ABD Başkanı Donald Trump, faiz oranlarının “çok yüksek” olduğunu savunarak Fed Başkanı Jerome Powell’ı bir kez daha hedef aldı ve görevden almak istediğini yineledi.
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Merkez Bankası (Fed) ve Başkanı Jerome Powell’a yönelik sert eleştirilerine bir yenisini ekledi. Faiz oranlarının “çok yüksek” olduğunu savunan Trump, Fed Başkanı Powell’ı “tamamıyla beceriksiz” olarak nitelendirdi.
Trump, Powell’a yönelik eleştirilerini ilginç bir iddiayla bir adım öteye taşıyarak, Fed binasının inşaat çalışmaları nedeniyle kendisine dava açılması gerektiğini öne sürdü. Başkan Trump, Powell’ı görevden alma arzusunu da bir kez daha dile getirdi.
Trump, dün yaptığı bir başka açıklamada ise “Powell’ı görevden almak isterdim ama ekibim bana izin vermiyor,” ifadelerini kullanmıştı. Trump’ın Fed’in bağımsızlığına yönelik bu tekrarlayan müdahaleleri, piyasalarda ve siyasi çevrelerde tartışma yaratmaya devam ediyor.
Öte yandan, Amerikan Başkanı, Tesla CEO’su Elon Musk ile son dönemde yaşadığı gerilimin sona erdiği mesajını da verdi.
Finans Hattı Yorumu:
Başkan Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik bu son salvo, siyasi bir liderin merkez bankası bağımsızlığına yönelik bugüne kadar yapılmış en doğrudan ve en sert müdahalelerden biridir. Bu açıklamalar, artık sadece bir “politika eleştirisi” olmaktan çıkmış, kişisel bir saldırı ve kurumsal bir yıpratma savaşına dönüşmüş durumda. “Dava açılmalı” gibi hukuki alana taşınan bir tehdit, merkez bankası başkanının meşruiyetini ve kurumun özerkliğini hedef alan son derece tehlikeli bir söylemdir.
Bu tür açıklamaların piyasalar üzerindeki etkisi çift yönlüdür. Kısa vadede, bazı yatırımcılar Trump’ın baskısının Fed’i daha erken bir faiz indirimine zorlayabileceğini düşünerek pozitif bir tepki verebilir. Ancak orta ve uzun vadede, bu durum ABD’nin en temel ekonomik kurumlarından birinin bağımsızlığının sorgulanmasına neden olarak “kurumsal risk” algısını artırır. Bir merkez bankasının en değerli sermayesi “güvenilirlik” ve “öngörülebilirliktir”. Siyasi baskıyla karar aldığı algısı oluşan bir merkez bankası, bu sermayeyi kaybeder. Bu durum, uzun vadede doların rezerv para statüsünü ve ABD ekonomisinin istikrarını tehdit edebilecek bir potansiyel taşır.
Trump’ın “ekibim izin vermiyor” ifadesi ise, kendi yönetiminin içinde bile Fed’in bağımsızlığına müdahale etmenin yaratacağı tehlikelerin farkında olan bir “sağduyu” kanadının bulunduğunu gösteriyor. Ancak Başkan’ın bu konudaki ısrarlı ve giderek sertleşen tutumu, önümüzdeki dönemde bu “sağduyu” duvarını aşmaya çalışabileceğine dair endişeleri canlı tutuyor. Piyasalar, bu tehlikeli güç savaşının bir sonraki perdesini endişeyle izlemeye devam edecektir.
