Ticaret Savaşları Yeniden Alevlendi: Trump, “Pusudaydılar, Haklı Çıktım” Dedi
ABD Başkanı Donald Trump, Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına yönelik yeni kısıtlamalarına karşılık olarak “devasa” bir tarife artışı ve ek önlemler tehdidinde bulundu. Bu sert çıkış, küresel piyasalarda ABD-Çin ticaret savaşının yeniden alevlenebileceği endişesiyle satışlara yol açtı.
Trump: “Artık Zamanı Geldi!”
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çin’in hamlesine şaşırdığını belirterek tonunu sertleştirdi. “Son altı aydır Çin’le iyi bir ilişkimiz vardı, bu ticaret hamlesi bu yüzden şaşırtıcı. Her zaman pusuda olduklarını hissettim ve yine haklı çıktım” ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin Çin’den “çok daha güçlü ve kapsamlı” tekel konumlarına sahip olduğunu iddia ederek, “Bunları şimdiye kadar kullanmamıştım — AMA ARTIK ZAMANI GELDİ!” dedi.
Çin’in Washington Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorum yapmadı.
Piyasalar Tedirgin, Zirve İptal Sinyali
Trump’ın açıklamaları, ticaret geriliminin tırmanacağı beklentisiyle borsalarda düşüşe neden oldu. Gerilimi daha da tırmandıran bir diğer gelişme ise Trump’ın, ay sonunda Güney Kore’de yapılacak zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmeye gerek olmadığını belirtmesi oldu. Bu görüşmenin, TikTok anlaşması ve Çin’in ABD’den tarım ürünü alımlarını yeniden başlatması gibi konularda bir fırsat olabileceği düşünülüyordu.
Analist Kurt Tong, iki ülke arasındaki karşılıklı yaptırım ve tehditlerin ilişkileri yeniden gerginleştirdiğini belirterek, “Tarafların Kore’deki toplantı öncesinde ilişkiyi yumuşatmak için bir adım atıp atmayacağını bekleyip göreceğiz” dedi.
Finans Hattı Yorum: Donald Trump’ın Çin’in nadir element hamlesine “devasa tarife” tehdidiyle yanıt vermesi, ticaret savaşlarında tansiyonun yeniden tehlikeli bir şekilde tırmandığını gösteriyor. Trump’ın “pusudaydılar” ve “artık zamanı geldi” gibi ifadeleri, kişisel bir restleşme tonu taşıyor ve bu da rasyonel bir çözüme ulaşmayı zorlaştırabilir. Bu durum, küresel tedarik zincirleri ve teknoloji sektörü için ciddi bir risk oluşturuyor. Çin’in nadir elementleri bir koz olarak kullanması, ABD’nin ise buna gümrük vergileriyle karşılık verme tehdidi, tipik bir “dişe diş” (tit-for-tat) misilleme sarmalına işaret ediyor.
Piyasaların bu gelişmeye anında negatif tepki vermesi oldukça doğal. Çünkü ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi, küresel büyüme beklentilerini zayıflatır, enflasyonist baskıları artırır ve şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine neden olur. Trump’ın Şi Cinping ile görüşmeye gerek olmadığını söylemesi, diplomatik kanalların da tıkanabileceği endişesini artırıyor. Bu durum, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda küresel ekonomik istikrarı da doğrudan tehdit ediyor. Önümüzdeki günlerde her iki taraftan gelecek açıklamalar, piyasalardaki volatilitenin seyrini belirleyecek en kritik faktör olacaktır. Yatırımcılar için belirsizliğin hakim olduğu zorlu bir döneme giriliyor olabilir.










