Mayıs ayı başında OPEC’ten ayrılma kararı almıştı. Eski ABD’nin BAE Büyükelçisi Barbara Leaf, çatışmaların BAE’ye küresel ve bölgesel konumunu sorgulamak için daha fazla zaman tanıdığını ve dost-düşman ayrımını netleştirdiğini belirtti.
İran’a yönelik saldırılarla ilgili haberler, Nisan ayı başında BAE’nin Lavan dahil çeşitli İran hedeflerine saldırı düzenlediği yönündeki iddiaları içeriyor. Bu saldırılar BAE tarafından doğrulanmamış olsa da, bazı raporlara göre Suudi Arabistan da Mart ayı sonunda İran’a karşı hava saldırıları gerçekleştirdi. Savaşın başlangıcında BAE Devlet Başkanı’nın İran’a karşı ortak karşı saldırılar için Suudi ve Katarlı yetkililerden destek istediği, ancak bu talebin kabul görmediği belirtiliyor.
BAE’nin İsrail ile ilişkileri, 2020’deki İbrahim Anlaşmaları ile normalleşme sürecine girmiş ve bu ilişkiler diğer Körfez ülkelerinin mesafeli duruşuna rağmen savaş sırasında daha da gelişti. İsrail’in BAE’ye İran saldırılarına karşı Demir Kubbe savunma sistemleri sağladığına dair bilgiler mevcut. Mart ayında İsrail Başbakanı’nın BAE’ye gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği ve önemli ilerlemeler kaydedildiği yönündeki açıklamalar Abu Dabi yönetimi tarafından yalanlanmıştı. İran, bu gelişmelere yanıt olarak BAE’yi “saldırganlıkta aktif bir ortak” olarak nitelendirerek, bu konuda şüphe duymadığını belirtti. BAE ise İran’ın saldırıları meşrulaştırma çabalarını reddettiğini, ancak her türlü tehdit ve düşmanca eyleme karşı tüm egemen, yasal ve askeri haklarını saklı tuttuğunu vurguladı.
Savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’tan Dr. Burcu Özçelik, savaşın ABD-İsrail-BAE hattında hızlanan bir uyumu beraberinde getirdiğini ifade etti. Bazı Körfez ülkelerinin ABD’nin başlatmak istediği maliyetli savaşa tepki gösterirken, BAE bağlarını güçlendirdi. Dr. Özçelik, BAE Danışmanı Enver Karkaş’ın, İran’ın saldırılarının ABD’nin Körfez’deki rolünü somutlaştıracağını ve İsrail etkisinin bölgede daha belirgin hale geleceğini öngördüğünü hatırlattı. BAE yetkilileri, İsrail ve Washington’dan gelen güçlü desteğin, dayanışma göstermeyen Körfezli komşularıyla tezat oluşturduğunu dile getiriyor. BAE, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi gibi bölgesel örgütlerin zayıf tepkilerinden şikayetçi.
Dr. Özçelik, BAE için yeni uyumun ve İsrail ile daha derin askeri işbirliğinin, diğer Arap devletlerinin BAE’yi İsrail’in Gazze kampanyasında suç ortağı olarak görme riskini beraberinde getirebileceğini belirtti. İsrail açısından ise BAE’nin Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) verdiği iddia edilen destek gibi tartışmalı bölgesel müdahalelerle anılma riski bulunuyor. BAE, RSF’ye destek verdiği iddialarını reddediyor.
Önemli Noktalar:
- BAE, 2.800’ün üzerinde füze ve İHA saldırısına maruz kaldı.
- BAE ve Suudi Arabistan’dan İran’a yönelik hava saldırıları gerçekleştirildiği iddiaları mevcut.
- İran, BAE’yi saldırganlıkta aktif ortak olarak tanımladı.
- BAE, bölgesel örgütlerin zayıf tepkilerinden şikayetçi.
Finans Hattı Yorum:
BAE’nin İran’a karşı ABD ve İsrail ile stratejik yakınlaşması, mevcut jeopolitik belirsizlik ortamında bölgesel dengeleri önemli ölçüde etkileme potansiyeli taşıyor. İran’ın artan saldırganlığı, BAE’yi savunma kabiliyetlerini güçlendirmeye ve geleneksel ittifaklarını gözden geçirmeye zorluyor. Bu durum, hem BAE’nin kendi ulusal güvenliği açısından bir zorunluluk olarak görülüyor hem de İsrail ile normalleşme sürecini hızlandıran İbrahim Anlaşmaları sonrasında bölgede yeni bir güvenlik mimarisinin oluşumuna işaret ediyor. Özellikle Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi gibi bölgesel yapıların zayıf tepkileri, BAE’yi daha pragmatik ve Batı yanlısı bir duruş sergilemeye yönlendiriyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, BAE’nin bu stratejik hamlesi, bölgesel istikrar beklentilerini etkileyebilir. İsrail ile artan askeri işbirliği, potansiyel olarak daha fazla savunma sanayii anlaşmaları ve teknoloji transferi anlamına gelebilir. Ancak, bu durum aynı zamanda İran ile doğrudan bir çatışma riskini de artırabilir. Mevcut durumda BAE hisseleri ve bölgesel varlıklar üzerindeki baskı, jeopolitik tansiyonun seyrine göre şekillenecektir. Teknik olarak, küresel piyasalardaki genel eğilimlerin yanı sıra, bölgedeki gelişmeler de BAE’nin ana endeksini etkileyecektir.
Geleceğe yönelik olarak, BAE’nin İsrail ile derinleşen askeri bağları, diğer Arap ülkeleri tarafından nasıl algılanacağı önemli bir risk faktörü. Gazze’deki mevcut insani durum ve İsrail’in operasyonlarına yönelik küresel tepkiler göz önüne alındığında, BAE’nin İsrail ile olan ittifakı, bazı çevreler tarafından “suç ortaklığı” olarak nitelendirilebilir. Bu durum, BAE’nin bölgesel diplomatik manevra alanını daraltabilir. Ayrıca, Sudan’daki durum gibi daha önce de tartışmalara yol açan bölgesel müdahalelerdeki rolüyle ilgili iddialar, BAE’nin uluslararası imajı üzerinde de baskı yaratabilir. Yatırımcıların, bu jeopolitik riskleri ve bölgesel tepkileri yakından izlemesi tavsiye edilir.












