BAŞLIK: Bahçeli’den Netanyahu’ya Sert Çıkış: Ahlaki Batışın Göstergesi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden yaptığı bir duyuruda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı sözleri sert bir dille eleştirdi. Bahçeli, Netanyahu’nun açıklamalarını “küstahlık” olarak tanımlayarak, bu tür ifadelerin Türkiye’ye ve milletin iradesine yönelik bir saldırı anlamına geldiğini belirtti.
Bahçeli’den Ağır Eleştiriler
Devlet Bahçeli, açıklamasında şunları dile getirdi:
“İsrail’in sicili kabarık, temel insani hak ve özgürlüklerden nasibini almamış ve demokrasiyi düşman belleyen başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği seviyesiz ve küstah sözler; sadece siyasi bir çıkmazın değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküşün de bir yansımasıdır. Netanyahu’nun mesnetsiz ve dayanaksız ifadelerini; kontrolünü kaybetmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurulu alçakça siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık hissiyatının bir dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz.
Gerçeklikten kopmuş, vicdan muhasebesi bozulmuş, siyasi aklı esir alınmış bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; hedef aldığı kişiyi değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet sorununu gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli söylemlerin iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propaganda taktikleriyle yönü değiştirilecek bir devlet değildir.
Bugün asıl gündeme gelmesi gereken, söyleyenin değil, eylemlerin sorumlusudur.”
Bölgesel Gerilim ve Eleştiriler
Bölgesel ve küresel istikrarsızlıkların giderek arttığı, bölgedeki barış ve güvenlik ortamının Siyonist planlarla baltalanmak istendiği, emperyalist güçlerin bu kanlı ve kirli oyuna destek verdiği bir dönemde, masum sivilleri acımasızca katleden bir terör mekanizmasının Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize ve devletimize yönelik söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktasıdır.
Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğine tehdit oluşturan ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim değişikliği mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkum olmuştur. Şimdi ise dikkatleri dağıtmak için gürültü koparmaktadır.
Barışı ortadan kaldıran, güvenliği bozan, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir hırsızlık düzeni ve ahlaki çöküştür.
İsrail yönetimi, bölgesel barışı baltalayan, uluslararası hukuku hiçe sayan, istikrarsızlığı körükleyen organize bir kriz merkezi haline gelmiştir. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın huzurunu hedef almaktadır.
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde yapılan Netanyahu’nun açıklamaları, siyasetin değil, panik halinin bir ürünüdür.”
Cumhur İttifakı’nın Duruşu
Cumhur İttifakı’nın, Türk milletinin birlik ve düzenini ilke edinen, hiçbir zorluk ve dış etken karşısında boyun eğmeyen, dimdik duran, değişmez ve tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum:
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. Ona yönelik ahlaksız ve hadsiz ifadeler, doğrudan Türk devletinin egemenlik haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik ayakta durmaya devam edecektir. Hiç kimse, Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını örtemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine atamaz.
Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun arkasında; Siyonist terör örgütü liderinin Türkiye’nin artan diplomatik etkisinden, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine dile getirdiği hakikatten ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık yatmaktadır. Meselenin özü budur.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri yok hükmündedir.
Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Devletimizin gücüne ve özgürlük üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelik her türlü sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin karşısındayız.”










