NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Belçika‘nın başkenti Brüksel‘de gerçekleştirilen NATO Savunma Bakanları Toplantısı‘nın ardından yaptığı açıklamalarda, ittifakın savunma ve caydırıcılık stratejilerinde köklü bir dönüşüm yaşadığını vurguladı. Toplantının atmosferini daha önceki tüm NATO buluşmalarından farklı olarak nitelendiren Rutte, üye ülkelerin savunma harcamaları ve Ukrayna‘ya destek konusundaki kararlılıklarını yineledi.
Savunma Harcamalarında Hedefler ve Gerçekleşmeler
Geçtiğimiz yıl haziran ayında Hollanda‘nın Lahey kentinde düzenlenen zirveyi hatırlatan Rutte, müttefiklerin GSYH’nin yüzde 5’inin savunmaya ayrılması yönündeki taahhütlerine sadık kaldıklarını belirtti. Genel Sekreter, bu konuda somut kanıtların ortada olduğunu ifade ederek şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı:
“Fakat aynı zamanda bugün NATO’da gerçek bir zihniyet değişimi yaşandığına şahit olduk. Bir birlik vizyonu ve NATO dahilinde çok daha güçlü bir Avrupa savunması.”
Rutte, durumun aciliyetinin tüm üyelerce anlaşıldığını ve yatırımların bu doğrultuda şekillendiğini belirterek, bazı ülkelerin performansına dikkat çekti:
| Ülke / Bölge | Yatırım ve Hedef Durumu |
|---|---|
| Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya | Yatırım hedeflerine takvimden on yıl önce ulaştılar veya aştılar. |
| Almanya | Yatırımlarını birkaç yıl öncesine kıyasla iki kat artırma yolunda ilerliyor. |
Ukrayna’ya Destek ve PURL Girişimi
Müttefiklerin Ukrayna‘yı desteklemeye devam ettiğini vurgulayan Rutte, bu desteğin özellikle Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi (PURL) girişimiyle sağlandığını belirtti. Bu sistem sayesinde Avrupalı müttefiklerin sağladığı finansman, Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu stratejik Amerikan silahlarının tedarikinde kullanılıyor.
Kiev ziyaretinde Başkan Zelenskiy ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Rutte, şu ifadeleri kullandı:
- “Ukrayna daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.”
- “NATO Ukrayna’nın yanındadır. Güvenliğimiz birbirine bağlıdır.”
- “Hepimiz bu acımasız savaşın, adil ve kalıcı bir şekilde sona ermesini istiyoruz.”
Finansman konusunda bir sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağı ve AB‘nin 90 milyar euroluk kredisinin kullanılıp kullanılmayacağı yönündeki bir soruya ise Rutte, “Paranın tam olarak nereden geleceği ve hangi kalemden karşılanacağı konusunu bana bırakın. Paranın hazır olmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Bunu yapmak için yeterli parayı da bulacağız” yanıtını verdi ve hayati ABD ekipmanı akışının süreceğinden emin olduğunu ekledi.
ABD ile İlişkiler ve Transatlantik Bağlar
Basın toplantısında ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth‘in yokluğu gündeme geldi. Rutte, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesine odaklanmasına rağmen NATO ittifakına “sağlam bir biçimde demirlemiş” olduğunu söyledi. Rutte, “Bugün gördüğümüz şey, ABD’nin tamamen demirlenmiş olduğu bir NATO’dur” diyerek, Avrupa’nın Kanada ile birlikte daha fazla liderlik rolü üstlendiği güçlü bir transatlantik yapıya işaret etti.
İttifak İçi Demokrasi ve Bölgesel Güvenlik
ABD‘nin Grönland üzerindeki toprak talebi sonrası yaşanan gerginliklerin sorulmesi üzerine Rutte, NATO’nun özgür medyaya sahip demokrasilerden oluşan bir koalisyon olduğunu hatırlattı. Rutte, “Bu da NATO dahilinde tartışma ve görüş ayrılıklarının yaşanabileceği manasına gelir. Bu konuda bir endişem yok” diyerek ittifakın bir iki yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu savundu.
Bosna Hersek konusundaki “güvenlik boşluğuna izin verilmeyeceği” sözlerine açıklık getiren Rutte, mesajını şu sözlerle pekiştirdi:
“NATO, Bosna Hersek’te bir güvenlik boşluğunu asla kabul etmeyecektir. Bunun manasını biraz muğlak bırakıyorum zira ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bunun gerçek ve olumlu olduğunu da garanti ediyorum.”
Son olarak Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius‘un NATO’nun “daha Avrupalı” olması gerektiği yönündeki yorumuna katıldığını belirten Rutte, Kuzey Amerika ve Avrupa birlikteliğinin süreceğini ancak Avrupalıların daha fazla savunma harcaması ve sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

