İnternetten Harcamalar %61 Arttı, Her 5 Ödemenin 4’ü Temassız Yapıldı
Türkiye’de tüketici harcamaları, yüksek enflasyon ve sıkılaşan para politikalarına rağmen güçlü seyrini sürdürüyor. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından açıklanan Temmuz 2025 verilerine göre, kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı geçen yılın aynı ayına göre %52 artarak 2,16 trilyon TL gibi devasa bir rakama ulaştı. Bu artış, nominal olarak güçlü bir büyümeye işaret ederken, harcamaların dijitalleşme ve temassız ödeme alışkanlıklarıyla ne kadar derinleştiğini de gözler önüne serdi.
Temmuz ayında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşirken, özellikle internetten yapılan harcamalardaki artış dikkat çekti. İnternetten kartlı ödeme tutarı, yıllık bazda %61’lik bir sıçramayla 678,4 milyar TL‘ye ulaştı. Bu rakam, artık toplam kartlı harcamaların neredeyse üçte birinin (%31) online kanallardan yapıldığını gösteriyor.
Temassız Devrimi Tamamlandı
Verilerin en çarpıcı detayı ise temassız ödemelerdeki yaygınlık oldu. Temmuz ayında mağaza içinde yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü (%81) temassız olarak gerçekleşti. Toplam temassız ödeme tutarı da yıllık bazda %61 artarak 704 milyar TL‘ye ulaştı.
Kartlı Ödemelerde Aslan Payı Kredi Kartlarının
Harcamaların finansmanında kredi kartlarının ağırlığı devam etti:
-
Kredi Kartları: Toplam harcamaların 1,84 trilyon TL’sini (%85) oluşturdu ve yıllık %54 arttı.
-
Banka Kartları: Harcamalar 306 milyar TL‘ye ulaşarak yıllık %59’luk güçlü bir artış kaydetti.
-
Toplam Kart Sayısı: Türkiye’deki toplam kart sayısı %11 artışla 456,7 milyona ulaştı. Bunun 136,7 milyonunu kredi kartları, 215,5 milyonunu ise banka kartları oluşturdu.
(Not: BKM, bir üye kuruluşun bildirimlerindeki düzenleme nedeniyle bazı ön ödemeli kartların Nisan 2025 itibarıyla banka kartı kategorisine kaydırıldığını, bu nedenle ön ödemeli kart verilerindeki düşüşün bu teknik değişiklikten kaynaklandığını belirtmiştir.)
Finans Hattı Yorum:
BKM’nin Temmuz ayı verileri, Türkiye’deki tüketim dinamikleri, ödeme alışkanlıkları ve makroekonomik görünüm hakkında birden fazla önemli ipucu sunuyor.
1. İç Talep Hala Güçlü, Ancak “Nominal” Büyüme Aldatıcı Olabilir:
Kartlı harcamalardaki %52’lik nominal artış, ilk bakışta iç talebin çok güçlü olduğuna işaret ediyor. Ancak bu dönemde yıllık enflasyonun %40’lar civarında olduğu düşünüldüğünde, reel (enflasyondan arındırılmış) büyümenin %10-12 civarında olduğu anlaşılıyor. Bu hala güçlü bir reel büyümeye işaret etse de, manşet rakamın yarattığı coşkunun bir kısmının enflasyon kaynaklı “fiyat artışı” olduğunu unutmamak gerekir. Yine de bu veriler, sıkı para politikasına rağmen tüketim harcamalarının henüz belirgin bir yavaşlama trendine girmediğini gösteriyor.
2. Dijitalleşme ve E-Ticaretin Zaferi:
İnternetten yapılan harcamaların toplam içindeki payının %31’e ulaşması, Türkiye’de e-ticaretin ve dijital ekonominin ne kadar kök saldığını kanıtlıyor. Bu, sadece perakende sektörü için değil, aynı zamanda lojistik, kargo ve dijital ödeme sistemleri gibi yan sektörler için de kalıcı bir büyüme motoru anlamına geliyor.
3. Davranışsal Değişim: Nakitten Karta, Karttan Temassıza
Temassız ödemelerin mağaza içi işlemlerde %81’lik bir paya ulaşması, bir devrimin tamamlandığını gösteriyor. Tüketiciler artık sadece nakit yerine kart kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda en hızlı ve en hijyenik ödeme yöntemini de tamamen benimsemiş durumda. Bu durum, ödeme altyapısı sunan fintek şirketleri ve bankalar için önemli fırsatlar yaratmaya devam ediyor.
4. Kredi Kartı Bağımlılığı ve Riskler:
Harcamaların %85’inin hala kredi kartlarıyla yapılıyor olması, tüketicinin alım gücünü korumak ve harcamalarını finanse etmek için borçlanmaya ne kadar bağımlı olduğunu gösteriyor. Bu durum, Merkez Bankası ve BDDK’nın yakından izlediği bir göstergedir. Gelecekte enflasyonla mücadele kapsamında kredi kartı limitlerine veya taksit sayılarına yönelik yeni makroihtiyati tedbirlerin gelmesi, bu harcama dinamiklerini yavaşlatabilecek en önemli risk unsuru olarak öne çıkmaktadır.
