Güçlü Büyüme TCMB’yi “Daha Temkinli” Faiz İndirimine İtebilir
Hollanda merkezli küresel finans devi ING, bugün açıklanan ve beklentileri aşan ikinci çeyrek büyüme verilerinin ardından Türkiye ekonomisine yönelik 2025 yılı GSYH büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Banka, daha önce %2,7 olarak öngördüğü yıllık büyüme beklentisini %3,3‘e yükseltti. Ancak ING, bu güçlü performansın Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsünde daha temkinli adımlar atmasına neden olabileceği uyarısında da bulundu.
TÜİK tarafından bugün açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda %4,8, bir önceki çeyreğe göre ise %1,6 büyüyerek piyasa beklentilerini aşmıştı.
ING tarafından yayımlanan değerlendirme notunda, ikinci çeyrek verilerinin hem yıllık hem de çeyreklik büyümede belirgin bir ivmelenme gösterdiği ve “çeyreklik momentumda yavaşlama beklentilerini altüst ettiği” belirtildi.
“Merkez Bankası Daha Temkinli Olabilir”
Notta, bu güçlü performansın Türkiye’nin 2025 yılı büyüme görünümüne yönelik “yukarı yönlü risklere” işaret ettiği vurgulanırken, madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekildi: “Ancak, beklenenden daha güçlü bu performans, merkez bankasını faiz indirimlerine daha temkinli yaklaşmaya sevk edebilir.“
ING, iç talepteki bu dayanıklılık göz önüne alındığında, 2025 yılı için tam yıllık GSYH büyüme tahminini %3,3’e yükselttiklerini yineledi.
Finans Hattı Yorum:
ING’nin bu revizyonu, Türkiye ekonomisine dair son dönemde oluşan pozitif algıyı pekiştirirken, aynı zamanda para politikasının geleceğine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
1. “Yumuşak İniş”ten “Dirençli Büyüme”ye: ING’nin tahminini %3,3 gibi uluslararası standartlara göre oldukça güçlü bir seviyeye çekmesi, Türkiye ekonomisine dair senaryonun “kontrollü yavaşlama” veya “yumuşak iniş”ten, “dirençli ve güçlü büyüme” senaryosuna doğru evrildiğini gösteriyor. Bu, özellikle Borsa İstanbul’daki şirketlerin ciro ve kârlılık beklentileri için pozitif bir gelişmedir.
2. Büyüme-Enflasyon İkilemi ve TCMB’nin “İnce Ayarı”: Raporun en kritik noktası, güçlü büyümenin TCMB üzerindeki potansiyel etkisidir. Merkez Bankası, bir yandan dezenflasyonu sağlamak için talebi soğutmaya çalışırken, diğer yandan ekonomiyi resesyona sokmaktan kaçınmak istiyor. İkinci çeyrekteki güçlü büyüme, “talebin yeterince soğumadığı” ve dolayısıyla enflasyonist baskıların devam edebileceği endişesini beraberinde getirir.
Bu durum, TCMB’nin 11 Eylül’deki toplantısında faiz indirimi yapma ihtimalini ortadan kaldırmaz, ancak indirimin boyutu konusunda daha temkinli davranmasına neden olabilir. Piyasaların beklediği 200-300 baz puanlık bir indirim yerine, daha sınırlı (örneğin 100-150 baz puan) bir adım atılması veya karar metninde “daha şahin” ifadeler kullanılması gibi olasılıklar masaya gelebilir.
3. Yatırımcı İçin Anlamı: ING’nin bu raporu, yatırımcılar için iki yönlü bir mesaj içeriyor. Bir yandan, ekonominin genel sağlığına ve şirketlerin büyüme potansiyeline dair artan bir iyimserlik var. Diğer yandan ise, para politikasındaki gevşemenin piyasaların beklediğinden daha yavaş ve daha kademeli olabileceğine dair bir uyarı bulunuyor. Bu durum, özellikle faiz indirimlerinden en çok fayda sağlaması beklenen sektörlerdeki beklentilerin bir miktar törpülenmesine neden olabilir. Piyasalar, büyüme ve dezenflasyon arasındaki bu hassas dengeyi fiyatlamaya devam edecektir.

