Sanayi ve teknoloji hisselerindeki satış baskısı derinleşirken, altın fiyatlarında %5’i aşan sert düzeltme, döviz kurlarında ise sınırlı yükseliş kaydedildi.
Borsa İstanbul’da BİST100 endeksi, haftalık bazda yüzde 2,68 değer kaybederek haftayı 12.698,19 puan seviyesinden kapattı. Hafta içinde oldukça geniş bir bantta dalgalanan endeks, en yüksek 13.168,16 puanı test etse de, küresel risk iştahındaki azalma ve jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle en düşük 12.601,60 puana kadar geriledi. Sektörel bazda en büyük yarayı yüzde 2,86 kayıpla sanayi endeksi alırken; mali endeks %1,63, teknoloji endeksi %1,97 ve hizmetler endeksi %1,06 oranında geri çekildi.
Hisse bazlı performanslarda yüzde 52,69 primle Ral Yatırım Holding haftanın açık ara en çok kazandıranı olurken, onu Tekfen Holding ve Astor Enerji takip etti. Madalyonun öbür yüzünde ise Reeder Teknoloji, yüzde 20,04’lük kaybıyla haftanın en çok kaybettireni olarak kayıtlara geçti. Piyasa değeri açısından 1 trilyon 508 milyar lirayı aşan büyüklüğüyle ASELSAN, Türkiye’nin en değerli şirketi unvanını pekiştirerek Enka İnşaat ve Garanti BBVA’nın önünde liderliğini sürdürdü.
Yatırım araçları cephesinde ise altın yatırımcısı için oldukça sarsıcı bir hafta geride kaldı. 24 ayar külçe altının gram fiyatı yüzde 5,40 gibi keskin bir düşüşle 6 bin 343 liraya gerilerken, çeyrek altın 10 bin 625 lira seviyesine indi. Döviz piyasasında ise altına zıt bir seyirle sınırlı ama kararlı bir yükseliş izlendi; ABD Doları 44,46 TL, Avro ise 51,30 TL seviyelerine tırmandı. İngiliz sterlini ve İsviçre frangı da haftayı primli kapatan diğer para birimleri oldu.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un haftalık performansı, yatırımcıların “riskten kaçış” moduna geçtiğini ve likiditeyi daha defansif alanlara kaydırdığını net bir şekilde gösteriyor. Özellikle sanayi ve teknoloji endekslerindeki %2-3 bandındaki düşüşler, küresel büyüme endişeleri ve artan enerji maliyetlerinin bilançolar üzerindeki baskısının önceden fiyatlandığına işaret ediyor. ASELSAN’ın 1,5 trilyon liralık piyasa değeriyle rakiplerine devasa bir fark atması, jeopolitik gerilimlerin yaşandığı dönemlerde savunma sanayii hisselerinin “güvenli liman” algısını nasıl pekiştirdiğinin en somut kanıtıdır.
Altın fiyatlarında gözlenen yüzde 5,40’lık sert geri çekilme, ons altın bazlı bir kâr realizasyonunun veya Orta Doğu’da Trump’ın “10 günlük mola” açıklamasıyla azalan jeopolitik risk priminin bir yansıması olarak okunabilir. Ancak döviz kurlarındaki (USD ve EUR) istikrarlı yükseliş, yurt içinde enflasyonist beklentilerin ve döviz talebinin hala diri olduğunu kanıtlıyor. Finansal açıdan bakıldığında; altından çıkan likiditenin bir kısmının döviz tevdiat hesaplarına veya mevduata yönelmiş olması muhtemeldir.
Hisse bazlı hareketlerde Ral Yatırım Holding’in %52’lik yükselişi spekülatif bir ivmeye işaret ederken, Reeder ve Efor Yatırım gibi kağıtlardaki %18-20’lik kayıplar, yatırımcıların yüksek beta değerli (oynaklığı yüksek) hisselerden hızla uzaklaştığını gösteriyor. Gelecek hafta için piyasalar, 12.600 desteğinin üzerinde kalınıp kalınmayacağını ve altındaki bu sert düşüşün bir “tepki alımı” doğurup doğurmayacağını yakından izleyecektir. Dolar/TL’nin 44,50 sınırına dayanması, ihracatçı şirketler için bir miktar rekabet avantajı yaratsa da, ithal girdi maliyetleri üzerinden sanayi endeksi üzerinde baskı kurmaya devam edebilir.

