Gerekçe: Euro Bölgesi’nin en yüksek bütçe açığı ve hükümetin mali disiplini sağlama kapasitesine yönelik artan şüpheler.
Fransa’nın boğuştuğu siyasi ve mali kriz derinleşirken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından da kötü haberler gelmeye devam ediyor. Geçen hafta Fitch’in not indiriminin ardından, bu hafta da Morningstar DBRS Fransa’nın kredi notunu bir basamak düşürerek ülkenin ekonomik görünümüne dair endişeleri artırdı.
Fransa’nın Kredi Notu Karnesi
| Kuruluş | Eski Not | Yeni Not | Görünüm |
| Morningstar DBRS | AA (High) | AA | Durağan (Negatif’ten revize) |
| Fitch (Geçen Hafta) | AA- | A+ | Durağan |
Gerekçe: Mali Hedeflere Ulaşma Riski Yüksek
Morningstar DBRS’den yapılan açıklamada, not indiriminin temel nedeninin, Fransa’nın mali konsolidasyon (bütçe açığını ve borcunu düşürme) planının beklenenden daha yavaş ilerleyeceği ve hedeflere ulaşma konusunda “yüksek uygulama riskleri” taşıdığı yönündeki değerlendirme olduğu belirtildi.
Derecelendirme kuruluşu, Fransa’nın 2024 yılında Euro Bölgesi’nin en büyük bütçe açığını verdiğini ve 2025’te de bu durumu tekrarlamasının muhtemel olduğunu vurguladı. Bu durum, ülkenin kamu maliyesindeki zayıflığı ve siyasi kriz nedeniyle gerekli kemer sıkma politikalarını hayata geçirmekte zorlanacağını gösteriyor.
Not indiriminin ardından ülkenin kredi notu görünümü “negatif”ten “durağan”a revize edildi. Bu, DBRS’nin yeni “AA” notunun mevcut durumu yansıttığını ve kısa vadede yeni bir not indirimi beklemediğini, ancak durumun daha önceki “AA (High)” seviyesinden daha zayıf olduğunu tescillediği anlamına geliyor.
Bu karar, geçen hafta bir diğer büyük kuruluş olan Fitch’in de Fransa’nın notunu “AA-“den “A+”ya düşürmesinin hemen ardından gelmesiyle dikkat çekti.
Finans Hattı Yorumu:
Bu ikinci not indirimi, “Fransa, Avrupa’nın yeni hasta adamı mı?” tartışmalarının artık sadece bir medya manşeti olmadığını, uluslararası finans çevreleri tarafından ciddiye alınan ve fiyatlanan somut bir risk haline geldiğini gösteriyor. Bu, Fransa için son derece endişe verici bir trendin teyididir.
Bu gelişmenin piyasalar üzerindeki potansiyel etkileri şunlardır:
-
Borçlanma Maliyetlerinde Artış: İki büyük kuruluştan peş peşe gelen not indirimleri, yatırımcıların Fransa’nın borcunu geri ödeme kapasitesine olan güveninin azaldığını gösterir. Bu durum, Fransa’nın devlet tahvillerinin (OATs) faizlerini yükseltir ve ülkenin borçlanma maliyetini artırarak mevcut mali krizi daha da derinleştirir. Özellikle Fransa ve Almanya tahvilleri arasındaki faiz farkı (spread), piyasaların yakından izleyeceği bir risk göstergesi olacaktır.
-
Euro Üzerinde Baskı: Euro Bölgesi’nin ikinci en büyük ekonomisinin finansal sağlığına yönelik bu endişeler, doğrudan Euro (EUR/USD) üzerinde satış baskısı yaratma potansiyeli taşır. Güçlü bir Fransa olmadan, güçlü bir Euro’dan bahsetmek zordur.
-
Siyasi Krizin Ekonomik Faturası: Bu not indirimleri, Fransa’daki siyasi felcin ekonomik faturasının ne kadar ağır olduğunun en net kanıtıdır. Cumhurbaşkanı Macron’un parlamentoda bütçeyi geçirecek bir çoğunluğa sahip olmaması, ülkenin ihtiyaç duyduğu mali reformları yapmasını engelliyor. Piyasalar, bu siyasi kilitlenmenin ekonomiyi rehin aldığını görüyor ve buna göre pozisyon alıyor.
DBRS’nin görünümü “durağan”a çekmesi, bu kötü haber içindeki tek küçük olumlu detay. Ancak bu, durumu iyileştirmiyor; sadece yeni ve daha düşük not seviyesinin şimdilik “istikrarlı” olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, Fransa’nın siyasi krizini çözmeden ekonomik krizinden çıkması imkansız görünüyor. Bu durum, sadece Fransa için değil, tüm Avrupa Birliği’nin istikrarı için de bir tehdit oluşturmaya devam ediyor.
