Müzakereler Çöktü, Binlerce Uçuş İptal Riskiyle Karşı Karşıya
Avrupa’nın en büyük havayolu gruplarından biri olan Lufthansa’da, pilotlar ile yönetim arasındaki ipler kopma noktasına geldi. Almanya’nın güçlü pilot sendikası Vereinigung Cockpit (VC), şirketle yürütülen emeklilik planı görüşmelerinin çökmesinin ardından, grev oylaması için süreci başlattığını duyurdu. Sendikanın 4.800 pilotu kapsayan bu hamlesi, yaz sonu seyahat döneminde Avrupa genelinde binlerce uçuşun iptal edilmesi ve milyonlarca yolcunun mağdur olması riskini gündeme getirdi.
VC sendikası, üyelerine gönderdiği mektupta, Lufthansa’nın mesleki emeklilik ve geçiş hükümleri (erken emeklilik koşulları) konusunda “esaslı bir teklif sunmadığını” belirterek müzakere masasını terk etti. Sendika şimdi, grev kararı almak için kendi yönetim kurulundan izin isteyecek.
Lufthansa yönetimi ise anlaşmazlıkla ilgili henüz bir yorum yapmadı. En son 2022 yılında gerçekleşen ve bir gün süren VC pilot grevi, havayolunun operasyonlarını felç etmiş ve şirkete on milyonlarca Euro’ya mal olmuştu.
Anlaşmazlığın Kökü “Yeni Nesil” Havayolları
Mevcut krizin temelinde, Lufthansa Grubu’nun son yıllarda kurduğu ve daha esnek ve daha düşük maliyetli ücret koşullarıyla faaliyet gösteren City Airlines ve Discover gibi yeni iştirakleri yatıyor. Pilot sendikası VC ve kabin ekibi sendikası UFO, Lufthansa’nın uçuşları ve pilotları bu yeni ve daha az güvenceli şirketlere kaydırarak, 2017’de imzalanan ve pilotların haklarını koruyan ana toplu iş sözleşmesini “delmeye” çalıştığını savunuyor.
Durumu daha da karmaşıklaştıran ise, rakip sendika Verdi’nin, VC ve UFO’yu dışlayarak Lufthansa ile kısmi anlaşmalar imzalaması oldu. Bu durum, sendikalar arasında da bir rekabet yaratarak, grup genelinde daha geniş çaplı ve koordinasyonsuz iş anlaşmazlıkları yaşanma ihtimalini artırıyor.
Finans Hattı Yorum:
Lufthansa’da patlak veren bu grev tehdidi, sadece bir işçi-işveren anlaşmazlığı değil, aynı zamanda Avrupa havacılık sektörünün yapısal dönüşüm sancılarının ve rekabet baskısının bir yansımasıdır.
1. “Eski” ve “Yeni” Arasındaki Savaş: Bu kriz, özünde geleneksel, yüksek maliyetli ve güçlü sendikal haklara sahip “miras havayolları” (legacy carriers) modeli ile, daha esnek, daha düşük maliyetli ve daha az sendikalı “yeni nesil” havayolu modeli arasındaki bir savaştır. Lufthansa yönetimi, Ryanair ve EasyJet gibi düşük maliyetli rakiplerle rekabet edebilmek için maliyetlerini düşürmek zorunda olduğunu savunurken, pilotlar kazanılmış haklarının ve iş güvencelerinin erozyona uğratılmasına karşı çıkıyor.
2. Domino Etkisi Riski: Lufthansa, Avrupa havacılık ekosisteminin merkezindedir. Frankfurt ve Münih gibi devasa aktarma merkezlerindeki (hub) olası bir pilot grevi, sadece Lufthansa’nın kendi uçuşlarını değil, aynı zamanda Star Alliance üyesi diğer havayollarının (Türk Hava Yolları, United, Air Canada vb.) bağlantılı uçuşlarını da etkileyerek bir “domino etkisi” yaratabilir. Bu, tüm Avrupa hava sahasında ciddi bir kaosa yol açma potansiyeli taşır.
3. Finansal Etkiler ve Yatırımcı İçin Anlamı:
-
Doğrudan Maliyet: Grevin gerçekleşmesi durumunda, Lufthansa (LHA.DE) için bunun anlamı; iptal edilen uçuşlar nedeniyle kaybedilen gelir, yolculara ödenen tazminatlar ve grev süresince yapılan sabit operasyonel giderlerdir. Bir günlük bir grevin bile maliyeti on milyonlarca Euro’yu bulabilir.
-
İtibar Kaybı: Daha da önemlisi, grevler şirketin marka imajına ve müşteri güvenine kalıcı hasar verir. Uçuşu iptal olan bir yolcu, gelecekte başka bir havayolunu tercih etme eğiliminde olabilir.
-
Hisse Performansı: Grev tehdidi, Lufthansa hisseleri üzerinde doğrudan bir baskı unsuru oluşturur. Belirsizlik ortadan kalkana kadar hisse senedinin dalgalı bir seyir izlemesi ve sektördeki diğer havayollarına göre negatif ayrışması beklenebilir.
Piyasalar şimdi, grev oylamasından çıkacak sonucu ve tarafların son bir uzlaşma arayışına girip girmeyeceğini yakından takip edecek. Ancak mevcut tablo, Avrupa havacılığında “türbülanslı” bir dönemin kapıda olduğunu gösteriyor.
