USD44,73
%0.09
EURO52,83
%0.45
GBP60,81
%0.67
BIST14.133,05
%0.53
Petrol97,96
%-1.41
GR. ALTIN6.858,04
%0.65
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
15 Nisan 2026, Çar
  1. Haberler
  2. GENEL HABERLER
  3. İç giyimde üretim ‘rahat’ ve ‘akıllı’ döneme geçiyor

İç giyimde üretim ‘rahat’ ve ‘akıllı’ döneme geçiyor

Türk iç giyim sektörü, küresel rekabeti aşmak için 2025’te akıllı ürün ve niş pazarlara odaklanan yeni bir büyüme stratejisi başlattı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İç Giyimde Yeni Dönem: ‘Akıllı’ Üretim ve Niş Pazarlar

Türkiye iç giyim sektörü, ekonomik çalkantılara ve küresel rekabete karşı “fonksiyonel, rahat ve akıllı” ürünlerle geleceğe hazırlanıyor.

Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektöründeki sıkıntılı süreç, sektörün yaklaşık yüzde 4‘lük paya sahip olan iç giyim sanayini de etkiledi. 2025‘in ilk altı ayında ana sanayideki daralmanın üzerinde bir kayıp yaşayan sektör, yılın sonuna doğru bu kayıpları dengelemeye başladı. İlk çeyrekte durağan bir süreç izleyen sektör, ikinci yarıda küresel riskleri bertaraf etmeyi hedefliyor. Üretiminin yüzde 70‘ini ihraç eden Türkiye iç giyim sanayi, özellikle Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın yaratacağı pazar kayıplarını, niş ürünlere odaklanarak aşmayı planlıyor.

Dijital Dönüşüm ve Yeni Pazar Stratejileri

Sektör, dijital dönüşüm sürecini hızlandırarak daha fonksiyonel, rahat, şık ve akıllı ürünler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu sayede mevcut pazarını korumanın yanı sıra, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika gibi pazarlarda da varlığını derinleştirmeyi hedefliyor. Türkiye İç Giyim Sanayicileri Derneği (TİGSAD) Başkanı Eşref Geyik, 2025 yılında ihracat performansında sınırlı bir gerileme yaşandığını ancak kadın ve kız çocuk iç giyim grubunun lokomotif rolünü sürdürdüğünü belirtti. Erkek grubu ürünlerde ise dalgalı bir seyir izlendiğini ekledi.

Küresel Pazar Dinamikleri ve Rekabet Baskısı

Avrupa Birliği ülkeleri, iç giyim ihracatının ana pazarı olmaya devam ediyor. Bu pazarlarda kalite beklentisine uyum, termin avantajı ve ürün standardizasyonu belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Orta Doğu ve Körfez ülkelerinde ise orta ve üst segmente hitap eden ürün gruplarında talep daha dirençli seyrediyor. İhracatı ayakta tutan temel unsurlar arasında yakın coğrafyaya hızlı teslimat, esnek üretim kabiliyeti ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum yer alıyor.

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın düşük fiyatlı segmentte rekabeti artırması bekleniyor. TİGSAD Başkanı Eşref Geyik, bu rekabet ortamında Türkiye’nin gücünün kalite ve tasarımda saklı olduğunu vurguladı. Küçük parti üretim ve hızlı termin avantajıyla orta ve üst segmentte rekabet gücünün korunacağını belirtti.

2026 Beklentileri: Fonksiyonel ve Akıllı Ürünler

Sektörün 2026 yılı beklentilerinde, küresel değişimlerin yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişim de öne çıkıyor. Yeni dönemde fonksiyonel iç giyim, spor-şık ve günlük rahat ürünler, ısı dengeleyici, vücut değerlerini ölçen akıllı ürünler ve sürdürülebilir malzemeler büyüme dinamiklerini oluşturacak.

Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara karşı Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika alternatif büyüme alanları olarak belirlenirken, ABD pazarı ise özellikle online kanallar üzerinden satılan niş ürünler için radar alınmış durumda.

