Resmi Gazete’de yayımlanan kararla vadesiz ve kısa vadeli döviz hesaplarında karşılık oranı %30 olarak belirlenirken, geçici uygulama süresi 2026 sonuna kadar uzatıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bankacılık sistemindeki likidite yönetimi ve parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini desteklemek amacıyla Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de değişikliğe gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile yabancı para yükümlülükler için geçerli olan zorunlu karşılık oranları yeniden belirlendi.
Yeni tabloya göre, yurt dışı bankalar mevduatı hariç olmak üzere, yabancı para mevduat ve katılım fonlarında vadesiz, ihbarlı ve 1 aya kadar vadeli hesaplar için zorunlu karşılık oranı %30 oldu. 3 aydan 1 yıl ve daha uzun vadeye kadar olan hesaplar için ise bu oran %26 olarak uygulanacak.
Düzenleme kapsamında bankaların diğer fonlama kaynaklarına ilişkin oranlar da netleşti. Müstakrizlerin fonlarında oran %25 olarak belirlenirken, bankaların yurt içi yerleşiklerle gerçekleştirdikleri repo işlemlerinden sağladıkları 1 yıla kadar vadeli fonlar için zorunlu karşılık oranı %25 olarak tespit edildi.
TCMB, bankaları uzun vadeli borçlanmaya teşvik eden duruşunu koruyarak, diğer yükümlülüklerde 5 yıldan uzun vadeler için zorunlu karşılık oranını %0 olarak belirledi. Ayrıca tebliğin geçici 16. maddesinde yer alan uygulama süresi 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatıldı.
Finans Hattı Yorumu:
Merkez Bankası’nın zorunlu karşılık oranlarında yaptığı bu teknik düzenleme, piyasadaki döviz likiditesinin yönetimi ve bankaların fonlama maliyetleri açısından önem taşıyor. Kısa vadeli döviz mevduatlarında %30 seviyesindeki karşılık oranı, bankaların kısa vadeli FX yükümlülük yaratma iştahını sınırlayıcı bir etki yapabilir. Bu durum, piyasadan bir miktar döviz likiditesinin TCMB bünyesine çekilmesi (sterilizasyon) anlamına geliyor.
Özellikle yurt içi repo işlemlerine getirilen %25’lik karşılık oranı, bankaların kısa vadeli TL fonlama kanallarındaki maliyetleri artırarak parasal sıkılaştırmayı destekleyici bir “yan araç” işlevi görüyor. 5 yıldan uzun vadeli dış borçlanmalarda oranın %0 tutulması ise bankaların vade yapısını uzatmaya ve daha istikrarlı dış kaynak bulmaya teşvik edildiğini gösteriyor. Bu adımlar, TCMB’nin makroihtiyati araç setini aktif kullanarak piyasa dengelerini gözetmeye devam ettiğinin bir işaretidir.
