Restaking’in Altın Çağı Sona Erdi Mi?
Ethereum ekosisteminde 2024’ün başlarında büyük ilgi gören restaking modeli, beklenen getirilerin sağlanamaması ve artan riskler nedeniyle güç kaybediyor. Lider likit restaking protokollerinden Ether.fi, EigenLayer ile olan yapısal bağlarını kopararak bu alandaki pozisyonunu yeniden değerlendiriyor. Protokollerin karlılığında yaşanan düşüş ve zincirler arası köprü saldırıları, yatırımcıları daha güvenli limanlara yöneltiyor.
Restaking Modeli Beklenen Getiriyi Sağlayamadı
Restaking modeli, kullanıcıların Ethereum’da (ETH) kilitledikleri varlıkları ikinci kez kullanarak ek gelir elde etme vaadiyle ortaya çıktı. EigenLayer platformu aracılığıyla, Ethereum’un sağladığı güvenlik altyapısı oracle’lar ve veri erişilebilirliği gibi farklı merkeziyetsiz finans (DeFi) hizmetlerine kiralanıyor. Bu süreçte yatırımcılar, aynı varlık üzerinden hem temel staking getirisini hem de ek hizmetlerden pay alarak daha yüksek bir getiri hedefliyorlardı. Likit restaking tokenları (LRT’ler) ise bu modelin elverişliliğini artırarak, yatırımcıların kilitli varlıklarının karşılığında elde ettikleri tokenları farklı DeFi protokollerinde kullanmalarına veya teminat olarak göstermelerine olanak tanıdı.
EigenLayer’ın zirve yaptığı dönemlerde yönettiği toplam varlık miktarı 19,7 milyar dolara ulaşırken, likit restaking tokenlarının değeri 2024’ün ilk altı haftasında yüzde 1.000’in üzerinde bir büyüme kaydetti. Ancak bu büyümenin altında yatan temel sorun, restaking hizmetlerini kullanan projelerin, yatırımcılara temel staking getirisinin üzerine anlamlı bir prim sağlayacak düzeyde gelir üretememesi oldu. DefiLlama verilerine göre, 8 Eylül itibarıyla restaking kategorisindeki yaklaşık 10 milyar dolarlık varlıktan elde edilen brüt ücret sadece 99.977 dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, likit staking kategorisinde 51,87 milyar doların üzerindeki varlıktan elde edilen 27,35 milyon dolarlık gelire kıyasla oldukça düşük kalıyor. Bu karşılaştırma, geleneksel staking’in, restaking’e kıyasla güvence altına alınan her dolar başına yaklaşık 53 kat daha fazla gelir ürettiğini gösteriyor.
Teşviklerin Azalması ve Artan Riskler
Restaking sektöründeki getirilerin düşmesinde, başlangıçta platformları cazip kılmak için sunulan teşvik programlarının sona ermesi önemli bir rol oynuyor. Mevduatları destekleyen puan ve ödül programlarının 2025 yılı boyunca kademeli olarak sonlanmasıyla birlikte, yatırımcılar için cazibe unsuru azalıyor. Bununla birlikte, restaking modelinin daha önce teorik olarak var olan riskleri, ‘slashing’ mekanizmasının devreye girmesiyle birlikte gerçek bir tehdit haline geldi. Slashing, bir ağ operatörünün kötü niyetli davranması veya belirlenen kuralları ihlal etmesi durumunda, yatırdığı ETH’nin bir kısmının kaybedilmesi anlamına geliyor. Bu durum, yatırımcıların üstlendiği risk profilini artırırken, artan bu riski dengeleyecek ek getirilerin yeterince oluşmaması, restaking modelinin genel çekiciliğini zayıflatıyor.