İthalat Baskısı ve Yerel Üretim Zorlukları

Türkiye’nin güçlü bir iç giyim üreticisi ve ihracatçısı olmasına rağmen, hazır giyim sektöründeki genel ithalat eğilimi iç giyim alt kategorisini de etkiliyor. 2024 ve 2025 yıllarında gözlemlenen ithalat artışları, kur ve maliyet baskılarının bir sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünü zorluyor. Türkiye, özellikle Çin, Bangladeş, İtalya, Gürcistan ve Mısır gibi ülkelerden ithalat yapıyor. Düşük işçilik maliyetleri ve hammadde avantajı bulunan ülkelerin daha uygun fiyatlı ürünleri pazara sunması, ithalatı cazip hale getiriyor.

Geçen yılın ilk yarısında ithalat baskısının arttığı iç giyim sektöründe bu eğilimin 2026 yılına sarkması bekleniyor. Özellikle düşük fiyatlı ithal ürünlerdeki artış eğilimi, standart ürün gruplarında yerli üreticiler üzerinde ciddi bir marj baskısı yaratıyor. Sektörün dış ticaret dengesini koruyabilmesi için menşe, kalite ve standart denetimlerinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.

Küresel Pazar Büyüklüğü ve Türkiye’nin Yeri

Küresel iç giyim pazarının hacminin 2025 sonunda 99.23 milyar dolara ulaşması tahmin ediliyor. 2033 yılına kadar bu hacmin yaklaşık 147 milyar dolara, hatta bazı araştırmalara göre 151 milyar dolara çıkması bekleniyor. Pazarın sürükleyicisi kadın iç giyim olacak; 2024‘te 44.92 milyar dolar olan küresel kadın iç giyim pazarının, 2025‘te 48.59 milyar dolara, 2032‘ye kadar da 53.99 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Dünya iç giyim ihracatında ilk üç sırayı Çin, Bangladeş ve Vietnam alırken, Türkiye 10’unculuğu zorluyor. ABD’nin iç giyim tedarikçileri arasında Türkiye 15. sırada yer alıyor. Dünya iç giyim ithalatında ise Türkiye 54 veya 58. sıralarda yer alarak yerel üretimdeki gücünü koruyor.


Finans Hattı Yorum:

Türkiye iç giyim sektörünün, hazır giyimdeki genel ekonomik zorluklara ve küresel rekabet baskısına rağmen stratejik bir dönüşüm içinde olduğu görülüyor. Özellikle Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın yaratacağı fiyat rekabeti, sektörün ana pazarlarındaki konumunu etkileme potansiyeli taşıyor. Ancak, sektörün “niş üretim”, “kalite ve tasarım” gibi güçlü yönlerini ön plana çıkararak bu baskıyı aşma stratejisi, uzun vadede sürdürülebilirlik açısından olumlu bir işaret.

Dijital dönüşümün hızlandırılması ve “akıllı”, “fonksiyonel” ürünlere odaklanılması, küresel pazar trendleriyle uyumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu, özellikle genç ve teknolojiye yatkın tüketici segmentlerinde yeni fırsatlar yaratabilir. Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika gibi yeni pazarlara yönelme ve ABD pazarında online kanalları hedefleme stratejisi, pazar çeşitliliğini artırarak küresel dalgalanmalara karşı bir tampon görevi görebilir.

İthalat baskısının devam etmesi ve özellikle düşük fiyatlı ürünlerin yerel üreticiler üzerindeki marj baskısı, sektörün önündeki en önemli zorluklardan biri olmaya devam edecek. Bu noktada, TİGSAD Başkanı Eşref Geyik’in de belirttiği gibi, menşe, kalite ve standart denetimlerinin güçlendirilmesi, hem yerli üretimin korunması hem de uluslararası pazarda Türkiye’nin itibarının sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor. Küresel iç giyim pazarının öngörülen büyüme potansiyeli, doğru stratejilerle uygulandığında Türkiye için önemli bir fırsat alanı sunmaktadır. Sektörün, kaliteye odaklanarak ve teknolojik yenilikleri benimseyerek bu büyümeden pay alması mümkündür.

İç giyimde üretim ‘rahat’ ve ‘akıllı’ döneme geçiyor
+ - 0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir