“Müziğin Aydınlığı, Işığın Sesi” mottosuyla iki yıl önce sanatseverlerle buluşan ve o günden bu yana hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada dikkat çeken Musicandles projesi, sanatın evrensel dilini mum ışığının büyüsüyle birleştiriyor. St. Antuan Kilisesi, Binbirdirek Sarnıcı, Londra Westminster Chapel ve St. Mary’s Kilisesi gibi ikonik tarihi mekanlarda gerçekleştirdikleri performanslarla adından söz ettiren topluluk, Kadınlar Günü’ne özel hazırladıkları repertuvarla yarın akşam Deniz Müzesi’nde sahne alacak.
Sanatın ve Tarihin Buluşma Noktası: Musicandle Concerts
Viyola sanatçısı Özlem Sevil tarafından kurulan Musicandle Concerts, 60’ın üzerinde kapalı gişe konsere imza atarak büyük bir başarı yakaladı. Klasik batı müziğinin devleri Mozart, Albinoni, Albeniz, Handel, Bizet, Verdi ve Ravel’in eserlerini; Türk besteleri, unutulmaz film müzikleri ve sevilen tangolarla harmanlayan grup, izleyicilere alışılmışın dışında bir atmosfer sunuyor. Mumlarla aydınlatılan sahnede dörtlüye zaman zaman konuk solistler, bale ve modern dans sanatçıları da eşlik ediyor.
Topluluğun kadrosu şu isimlerden oluşuyor:
- Ayşe Birden: Keman
- Aycan Küçüközkan: Keman
- Özlem Sevil: Viyola (Kurucu)
- Funda Altun: Çello
Özlem Sevil ile Müziğin Büyüsü Üzerine
Musicandle Concerts’in kurucusu Özlem Sevil, projenin ardındaki felsefeyi, mekanların müziğe etkisini ve Kadınlar Günü konserinin detaylarını paylaştı.
Mum Işığının Yarattığı Derinlik
Projenin çıkış noktasını anlatan Sevil, müziği sadece dinlenen değil, “hissedilen bir deneyime” dönüştürme arzusunda olduklarını belirtti. Tarih boyunca insanları bir araya getiren en yalın ışık kaynağı olan mumu müzikle buluşturduklarını ifade eden Sevil, atmosferi şu sözlerle tarif etti:
“Mum ışığında konser bambaşka bir deneyim. Klasik bir sahne düzeninde ışık daha nettir, her şey görünürdür. Ama mum ışığında görünenden çok hissedilen vardır. Seyircilerimiz müziği sadece dinlemiyorlar, gerçekten yaşıyorlar. Ortam daha sakin, daha samimi, daha zamansız bir hale geliyor. Biz sahnede bunu çok net hissediyoruz; alkıştan önce gelen o derin sessizlik aslında en güçlü bağın kurulduğu an oluyor.”
Mekan, Müziğin Eşlikçisi
İstanbul’dan Londra’ya uzanan konser serüveninde mekanların sadece bir sahne olmadığını vurgulayan Sevil, her yapının kendi hafızası ve akustiği olduğunu dile getirdi. İstanbul St. Antuan Kilisesi, Binbirdirek Sarnıcı, Zorlu Platinum Sahnesi, İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi gibi yerlerde sahne aldıklarını belirten sanatçı, şunları ekledi:
“Mekân sadece bir sahne değil; müziğin en önemli eşlikçilerinden biri. Yüksek tavanlar, taş duvarlar, yüzyılların izini taşıyan detaylar… Tüm bunlar çaldığımız eserlere farklı bir karakter katıyor. Biz de sahnede mekânın ruhuna göre çalıyoruz aslında.”
Evrensel Bir Dil ve Gelecek Hedefleri
Londra’da gördükleri yoğun ilginin Musicandle’ın evrensel bir dile sahip olduğunu kanıtladığını söyleyen Sevil, her yeni şehir ve sahnenin kendileri için yeni bir hikaye anlamına geldiğini belirtti. Amaçlarının sadece çalmak değil, doğru atmosferi kurabildikleri alanlarda bulunmak olduğunun altını çizdi.
7 Mart Kadınlar Günü Özel Konseri
Sevil, 7 Mart‘ta gerçekleştirecekleri konserin kendileri için çok özel olduğunu vurguladı. Repertuvar seçiminde duygu ve bütünlüğü ön planda tuttuklarını belirten sanatçı, geceye dair şu ipuçlarını verdi:
“O gece repertuvarımızda kadının zarafetini, gücünü, inceliğini ve ilham veren yanını yansıtan eserlere yer vereceğiz. Daha duygusal, daha naif ama aynı zamanda güçlü bir akış planladık. Mum ışığının sıcaklığıyla birleşen bu repertuvarın, izleyiciler için unutulmaz bir akşam olacağına inanıyoruz. Kadının varlığını ve emeğini müzikle selamlayacağımız çok anlamlı bir gece olacak.”
Kültür Sanat Gündeminden Diğer Başlıklar
Tiyatro: “Şakkadanak” ile Modern Hayatın Sorgulanması
Burcu Reşit’in yazıp yönettiği, Cansu Tekoluk ve Sercan Er’in rol aldığı Şakkadanak oyunu, bu akşam saat 21.00’de Mayor Sahne’de izleyiciyle buluşuyor. Oyun, bir düğün davetiyle hayatları değişen Nazan ve Mehmet üzerinden toplumsal baskıları, ailevi beklentileri ve modern hayatın zorluklarını ele alıyor. “Hayatta kalma mücadelesi”ni özellikle kadın perspektifinden yeniden tanımlayan eser, “Okulu bitir, işe gir, evlen, çocuk yap. Bu mu mutlu hayat döngüsü?” sorusuna yanıt arıyor.
Sinema: 32. İFSAK Kısa Film Festivali
Türkiye’nin en köklü kısa film organizasyonlarından biri olan İFSAK Kısa Film Festivali, 32. kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında gösterimler, söyleşiler ve atölye çalışmaları ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
| Etkinlik Detayı | Bilgi |
|---|---|
| Tarih | 9-15 Mart 2026 |
| Mekanlar | İFSAK, Beyoğlu Sineması, Sahne Pulchérie, Metrohan, Sismanoglio Megaro, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi |
| İçerik | Ulusal yarışma finalistleri, uluslararası kısa filmler, belgeseller, masterclasslar |
| Ücret | Ücretsiz |

