Trump’ın Sorgusu ve Zuckerberg’in “Hazır Değildim” İtirafı Geceye Damga Vurdu
ABD Başkanı Donald Trump’ın teknoloji dünyasının devleriyle Beyaz Saray’da düzenlediği akşam yemeği, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in yaşadığı bir “mikrofon kazası” ile unutulmaz anlara sahne oldu. Mikrofonunun açık olduğunun farkında olmayan Zuckerberg, Trump’ın ABD’ye yapacakları yatırıma ilişkin sorusuna, şirketin 2028 yılına kadar en az 600 milyar dolarlık devasa bir yatırım planı olduğunu açıkladı. Bu anlık “itiraf”, teknoloji devlerinin ABD’deki yatırım iştahının ne kadar büyük olduğunu gözler önüne serdi.
Canlı yayınlanan etkinlik sırasında Trump, masanın başında oturan Zuckerberg’e dönerek, doğrudan ABD’ye ne kadar yatırım yapmayı planladıklarını sordu. Bir anlık tereddüdün ardından Zuckerberg, “Sanırım, en azından 2028’e kadar 600 milyar dolar civarında olacak,” yanıtını verdi. Trump’ın bu rakamı “çok büyük bir miktar” olarak nitelemesi üzerine Zuckerberg, “Evet, gerçekten öyle,” diyerek karşılık verdi.
“Hangi Rakamı Söylememi İstediğini Bilmiyordum”
Ancak geceye asıl damgasını vuran anlar, etkinliğin ilerleyen dakikalarında yaşandı. Zuckerberg’in, yine mikrofonunun açık olduğunu fark etmeden Trump’a eğilerek, “Hazır değildim. Hangi rakamı söylememi istediğini de bilmiyordum,” demesi salonda duyuldu. Bu samimi itiraf, Trump ve eşi Melania Trump’ı kahkahaya boğarken, Trump’ın eşine dönerek, “(Zuckerberg) Hazırlıklı gelmiş,” şeklindeki esprili yorumu da kameralara yansıdı.
Etkinliğe Zuckerberg’in yanı sıra Apple’dan Tim Cook, Microsoft’tan Bill Gates, Google’dan Sergey Brin ve OpenAI’den Sam Altman gibi teknoloji dünyasının en tepe isimleri katıldı.
Finans Hattı Yorum:
Beyaz Saray’daki bu diyalog, basit bir mikrofon kazasının çok ötesinde, günümüzün teknoloji, siyaset ve sermaye ilişkilerinin karmaşık doğasını ortaya koyan, son derece öğretici bir olaydır.
1. “Rakamı Söyle”: Siyasetin Sermaye Üzerindeki Gücü
Bu olay, siyasi gücün, özellikle de Trump gibi bir liderin, dünyanın en büyük şirketleri üzerinde bile ne kadar etkili olabildiğinin en net göstergesidir. Trump’ın doğrudan ve kameralar önünde bir CEO’yu “sorguya çekmesi”, bir bilgi talebinden çok, bir “kamuoyu önünde taahhüt alma” hamlesidir. Zuckerberg’in “hangi rakamı söylememi istediğini bilmiyordum” itirafı ise, bu tür toplantıların aslında birer “siyasi tiyatro” olduğunu ve CEO’ların, başkanı memnun edecek ve şirketi potansiyel siyasi risklerden koruyacak rakamları vermeye “hazırlıklı” geldiklerini ortaya koymaktadır.
2. 600 Milyar Dolar: Rakam Gerçek mi, Strateji mi?
Zuckerberg’in telaffuz ettiği 600 milyar dolarlık rakam, Meta’nın gelecekteki sermaye harcamaları (CapEx) planlarını yansıtıyor. Bu rakamın büyük bir kısmının;
-
Yapay zeka (AI) modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gereken on binlerce Nvidia çipi,
-
Bu çipleri barındıracak devasa veri merkezlerinin inşası,
-
Ve Metaverse vizyonu için gereken Ar-Ge harcamaları
için ayrılması bekleniyor. Rakamın kendisi devasa olsa da, Zuckerberg’in bu rakamı bir “tahmin” olarak sunması ve “hazır değildim” demesi, bunun kesin bir plandan çok, o anki siyasi atmosferde verilmiş stratejik bir yanıt olabileceğini de düşündürüyor.
3. Yatırımcı İçin Anlamı: “Jeopolitik Risk” Artık Bilançonun Bir Parçası
Bu diyalog, teknoloji devlerinin yatırımcıları için de önemli bir mesaj içeriyor. Artık bir şirketin değerlemesini yaparken sadece gelirlerini, kâr marjlarını veya teknolojik üstünlüğünü analiz etmek yeterli değil. Aynı zamanda, şirketin Washington (ve Pekin, Brüksel) ile olan ilişkilerini, siyasi risklere ne kadar maruz kaldığını ve bu riskleri yönetme kapasitesini de hesaba katmak gerekiyor. Zuckerberg’in “hazırlıksız” yakalanması, bu şirketlerin bile ne kadar anlık ve öngörülemez siyasi baskılarla karşı karşıya kalabildiğini gösteriyor. Bu “siyasi risk primi”, artık bu dev şirketlerin hisse senedi değerlemelerinin ayrılmaz bir parçasıdır.

