Beyaz Saray’dan Putin Görüşmesine Açık Kapı, Ancak Rusya’ya Eleştiri: “Barış İçin Yeterince Çaba Göstermiyor”
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında merakla beklenen görüşmenin tarihini açıkladı. İki lider, 30 Ekim Perşembe günü bir araya gelecek.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın Asya ziyareti kapsamında Xi ile görüşmesinin planlandığını duyurdu. Trump, bu ziyareti sırasında Salı günü de Japonya’nın yeni Başbakanı Sanae Takaichi ile bir araya gelecek.
Putin Zirvesi ve Rusya’ya Yaptırım Mesajları
Beyaz Saray Sözcüsü, Trump’ın ajandasındaki bir diğer kritik konu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası görüşmeye de değindi. Rusya ve Ukrayna konusundaki gelişmelerin Trump açısından “kafa karıştırıcı” olduğunu belirten Leavitt, Putin ile bir toplantının “tamamen ihtimal dışı olmadığını” söyleyerek görüşmeye açık kapı bıraktı.
Ancak Leavitt, Moskova’ya yönelik eleştirilerini de dile getirdi: “Rusya barış için yeterince çaba göstermiyor.” Açıklamada ayrıca, “Yeni Rusya yaptırımlarının tek gerekçesi Senatör Marco Rubio ile Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasındaki görüşme değil” ifadeleri kullanılarak, yaptırımların arkasında daha kapsamlı nedenler olduğu mesajı verildi.
Finans Hattı Yorum: Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, önümüzdeki haftanın küresel jeopolitik ve piyasalar açısından ne kadar kritik ve yoğun geçeceğinin habercisi. 30 Ekim’deki Trump-Xi zirvesi, şüphesiz haftanın en önemli olayı. Bu görüşmeden çıkacak sonuç, aylardır devam eden ticaret savaşının seyrini belirleyecek. Bir “ateşkes” veya “anlaşma” sinyali, küresel piyasalarda büyük bir rahatlama rallisini tetikleyebilirken, görüşmenin başarısız olması ise riskten kaçışı derinleştirecektir.
Diğer yandan, Beyaz Saray’ın Putin ile görüşmeye açık kapı bırakması da önemli. Ancak bu “açık kapı” politikasının hemen ardından “Rusya barış için yeterince çaba göstermiyor” eleştirisinin gelmesi, Washington’un müzakere masasına oturmadan önce Moskova üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin bir parçası. Bu, Trump’ın hem Pekin’e hem de Moskova’ya karşı eş zamanlı olarak bir “baskı ve diyalog” politikası yürüttüğünü gösteriyor.
Piyasalar, bu iki kritik zirvenin sonuçlarını beklerken yüksek volatiliteye ve haber akışına duyarlı olmaya devam edecektir. Trump’ın Japonya’nın yeni başbakanı ile görüşmesi de, Asya-Pasifik’teki ittifakların ve ekonomik ilişkilerin geleceği açısından önemli sinyaller verecektir. Kısacası, önümüzdeki hafta küresel liderlerin atacağı adımlar, piyasaların yönünü tayin edecek en önemli faktör olacak.