Ether.fi’nin bu çeyrek sonunda EigenLayer ile olan bağlarını koparması, sektördeki bu dönüşümün bir göstergesi. Şirketin CEO’su Mike Silagadze, bu kararın temelinde risk-getiri dengesinin bozulduğunu ve alanda anlamlı bir getiri fırsatı kalmadığını belirtiyor. Ether.fi’nin varlıklarının %1’inden azı artık yeniden stake edilirken, weETH tokenındaki restaking özelliği de kaldırıldı. Bu durum, yatırımcıların daha önce yüksek getiri potansiyeli gördükleri bu alandan çıkarak, sermayelerini daha öngörülebilir veya daha az riskli alanlara yönlendirme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Kelp Saldırısı Risk Algısını Güçlendirdi
Sektördeki risk algısını daha da güçlendiren bir başka gelişme ise Kelp platformunun zincirler arası köprüsüne yönelik yapılan saldırı oldu. 18 Nisan tarihinde gerçekleşen bu saldırıda, saldırganlar Kelp’in köprüsünü kullanarak yaklaşık 293 milyon dolar değerinde, gerçek ETH ile desteklenmeyen 116.500 adet rsETH tokenı üretti. Bu sahte tokenlar daha sonra Aave platformunda teminat olarak kullanılarak gerçek ether borçlanıldı. Bu olay, Aave platformundan yaklaşık 6 milyar dolarlık bir çıkışa neden olurken, platformun 123 ila 230 milyon dolar arasında ‘kötü borç’ ile karşı karşıya kalabileceği tahmin edildi. Ether.fi CEO’su Silagadze, bu tür saldırıların doğrudan kaldıraçtan ziyade, zincirler arası köprülerin güvenlik uygulamalarındaki zafiyetlerden kaynaklandığını vurgulasa da, olay restaking ekosistemindeki güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Büyük likit restaking protokolleri olan Renzo, Kelp, Swell, Puffer Finance ve Bedrock’un 2026’nın ikinci çeyreğindeki toplam brüt kârı, bir önceki çeyreğe göre önemli bir düşüşle 953.350 dolar olarak açıklandı. Bu rakam, üç çeyrek önce 2,18 milyon dolar seviyesindeydi. Bu düşüş, restaking protokollerinin karlılığının azaldığına ve elde edilen getirilerin yatırımcıların algıladığı riskleri karşılamakta yetersiz kaldığına işaret ediyor. Sermayenin bu alandan çekilerek daha istikrarlı varlıklara yönelmesi, kripto para piyasalarında da dikkat çeken bir trend haline geliyor. Bu durum, yatırımcıların risk iştahının azaldığını ve daha güvenli Forex piyasaları veya geleneksel varlıklara yönelme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Finans Hattı Yorum:
Restaking modelindeki getirilerin düşmesi ve risklerin artması, kripto para ekosistemindeki sermaye akışlarını doğrudan etkiliyor. Başlangıçta yüksek getiri vaadiyle dikkat çeken bu alanın, beklenen performansı gösterememesi, yatırımcıların güvenini sarsıyor. Bu durum, sermayenin daha az volatil ve daha öngörülebilir getiri sunan alanlara kaymasına neden oluyor. Bu kayış, sadece restaking protokollerini değil, aynı zamanda genel olarak DeFi ekosistemindeki likiditeyi ve büyüme potansiyelini de sınırlayabilir.
Yatırımcı algısı, restaking modelinin cazibesini yitirmesinde kritik bir rol oynuyor. Düşük getiriler ve artan güvenlik riskleri (saldırılar, slashing), yatırımcıların bu alana olan ilgisini azaltıyor. Likit staking gibi daha geleneksel ve kanıtlanmış getiri mekanizmalarının öne çıkması, piyasa dinamiklerinin nasıl değiştiğini gösteriyor. Bu durum, protokollerin yenilikçi modeller sunarken, aynı zamanda risk yönetimi ve şeffaflık konularına daha fazla odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Gelecekte restaking modelinin yeniden canlanması için, protokollerin risk-getiri dengesini yeniden kurması, teşvik mekanizmalarını daha sürdürülebilir hale getirmesi ve güvenlik açıklarını kapatması gerekecek. Aksi takdirde, bu alan önemli ölçüde sermaye kaybı yaşayarak ana akım yatırımcılar için cazibesini tamamen yitirebilir. Yatırımcıların, özellikle Ethereum üzerine inşa edilen yeni finansal enstrümanlara yatırım yaparken, detaylı bir risk analizi yapması ve geçmiş performansların gelecekteki getirileri garanti etmediğini unutmaması büyük önem taşıyor.
















