Xi ile Görüşmeye İki Hafta Kala Gerilimi Tırmandırdı: “Tarifeler Olmasaydı Savunmamız Olmazdı”
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı kritik görüşmeye sadece iki hafta kala, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığının halihazırda tam ölçekli bir ticaret savaşına dönüştüğünü söyledi.
“Şu Anda Zaten Birindeydik”
Bir gazetecinin, ay sonunda Güney Kore’de Xi ile yapacağı görüşmede anlaşmaya varılamaması halinde ülkenin Çin ile “sürekli bir ticaret savaşında” olup olmayacağı yönündeki sorusuna Trump, net bir yanıt verdi: “Şu anda zaten birindeydik.”
Beyaz Saray’daki basın toplantısında konuşan Trump, “%100 tarifemiz var” diyerek yakın zamanda tehdit ettiği yeni gümrük vergilerini hatırlattı. Tarifelerin ABD için önemini vurgulayan Trump, “Tarifelerimiz olmasaydı, hiçbir şey olmadığımız ortaya çıkardı. Savunmamız olmazdı” ifadelerini kullandı.
Soya Fasulyesi ve Yemeklik Yağ Gerilimi
Trump’ın bu sert açıklamaları, iki ülke arasındaki misilleme adımlarının devam ettiği bir dönemde geldi. 14 Ekim’de Trump, Çin’in Amerika’yı soya fasulyesi tedarikçisi olarak bırakmasına yanıt olarak ABD’nin Çin’den yemeklik yağ almayı durduracağını açıklamıştı. Trump, Truth Social’daki paylaşımında Pekin’in bu adımını “Ekonomik Düşmanca Bir Eylem” olarak nitelendirmişti.
Çin, Nisan ayında Trump’ın uyguladığı ABD tarifelerine misilleme olarak Amerikan soya fasulyesi almayı durdurmuş ve bunun yerine tedarik için Arjantin ve Brezilya’ya yönelmişti.
Finans Hattı Yorum: Donald Trump’ın bu son açıklamaları, yaklaşan Xi Jinping görüşmesi öncesinde bir “pazarlık pozisyonu güçlendirme” hamlesi olarak okunabilir. “Zaten savaştayız” diyerek mevcut durumu normalleştirmeye çalışan Trump, %100’lük tarife tehdidini masada canlı tutarak Pekin üzerindeki baskıyı en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Bu, tipik bir Trump müzakere taktiğidir: Önce en sert adımı atmakla tehdit et, ardından masada bir miktar taviz koparmaya çalış.
Ancak bu taktik, son derece riskli. “Tarifeler olmasaydı savunmamız olmazdı” gibi ifadeler, meselenin sadece ticari bir dengesizlikten ibaret olmadığını, aynı zamanda bir ulusal egemenlik ve güvenlik meselesi olarak görüldüğünü de ortaya koyuyor. Bu da, basit bir ticari anlaşmayla çözülmesinin zor olabileceğine işaret ediyor.
Piyasalar için bu söylem, belirsizliğin devam edeceği anlamına geliyor. Yatırımcılar, iki liderin görüşmesinden bir “ateşkes” çıkması umudunu korusa da, Trump’ın bu sert söylemi, görüşmenin başarısızlıkla sonuçlanması ve ticaret savaşının daha da derinleşmesi riskinin ne kadar yüksek olduğunu hatırlatıyor. Soya fasulyesi ve yemeklik yağ gibi spesifik ürünler üzerinden yürüyen misillemeler, savaşın nasıl kolayca tırmanabildiğini gösteren küçük ama önemli örnekler. İki hafta sonraki zirveye kadar piyasalardaki yüksek volatilitenin ve gergin bekleyişin devam etmesi muhtemel.
