Türkiye’de Yapay Zeka Kullanımı Yüzde 51’e Ulaştı
Amazon Web Services (AWS) ve Strand Partners’ın ortaklaşa hazırladığı son rapor, Türkiye’deki işletmelerin yapay zeka (YZ) teknolojilerine olan ilgisinin ve adaptasyonunun hızla arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, Türkiye’deki yapay zeka kullanım oranı bir önceki yıla göre önemli bir sıçrayışla %37’den %51’e yükselerek, yıllık %38’lik etkileyici bir büyüme kaydetti. Bu durum, Türk iş dünyası liderlerinin %66’sının yapay zekayı stratejik bir öncelik olarak görmesiyle de pekişiyor. Finansal hizmetler, medya ve eğlence, perakende ve imalat gibi kilit sektörler bu dönüşümün öncülüğünü üstleniyor. Türkiye’deki şirketlerin %24’ü ise yapay zekayı kullanma ve entegre etme konusunda ‘ileri seviye’de olduğunu belirtiyor; bu, birden fazla YZ modelini entegre etmek, temel sistemlere entegre etmek ve gelişmiş YZ araçlarıyla deneyler yapmak anlamına geliyor.
Sektör Liderleri Yapay Zekanın Ölçeklenmesine Odaklanıyor
AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk, Türk iş dünyasının proaktif yaklaşımını vurgulayarak, “Türkiye’de liderlik mükemmel koşulları beklemez; harekete geçer. Bu araştırmada gördüğümüz şey de tam olarak bunu yansıtıyor. İşletmeler yapay zekayı hızla benimsiyor, ‘Bunu kullanabilir miyiz?’ sorusunun ötesine geçerek ‘Bunu sorumlu bir şekilde nasıl ölçeklendiririz?’ sorusuna odaklanıyor. Bölgesel altyapı, iş birlikleri ve yapay zeka yetkinliklerine yönelik yatırımlarımız tam olarak bu soruyu yanıtlamak için var. Kuruluşları, deneysel çalışmaları gerçek dünyada etkiye dönüştürecek kontroller ve teknik kabiliyetlerle donatıyoruz.” ifadelerini kullandı. Yapay zekayı benimseyen işletmelerin %78’i, dijital dönüşüm hızlarının arttığını ve bu ivmenin gelecek yıllarda da sürmesini beklediklerini belirtti.
Bulut Bilişim Yapay Zeka Dönüşümünün Temeli
Bulut bilişim teknolojileri, Türkiye’deki işletmelerin dünya standartlarında yapay zeka altyapısına, araçlarına ve çözümlerine ölçeklenebilir bir şekilde erişimini sağlayarak bu dönüşümün temel taşı konumunda. Rapor, Türkiye’nin dijital altyapı, yetenek ve inovasyon ekosistemlerine yaptığı yatırımların, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021–2025) ve Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı (2026–2030) ile uyumlu olarak, yapay zeka odaklı bir ekonominin kapılarını araladığını vurguluyor. Bu ivmeyi sürdürmek ve rekabette öne geçmek için daha fazla şirketin, küçük ölçekli kazanımların ötesine geçerek büyük ölçeklerde derin inovasyona odaklanması ve güçlü bir yerel yetenek havuzu ile güvenilir bir düzenleyici ortamı temel alması gerektiği belirtiliyor.
AWS’ten Yerel Yetenek ve Girişimciliğe Destek
AWS, yapay zeka alanındaki yetkinlikleri ve fırsatları geliştirmek amacıyla bölge genelindeki yerel uzmanlarla iş birliği yapıyor. Şirket, bölgenin dijital dönüşümünü ve ekonomik kalkınma hedeflerini desteklemek için yerel eğitim girişimlerine, kurslara ve girişimcilik programlarına yatırım yapma konusunda köklü bir geçmişe sahip. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye’de yürütülen yetkinlik ve eğitim programlarıyla 680.000’den fazla kişiye ulaşan AWS, 2030 yılına kadar 2 milyon kişiye ulaşma hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu tür yatırımlar, hem bireysel yetkinliklerin artırılmasına hem de Türkiye’nin küresel yapay zeka yarışındaki konumunu güçlendirmesine katkı sağlıyor.
Türkiye’nin Yapay Zeka Yolculuğunda Stratejiden Uygulamaya Geçiş
Rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğunda bir sonraki aşamaya geçerken odaklanması gereken üç ana önceliği belirledi. Bu öncelikler, Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı (2026–2030) doğrultusunda ülkenin stratejik yönünü yansıtıyor. Stratejiden uygulamaya geçiş süreci, yapay zeka teknolojilerinin sadece benimsenmesini değil, aynı zamanda etkin ve sorumlu bir şekilde ölçeklendirilmesini, etik standartlara uygun kullanılmasını ve ulusal ekonomiye somut katkılar sağlamasını hedefliyor. Bu kapsamda, sektörel iş birliklerinin güçlendirilmesi, yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve uluslararası standartlarda bir düzenleyici çerçevenin oluşturulması kritik önem taşıyor.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye’nin yapay zeka alanındaki hızlı yükselişi, global teknoloji devlerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. AWS gibi oyuncuların raporları, ülkemizdeki dijital dönüşüm potansiyelini ve teknolojiye adaptasyon kabiliyetini gözler önüne seriyor. Bu durum, hem yerel teknoloji şirketleri hem de geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için yeni iş modelleri ve verimlilik artışları anlamına geliyor. Yapay zeka ve bulut bilişim entegrasyonunun artması, rekabet avantajı sağlarken, aynı zamanda Borsa İstanbul‘daki şirketlerin değerlemeleri üzerinde de uzun vadeli pozitif etkiler yaratabilir. Özellikle teknoloji ve finans sektörlerinde bu adaptasyonu öngören şirketler, yatırımcıların radarında öne çıkacaktır.
İşletmelerin yapay zekayı stratejik bir öncelik olarak benimsemesi ve ‘ileri seviye’ kullanıma geçiş yapma çabası, inovasyon döngülerinin hızlandığını ve verimlilik artışlarının kaçınılmaz hale geldiğini gösteriyor. Bu durum, sektörler arası rekabeti yeniden şekillendirebilir ve pazar dinamiklerinde önemli değişimlere yol açabilir. Dijitalleşme ve otomasyonun yaygınlaşması, üretimden hizmete kadar birçok alanda maliyet optimizasyonu ve müşteri deneyimi iyileştirmeleri sağlayarak firmaların karlılıklarını destekleyecektir. Ancak bu dönüşümün, aynı zamanda mevcut iş gücünün yeniden eğitilmesini ve yeni becerilerin kazandırılmasını da zorunlu kılmaktadır.
Türkiye’nin yapay zeka yolculuğunda stratejiden uygulamaya geçişi, ülkenin küresel teknoloji yarışında daha güçlü bir konuma gelmesi için kritik bir adım. Ulusal stratejilerle uyumlu yatırımlar ve yerel yetenek havuzunun geliştirilmesi, bu sürecin başarısı için temel şart. Ancak, yapay zeka teknolojilerinin sorumlu ve etik kullanımı, veri güvenliği ve mahremiyetin korunması gibi konular da göz ardı edilmemeli. Bu alanlardaki olası riskler, hem regülatörlerin hem de şirketlerin dikkatle yönetmesi gereken önemli başlıklar arasında yer alıyor.
















