Yurt içi talepteki canlılık ve rafineri üretimindeki rekor artışlar, ithalatı tetiklerken, benzin satışları %19’un üzerinde arttı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yayımladığı Eylül ayına ilişkin “Petrol Piyasası Sektör Raporu”, Türkiye’nin enerji talebinde ve üretiminde güçlü bir ivmelenme yaşandığını ortaya koydu. Ham petrol ithalatı sert bir yükseliş gösterirken, rafinerilerin üretim çarkları hızlandı ve yurt içi akaryakıt satışları, özellikle benzin tarafında, dikkat çekici bir artış kaydetti.
Rapora göre, Türkiye’nin ham petrol ithalatı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %30,06 artarak 4 milyon 227 bin 40 tona ulaştı. Buna karşılık, motorin türleri ithalatı ise %3,37’lik düşüşle 1 milyon 123 bin 697 tona geriledi.
Artan ham petrol ithalatı, yurt içi rafineri üretimine doğrudan yansıdı. Toplam rafineri petrol ürünleri üretimi Eylül’de %39,74’lük rekor bir artışla 3 milyon 254 bin 174 tona yükseldi. Üretim kalemlerinde en dikkat çekici artış %46,54 ile motorin türlerinde yaşanırken, benzin türleri üretimi %10,32, havacılık yakıtları üretimi ise %26,50 artış gösterdi.
Yurt içi talepteki canlılık da devam etti. Toplam petrol ürünü satışları Eylül’de %8,91 artarak 3 milyon 73 bin 545 tona ulaştı. Benzin satışları %19,40’lık güçlü bir artışla 519 bin 128 tona çıkarken, pazarın en büyük kalemi olan motorin satışları da %6,86 artışla 2 milyon 392 bin 405 ton olarak gerçekleşti. Güçlü iç talebin yanı sıra ihracat da %24,23 artarak 1 milyon 42 bin 774 tona ulaştı.
Finans Hattı Yorumu:
EPDK’nın Eylül ayı verileri, Türkiye ekonomisinin çarklarının ne kadar hızlı döndüğüne dair en net göstergelerden birini sunuyor. Bu rakamlar, sadece enerji sektörüne ait teknik veriler değil, aynı zamanda ekonominin geneline yayılan canlılığın birer öncü sinyalidir. Özellikle yurt içi benzin satışlarındaki %19’luk ve motorin satışlarındaki yaklaşık %7’lik artış, hem bireysel seyahatlerin hem de ticari mal taşımacılığının güçlü seyrettiğini, yani ekonomik aktivitenin ivmesini koruduğunu gösteriyor.
Verilerdeki en stratejik nokta ise, ham petrol ithalatındaki %30’luk devasa artışa karşın, bitmiş ürün olan motorin ithalatındaki düşüştür. Bu durum, Türkiye’nin “ithal edip tüketmek” yerine, “ham maddeyi ithal edip, işleyip, katma değer yaratarak hem iç talebi karşılama hem de ihracat yapma” stratejisini başarıyla uyguladığını gösteriyor. Rafineri üretimindeki %40’a varan artış, bu stratejinin merkezinde yer alan yurt içi üretim kapasitesinin ne kadar etkin kullanıldığının kanıtıdır.
Madalyonun diğer yüzünde ise bu yüksek enerji tüketiminin dış ticaret dengesine olan etkisi bulunuyor. Artan ham petrol ithalatı, kaçınılmaz olarak Eylül ayı dış ticaret açığı üzerinde bir baskı unsuru oluşturacaktır. Bu tablo, ekonomide büyüme ve canlılığın devam ettiğini, ancak bu büyümenin enerji faturasını da beraberinde getirdiği gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. Hükümetin önümüzdeki dönemde bu hassas dengeyi (büyüme-cari açık) nasıl yöneteceği, piyasaların ana odak noktası olmaya devam edecektir.

