Kasım ayında pazar %10 büyürken, 10 yıllık ortalamanın %50 üzerine çıkıldı; benzinli araçlar liderliğini korusa da hibrit ve elektrikli modellerin yükselişi sürüyor.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), sektörün merakla beklediği Kasım ayı verilerini açıkladı. Veriler, yüksek faiz ortamına ve krediye erişim zorluklarına rağmen otomotiv talebinin canlılığını koruduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,16 oranında artarak 1.176.780 adet olarak gerçekleşti.
Yılın ilk 11 ayında otomobil satışları geçen yıla göre %10,96 artışla 938.177 adede, hafif ticari araç pazarı ise %7,13 artışla 238.603 adede ulaştı.
Kasım Ayında 10 Yıllık Ortalamaya Fark Atıldı
2025 yılı Kasım ayı özelinde bakıldığında pazar, geçen yılın aynı ayına göre %9,82 büyüyerek 132.984 adet oldu. Bu dönemde otomobil satışları %10,78, hafif ticari araç satışları ise %6,38 arttı. Verilerin en dikkat çekici yanı ise tarihsel ortalamalarla olan kıyaslaması oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Kasım ayı ortalama satışlara göre %50,6 oranında artış gösterdi.
Elektrikli ve Hibrit Araçların Payı Hızla Artıyor
Pazarın motor tipine göre dağılımında radikal değişim devam ediyor. Benzinli otomobiller 442.650 adetle %47,2 pay alarak liderliğini sürdürse de, alternatif yakıtlı araçların yükselişi dikkat çekiyor. Hibrit otomobil satışları %26,9, elektrikli otomobil satışları ise %17,8 paya ulaştı. Bir zamanların hakimi olan dizel otomobillerin payı ise %7,4’e kadar geriledi.
Segment bazında ise vergi avantajı olan düşük vergi dilimindeki araçlar (A, B ve C segmenti) pazarın %82,7’sini oluşturdu. En çok tercih edilen segment %55,7 pay ile C segmenti (522.853 adet) oldu.
Finans Hattı Yorumu:
ODMD’nin açıkladığı Kasım ayı verileri, otomotiv sektörünün makroekonomik sıkılaşmaya karşı gösterdiği olağanüstü direnci kanıtlıyor. Kredi faizlerinin yüksek, finansman imkanlarının kısıtlı olduğu bir ortamda pazarın 10 yıllık ortalamanın %50 üzerinde performans sergilemesi, otomobilin Türkiye’de hala bir “yatırım aracı” ve “enflasyondan korunma limanı” olarak görüldüğünü teyit ediyor. Ayrıca, yıl sonu kampanyalarının (Togg örneğinde olduğu gibi) talebi canlı tutmada etkili olduğu görülüyor.
Motor tiplerindeki değişim ise yapısal bir dönüşümü işaret ediyor. Elektrikli araçların (EV) pazar payının %17,8’e ulaşması ve hibritlerle birlikte pazarın neredeyse yarısını (%44,7) oluşturması, Türk tüketicisinin yeni teknolojilere adaptasyon hızının Avrupa ortalamalarıyla yarışır hale geldiğini gösteriyor. Dizel motorun %7’lere düşmesiyle “dizel devrinin” resmen kapandığını söylemek mümkün. 2025’in 1,2 milyon adedin üzerinde rekor bir seviyeyle kapanması artık kesinleşmiş görünüyor; asıl soru, 2026’da beklenen ekonomik soğumanın bu talebi ne kadar baskılayacağı olacak.
