Piyasa Profesyonelleri, Sanayiciler ve Hanehalkı Gelecek Yıla Daha İyimser Bakıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dezenflasyon sürecinin başarısı için en kritik göstergelerden biri olan Sektörel Enflasyon Beklentileri anketinin ağustos ayı sonuçlarını yayımladı. Sonuçlar, ekonominin tüm aktörlerinin gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentilerinde belirgin bir iyileşme olduğunu ortaya koyarak, para politikasının etkinliğine dair bugüne kadarki en güçlü sinyallerden birini verdi.
TCMB tarafından piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı anketleri birleştirilerek oluşturulan verilere göre, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri tüm gruplarda geriledi:
-
Piyasa Katılımcıları (Finansal Sektör): Beklentiler 0,6 puanlık düşüşle %22,8‘e geriledi. Bu, profesyonel piyasa oyuncularının dezenflasyon programına olan güvenini yansıtan en düşük beklenti seviyesi oldu.
-
Reel Sektör (İmalat Sanayi): Beklentiler 1,3 puanlık belirgin bir azalışla %37,7‘ye indi. Bu, üreticilerin maliyet ve fiyatlama baskısının gelecek yıl hafifleyeceğini öngördüğünü gösteriyor.
-
Hanehalkı (Tüketiciler): Beklentiler 0,4 puanlık bir düşüşle %54,1 seviyesine geriledi.
Anketin bir diğer önemli bulgusu ise, gelecek 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranının bir önceki aya göre 1,0 puan artarak %27,6‘ya yükselmesi oldu. Bu durum, kamuoyunda dezenflasyona olan inancın da kademeli olarak arttığına işaret ediyor.
Finans Hattı Yorum:
Ağustos ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri verisi, TCMB’nin yürüttüğü sıkı para politikasının “beklentiler kanalı” üzerinden çalıştığına dair bugüne kadarki en somut kanıtı sunuyor. Bu raporun piyasalar ve ekonomi yönetimi için anlamı büyüktür.
1. Dezenflasyonun En Kritik Bileşeni: “Beklentilerin Çıpalanması”
Bir ekonomide enflasyonla mücadelenin en zorlu kısmı, geleceğe yönelik beklentileri kırmaktır. Çünkü şirketler fiyatlama kararlarını, çalışanlar ise maaş zammı taleplerini gelecekteki enflasyon beklentilerine göre şekillendirir. Tüm aktörlerin beklentilerinin aynı anda düşüşe geçmesi, bu “beklenti çıpasının” hedeflenen yönde sabitlenmeye başladığını gösterir. Bu, dezenflasyon sürecinin kendi kendini besleyen olumlu bir döngüye girme potansiyelini artırır.
2. “Akıllı Para” Liderliği: Piyasa Katılımcılarının Güveni Tam
Ankette en dikkat çekici veri, piyasa profesyonellerinin beklentisinin %22,8’e kadar gerilemiş olmasıdır. Bu seviye, TCMB’nin yıl sonu hedeflerine en yakın beklentidir ve “akıllı para” olarak tabir edilen finansal sektörün, para politikasının başarısına olan inancını tesciller. Bu durum, yabancı yatırımcı algısı ve TL varlıklara yönelik güven için de son derece pozitif bir katalizördür.
3. Hanehalkı Beklentisindeki Katılık ve Kırılma
Hanehalkı beklentisinin %54,1 ile hala yüksek olması şaşırtıcı değildir. Tüketici beklentileri, genellikle geçmişte yaşanan ve markette hissedilen “yaşanmış enflasyondan” daha fazla etkilenir ve daha “yapışkan” bir doğaya sahiptir. Ancak buradaki asıl kritik nokta, beklentinin mutlak seviyesinden çok, düşüş trendine girmiş olması ve enflasyonun düşeceğine inananların oranının artmasıdır. Bu, dezenflasyon mesajının en zor ulaşılan kesim olan halka da yavaş yavaş sirayet etmeye başladığını gösteren bir “kırılma” anıdır.
Sonuç olarak bu veri, TCMB’nin hem politika adımları hem de iletişim stratejisiyle doğru yolda olduğunu teyit etmektedir. Beklentilerdeki bu olumlu seyir devam ettiği sürece, dezenflasyon sürecinin kalıcılığına olan inanç artacak ve bu durum TL varlıkların performansı üzerinde orta ve uzun vadede olumlu bir etki yaratacaktır.
