BMC’nin Ankara’daki Dev Üssünde Çarklar Dönüyor, İlk Teslimat Resmi Açılış Töreninde Yapılacak
Türk savunma sanayiinin en stratejik ve en uzun soluklu projelerinden biri olan Milli Ana Muharebe Tankı ALTAY, tüm engelleri aşarak seri üretim aşamasına geçti. BMC, projenin kalbi olacak Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (HAB) kurduğu modern üretim üssünde, ALTAY tankının seri üretimine resmen başladığını duyurdu. Bu tarihi gelişme, Türkiye’nin kara platformlarındaki en üst düzey teknolojiye yerli ve milli imkanlarla ulaştığının en somut kanıtı oldu.
BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Türkiye’nin 100 yıllık hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz,” diyerek seri üretimin başladığını teyit etti. Tosyalı, temelleri geçen yıl atılan dev tesisin kısa sürede tamamlandığını ve resmi açılış töreninde ilk tankların Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edileceğini belirtti.
Sadece Tank Değil, Güç Grubu da Yerli: BATU’da Geri Sayım
Projenin en kritik bileşeni olan ve uzun süredir geliştirme çalışmaları devam eden yerli güç grubu (motor ve transmisyon) BATU‘da da sona yaklaşıldı. Fuat Tosyalı, BATU’nun programında herhangi bir aksaklık olmadığını ve tank üzerinde yol ve performans testlerinin devam ettiğini belirtti. Tosyalı, “Güç grubumuzun tanklarımızda kullanılması için belli süreçleri tamamlaması lazım. İşte 10 bin kilometre koşması lazım. Şu ana kadar programda bir aksilik yok,” diyerek yerli motorun da yakın zamanda tanklara entegre edileceğinin sinyalini verdi.
“Kara Savunma Sanayimizin Omurgası Olacak”
Ankara’da kurulan bu yeni üretim üssü, sadece ALTAY tankına değil, aynı zamanda BMC’nin geliştirdiği 8×8 yeni nesil zırhlı muharebe aracı ALTUĞ‘a ve 400-1500 beygir gücündeki diğer askeri motorlara da ev sahipliği yapacak. Tosyalı, bu modern kompleksin, “kara savunma sanayimizin omurgasını teşkil edeceğini” vurguladı.
Tosyalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün projeyi anbean takip ederek büyük destek verdiğini de sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorum:
ALTAY tankının seri üretime başlaması, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayi kapasitesi, teknolojik derinliği ve ekonomik potansiyeli için bir “seviye atlama” anıdır.
1. Stratejik Bağımsızlıkta Zirve: Kendi ana muharebe tankını ve en kritik bileşeni olan güç grubunu üretebilen bir ülke, kara savunmasında tam anlamıyla stratejik bağımsızlığını ilan etmiş demektir. Bu, Türkiye’nin uluslararası arenadaki askeri ve siyasi caydırıcılığını en üst seviyeye çıkaran, “oyun değiştirici” bir kabiliyettir.
2. Milyarlarca Dolarlık İhracat Potansiyeli: ALTAY, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda dost ve müttefik ülkeler için de önemli bir ihracat kalemi olma potansiyeli taşıyor. Fuat Tosyalı’nın “dost ülkelerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde” ifadesi, bu ihracat potansiyelinin altını çizmektedir. Başarıyla tamamlanacak her ihracat anlaşması, Türkiye’ye milyarlarca dolarlık yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayacaktır.
3. “Çarpan Etkisi”: Yüzlerce Şirketlik Bir Ekosistem
Bir ana muharebe tankı, binlerce farklı alt sistemden oluşur. ALTAY’ın seri üretimi;
-
Ana Yüklenici: BMC’nin yanı sıra, projenin ilk aşamalarından beri yer alan Otokar (OTKAR) gibi şirketlerin tecrübesi,
-
Alt Sistem Üreticileri: ASELSAN (ASELS)‘ın ateş kontrol ve elektronik sistemleri, ROKETSAN (ROKTS)‘ın zırh ve mühimmat çözümleri, HAVELSAN‘ın yazılım ve simülasyon sistemleri,
-
Yan Sanayi: Yüzlerce KOBİ ve yan sanayi firmasının ürettiği mekanik, hidrolik ve elektronik parçalar
için on yıllara yayılacak, istikrarlı ve devasa bir iş hacmi anlamına gelir. Bu, tüm savunma sanayii ekosistemini besleyecek bir “lokomotif” projedir.
4. Yatırımcı İçin Anlamı: ALTAY’ın seri üretime geçmesi, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bu projede yer alan tüm savunma sanayii şirketleri (BMC halka açık olmasa da, ASELS, OTOKAR vb.) için uzun vadeli ve somut bir büyüme hikayesi sunmaktadır. Projenin takviminin netleşmesi ve seri üretimin başlaması, bu şirketlerin sipariş defterlerini, gelirlerini ve kârlılık beklentilerini önümüzdeki yıllar boyunca pozitif yönde destekleyecektir. Bu, yatırımcılar için sektördeki belirsizliklerin azaldığı ve somut gelir akışlarının başladığı bir döneme girildiğinin en net işaretidir.

