İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik sert tehditleri ve askeri saldırı imaları üzerine Amerikan halkına hitaben kapsamlı bir açık mektup kaleme aldı. Pezeşkiyan mektubunda, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişiminden bölgesel gerilimlere kadar pek çok kritik noktaya değinirken, İran’ın jeopolitik ve siyasi duruşunu detaylandırdı. Mektubunda İsrail’in ABD’yi bölgede bir vekil güç olarak kullandığını ileri süren Pezeşkiyan, Tel Aviv’in asıl amacının dünya kamuoyunun dikkatini Gazze’deki suçlardan uzaklaştırmak olduğunu iddia etti.
İran’ın Tarihsel Duruşu ve Barış Vurgusu
Pezeşkiyan, mektubunda İran’ın binlerce yıllık köklü geçmişine vurgu yaparak, ülkesinin modern tarihinde hiçbir zaman yayılmacı veya sömürgeci bir politika izlemediğini belirtti. İran halkının ABD, Avrupa ve komşu coğrafyalarla bir düşmanlığı olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı, halkın dış müdahaleler ile sivil toplumları birbirinden ayırdığını dile getirdi. Pezeşkiyan, “Halkımız, ABD, Avrupa ve komşu ülkeler dahil olmak üzere diğer uluslara karşı hiçbir düşmanlık beslemiyor. Tarihi boyunca tekrar eden yabancı müdahaleler ve baskılara rağmen, İranlılar hükümetler ile yönetilen halklar arasında net bir ayrım yapmayı sürdürmüştür. Bu, İran kültüründe ve kolektif bilinçte derin köklere sahip bir prensiptir, geçici bir siyasi tavır değil” ifadelerini kullandı.
“Yapay Tehdit Algısı ve Silah Endüstrisi”
İran’ın bir tehdit olarak lanse edilmesinin arkasında ekonomik ve siyasi çıkarların yattığını savunan Pezeşkiyan, silah sanayisini ayakta tutmak için yapay düşmanlar yaratıldığını öne sürdü. Cumhurbaşkanı, “Böyle bir algı, güçlülerin siyasi ve ekonomik kaprislerinin ürünüdür. Baskıyı haklı çıkarmak, askeri üstünlüğü sürdürmek, silah endüstrisini canlı tutmak ve stratejik pazarları kontrol etmek için bir düşman oluşturma ihtiyacı. Böyle bir ortamda mevcut bir tehdit yoksa uydurulur” değerlendirmesinde bulundu.
Tarihsel Kırılmalar: 1953 Darbesi ve Güvensizlik
İki ülke arasındaki bağların başlangıçta düşmanca olmadığını ancak 1953 darbesinin bir dönüm noktası olduğunu belirten Pezeşkiyan, ABD’nin bu müdahalesinin İran’ın demokratik sürecini bozduğunu savundu. Saddam Hüseyin’e verilen destek ve uygulanan kapsamlı yaptırımların İran halkı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeken Pezeşkiyan, müzakereler sürerken yapılan askeri saldırıların güvensizliği derinleştirdiğini vurguladı.
| Konu Başlığı | Pezeşkiyan’ın İddia ve Tespitleri |
|---|---|
| Saldırganlık Geçmişi | İran modern tarihinde hiçbir zaman savaş başlatmamıştır. |
| ABD ile İlişkiler | Başlangıçta dostane; 1953 darbesi ve Şah desteğiyle bozulan güven. |
| Askeri Strateji | Eylemler sadece meşru nefsi müdafaaya dayanan ölçülü karşılıklardır. |
| İsrail’in Rolü | ABD’yi vekil güç olarak kullanıp dikkati Gazze’den uzaklaştırma çabası. |
İsrail’in Bölgesel Manipülasyonu ve “Önce Amerika” Eleştirisi
Pezeşkiyan, İsrail’in “İran tehdidi” uydurarak Amerikan kaynaklarını ve askerlerini kendi gayrimeşru çıkarları için kullandığını savundu. “İsrail’in İran tehdidini uydurarak, küresel dikkati Filistinlilere yönelik suçlarından uzaklaştırmaya çalışmaması değil midir? İsrail’in gayrimeşru çıkarlarını kovalamak amacıyla yanılgılarının yükünü İran’a, bölgeye ve ABD’nin kendisine yükleyerek İran ile son Amerikalı asker ve son Amerikan vergi dolarına kadar savaşmayı hedeflediği açık değil midir?” sorusunu yönelten İran Cumhurbaşkanı, ABD hükümetinin “Önce Amerika” söyleminin gerçekliğini sorguladı.
Mektubunun sonunda dünyanın bir yol ayrımında olduğunu belirten Pezeşkiyan, çatışma yolunun artık her zamankinden daha maliyetli ve anlamsız hale geldiğini ifade etti. Trump’ın “İran’ı taş devrine döndüreceğiz” ifadelerine de sert tepki gösteren Pezeşkiyan, “Masum çocukların katledilmesi, kanser tedavi tesislerinin yok edilmesi veya bir ülkeyi ‘taş devrine’ bombalamaktan övünmek, ABD’nin küresel itibarını daha da zedelemekten başka ne işe yarıyor?” dedi. İran’ın binlerce yıllık tarihinde pek çok işgalciye karşı koyduğunu hatırlatan Pezeşkiyan, ülkesinin bugün de güçlü bir şekilde ayakta durduğunu sözlerine ekledi.

