İddialar Ağır: “Delegelere Nakit Para Dağıtıldı, İhale Vaadinde Bulunuldu”
Türkiye’nin siyasi gündemini ve dolayısıyla finans piyasalarını yakından ilgilendiren, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, mahkeme bir sonraki duruşmayı 24 Ekim‘e erteleyerek, kritik tedbir taleplerini ise reddetti. Bu karar, parti içindeki hukuki ve siyasi savaşın bir süre daha devam edeceği anlamına gelirken, duruşmada ortaya atılan iddialar ise gündeme bomba gibi düştü.
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, davacı tarafın avukatı Onur Yusuf Üregen, Genel Başkan Özgür Özel ve tüm parti yönetiminin tedbiren görevden alınarak, yerlerine bir önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin tedbiren iade edilmesi talebini yineledi. Ancak mahkeme, bu ve planlanan olağanüstü kurultayların durdurulması gibi diğer tüm tedbir taleplerini reddetti.
Duruşmaya Damga Vuran “Organize Usulsüzlük” İddiaları
Davanın en sarsıcı bölümü, davacı vekilinin kurultaya ilişkin ortaya attığı iddialar oldu. Avukat Üregen, 4-5 Kasım 2023’teki kurultayda, dönemin tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve mevcut Genel Başkan Özgür Özel koordinasyonunda “organize bir şekilde Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet edildiğini” ve “oylamaya hile karıştırıldığını” öne sürdü.
Üregen, kurultay sonucunu Özgür Özel lehine değiştirmek amacıyla;
-
Delegelere nakit para dağıtıldığı,
-
Çeşitli menfaatler temin edildiği,
-
Delegelerin yakınlarına partide iş imkanı sağlandığı,
-
Belediyelerden usulsüz ihale vaadinde bulunulduğu
gibi çok sayıda usulsüzlük yapıldığını iddia etti. Bu iddiaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir ceza soruşturmasında delillendirildiğini de sözlerine ekledi.
Mahkeme Bilgi ve Belge Toplamaya Devam Edecek
Mahkeme, ara kararında, benzer konulardaki diğer dava dosyalarının ve ceza davasının akıbetinin beklenmesine, ayrıca hem geçmiş hem de planlanan kurultaylara ilişkin delege listeleri ve tutanaklarının CHP Genel Merkezi ile ilgili ilçe seçim kurullarından istenmesine hükmetti.
Finans Hattı Yorum:
CHP Kurultay davasının Ekim ayına ertelenmesi ve bu sırada ortaya atılan ağır iddialar, sadece bir parti içi mesele olmanın çok ötesinde, Türkiye’nin genel siyasi iklimi ve dolayısıyla piyasaların “risk algısı” üzerinde de etkili olan önemli bir gelişmedir.
1. “Belirsizlik” Devam Ediyor: Piyasaların En Sevmediği Şey
Mahkemenin davayı ertelemesi, ana muhalefet partisinin liderliğinin ve yönetiminin meşruiyetine ilişkin hukuki tartışmanın en azından 24 Ekim’e kadar devam edeceği anlamına gelir. Finansal piyasalar, istikrar ve öngörülebilirlik üzerine kuruludur. Ülkenin en büyük ikinci partisinin bu tür bir iç kriz ve hukuki belirsizlikle boğuşması, genel siyasi risk algısını canlı tutan bir unsurdur. Bu durum, Borsa İstanbul üzerinde bir “belirsizlik iskontosu” yaratarak, potansiyel yükselişleri sınırlayabilir.
2. Tedbir Taleplerinin Reddi: “Kısa Vadeli Rahatlama”
Diğer yandan, mahkemenin Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınması gibi radikal tedbir taleplerini reddetmesi, piyasalar için kısa vadeli bir rahatlama anlamına gelir. Böyle bir kararın çıkması, partiyi ve ülkeyi bir anda çok daha derin bir kaosa sürükleyebilirdi. Tedbirlerin reddedilmesi, en azından Ekim ayına kadar mevcut statükonun devam edeceğini göstererek, ani bir siyasi şok riskini ortadan kaldırmıştır.
3. İddiaların Ciddiyeti ve “Siyasi Kredibilite”
Duruşmada ortaya atılan “para dağıtma, ihale vaadi” gibi iddialar, son derece ciddidir. Bu iddiaların bir ceza davasına konu olması, ana muhalefet partisinin kurumsal kredibilitesine ve kamuoyu nezdindeki imajına ciddi zararlar verme potansiyeli taşır. Bu durum, seçmen davranışlarını ve dolayısıyla gelecekteki seçim sonuçlarını etkileyerek, ülkenin uzun vadeli siyasi dengelerini değiştirebilir. İş dünyası ve piyasalar, siyasi istikrarın en önemli unsurlarından biri olan “güçlü ve güvenilir bir muhalefetin” varlığını önemser. Bu tür iddialar, bu güveni sarsmaktadır.
Piyasalar şimdi, 24 Ekim’deki bir sonraki duruşmaya kadar bu hukuki sürecin seyrini ve siyasi yansımalarını yakından izleyecektir. Bu belirsizlik ortamı, piyasalardaki temkinli duruşun bir süre daha devam etmesine neden olabilir.

