Borsa İstanbul’da “Yön Arayışı” Kayıpla Sonuçlandı: Endeks 12.600 Sınırında Kapattı
İşlem hacmi 110 milyar TL sınırında kalırken, teknik göstergelerdeki karışık sinyaller piyasadaki kararsızlığın sürdüğünü teyit ediyor.
Borsa İstanbul BİST100 endeksi, haftanın ilk işlem gününe 11,10 puanlık sınırlı bir artışla 12.709 seviyesinden başlasa da, gün içinde bu kazanımlarını koruyamadı. Satış baskısının ağırlık kazandığı seansta endeks, günü yüzde 0,57 değer kaybıyla 12.626 puandan tamamladı. Gün içerisinde 12.622-12.777 dar bandında hareket eden endekste, toplam işlem hacmi 109,5 Milyar TL olarak gerçekleşerek geçtiğimiz haftalara oranla bir miktar zayıf kaldı. Piyasadaki negatif havanın bir yansıması olarak sadece 13 şirket günü pozitif kapatırken, 34 şirket günü ekside noktaladı.
Sektörel bazda Bilişim, Elektrik ve Kimya-Petrol-Plastik endeksleri yükselişleriyle endeksi ayakta tutmaya çalışırken; Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı, GYO ve Ulaştırma sektörleri günün en çok değer kaybeden grupları oldu. Endekse puan bazında en yüksek pozitif katkıyı Tüpraş, Kiler Holding ve Katılımevim sağlarken; Aselsan, Astor Enerji ve Türk Hava Yolları (THY) hisseleri endeksi aşağı çeken ana kağıtlar oldu. Teknik açıdan Stokastik ve RSI göstergeleri aşağı yönlü seyrini sürdürerek satış baskısının devam ettiğine işaret ederken; MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesi, fiyat tarafında sınırlı bir toparlanma çabasının olduğunu gösteriyor. Ancak trendin ana belirleyicisi olan MACD’deki zayıf görünüm, henüz güçlü bir dönüş sinyali üretmiş değil.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’daki dünkü fiyatlama, piyasada “hacimsiz bir yorgunluk” dönemine girildiğinin somut bir işaretidir. İşlem hacminin 109,5 Milyar TL seviyelerine gerilemesi, hem alıcıların hem de satıcıların büyük pozisyonlar açmak yerine “bekle-gör” moduna geçtiğini kanıtlıyor. Özellikle sadece 13 şirketin günü pozitif kapatması, piyasa geneline yayılan bir zayıflığın ve alım iştahındaki ciddi daralmanın göstergesidir. Ulaştırma ve GYO gibi lokomotif sektörlerdeki kayıplar, jeopolitik risklerin ve faiz beklentilerinin maliyet odaklı sektörler üzerinde baskı kurmaya devam ettiğini belgeliyor.
Teknik analiz perspektifinden bakıldığında; göstergeler arasındaki uyumsuzluk (divergence) dikkat çekicidir. Fiyat düşerken MFI (Para Akışı Endeksi) ve Momentum’un yukarı yönlü kıpırdanması, endeksin bazı seviyelerde “dip arayışında” olduğunu ve gizli bir talep toplandığını fısıldıyor olabilir. Ancak MACD ve RSI gibi ana trend belirleyiciler henüz bu toparlanmayı onaylamış değil. Bu durum, piyasada yaşanabilecek olası yükselişlerin kalıcı bir trendden ziyade, şimdilik “tepki yükselişi” olarak kalma riskini artırıyor.
Yatırımcılar için 12.530 seviyesi bir “hayatta kalma” sınırıdır. Bu desteğin altına sarkılması, satışların 12.300 ana desteğine kadar derinleşmesine yol açabilir. Yukarı yönlü bir rahatlama için ise 12.720 direncinin hacimli bir şekilde geri alınması şarttır. Finans Hattı olarak öngörümüz; küresel piyasalardan gelecek manşet haberlerin (özellikle Fed ve Orta Doğu eksenli) piyasa yönü üzerinde teknik seviyelerden daha etkili olacağı ve bu süreçte nakit oranını korumanın en güvenli liman olmaya devam edeceği yönündedir. Özellikle ulaştırma hisselerindeki negatif ayrışma, petrol fiyatlarındaki oynaklık dinene kadar yakından izlenmelidir.
