Yedi seanslık düşüşün ardından bakır fiyatları Çin imalat verileriyle toparlandı.
Londra Metal Borsası’nda işlem gören bakır fiyatları, Cuma günü yedi seanslık düşüş trendini kırarak yükselişe geçti. Bu yükselişte, petrol fiyatlarının rekor seviyelerden geri çekilmesi ve Çin’den gelen güçlü imalat verileri etkili oldu. Yüksek enerji maliyetlerinin küresel ekonomik büyümeyi ve metallere olan talebi sekteye uğratabileceği endişeleri bir miktar hafiflerken, dünyanın en büyük metal tüketicisi Çin’de imalat faaliyetlerinin Nisan ayında son üç yılın en hızlı genişlemesini göstermesi piyasaya olumlu yansıdı.
Londra Metal Borsası’nda üç aylık vadeli gösterge bakır kontratları, TSİ 07.53 itibarıyla metrik ton başına yüzde 0,5 artışla 13.050 dolar seviyesine ulaştı. Ancak, haftalık bazda bakır fiyatları yüzde 1,9‘luk bir düşüş kaydetti. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nın İşçi Bayramı tatili nedeniyle Çarşamba gününe kadar kapalı olması, işlem hacimlerinin düşük seyretmesine neden oldu.
Bakır fiyatları, spekülatif nakit akışının metallere ve madencilik sektörüne yönelmesiyle rekor seviyelerine yakın seyrini sürdürüyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir kapanma nedeniyle yaşanabilecek sülfürik asit kıtlığı ve üretim kesintisi endişeleri de fiyatları destekleyen diğer faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, çatışmaların çözülmesine dair belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor. Geçtiğimiz hafta 95 dolar civarından işlem gören Brent ham petrolünün Perşembe günü 126 dolar üzerine çıkması, enerji maliyetlerine ilişkin endişeleri artırmıştı.
Ancak, emtia piyasalarındaki bu ralli ivme kaybettikten sonra, bakır fiyatları tekrar 111 dolar civarına geriledi. Commerzbank analisti Thu Lan Nguyen, yüksek enerji ve metal maliyetlerinin birleşiminin talebi olumsuz etkilediğini ve en azından kısa vadede yukarı yönlü potansiyelin sınırlı olduğunu belirtti.
Şanghay Vadeli İşlemler Borsası depolarındaki bakır stokları, Mart ayındaki zirvesinden yarı yarıya azalarak fiyatları desteklese de, bu durumun mevsimsel eğilimlerle uyumlu olduğu ve diğer bölgelerdeki stokların yüksek seviyelerde kaldığı gözlemleniyor. Londra Metal Borsası bakır stokları, Ocak ayının başından bu yana iki katından fazla artış gösterdi. Benzer şekilde, Comex depolarındaki envanterler geçen yıl içinde yaklaşık 25 kat artmıştı.
Uluslararası Bakır Çalışma Grubu’nun geçtiğimiz ay yayınladığı tahmine göre, piyasanın bu yıl fazla vermesi bekleniyor. Üretim tarafında ise, Glencore’un Perşembe günü açıkladığı ilk çeyrek üretiminde yüzde 19’luk bir artış dikkat çekerken, Şili istatistik kurumu Mart ayında ulusal üretimin yıllık bazda yüzde 9 düştüğünü bildirdi.
Diğer endüstriyel metallerde de benzer dalgalanmalar gözlemlendi:
- Londra Metal Borsası üç aylık alüminyum sözleşmeleri ton başına yüzde 0,5 artışla 3.490,50 dolara yükseldi.
- Çinko yüzde 0,5 artışla 3.376,50 dolara çıkarken,
- Nikel yüzde 0,5 düşüşle 19.375 dolara geriledi.
- Kurşun yüzde 0,1 kayıpla 1.953,50 dolara
- ve kalay yüzde 0,1 düşüşle 49.190 dolara indi.
Finans Hattı Yorum:
Bakır fiyatlarındaki bu son hareketler, emtia piyasalarındaki genel hassasiyeti ve çeşitli ekonomik faktörlerin birbiriyle olan etkileşimini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle Çin’den gelen imalat verilerinin olumlu gelmesi, küresel talep endişelerini bir nebze olsun dağıtsa da, petrol fiyatlarındaki yüksek seyir ve genel enerji maliyetlerindeki artış, sanayi üretimini ve dolayısıyla bakır gibi temel metallere olan talebi baskılamaya devam edecektir. Yüksek stok seviyeleri, fiyatların üzerinde önemli bir aşağı yönlü baskı unsuru olmaya devam edecek.
Yatırımcılar nezdinde bakır ve diğer endüstriyel metaller konusunda karışık bir duygu hakim. Bir yandan, rekor seviyelere yakın seyreden fiyatlar ve spekülatif alımlar dikkat çekerken, diğer yandan jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve artan küresel enflasyonun potansiyel etkileri temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Çin ekonomisindeki toparlanma umutları piyasayı desteklese de, küresel ekonomik büyümenin yavaşlama riski önemli bir endişe kaynağı.
Önümüzdeki dönemde bakır fiyatları için kritik takip edilmesi gereken unsurlar arasında, Çin’deki imalat ve inşaat sektörlerine dair gelecek veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına dair sinyaller ve küresel bazda arz güvenliğine ilişkin gelişmeler yer alıyor. Teknik olarak, 13.050 dolar seviyesinin aşılması ve kalıcılık sağlanması durumunda yukarı yönlü hareketler ivme kazanabilir. Ancak, 111 dolar ve altındaki seviyelerin kırılması halinde, stokların yüksekliği ve talep endişeleri nedeniyle düşüş baskısı artabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin seyrini yakından izlemek gerekecektir.










