İstanbul’da Kentsel Dönüşümde Lider İlçe Belli Oldu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Dünya Bankası işbirliğiyle hayata geçirdiği İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi (İADŞP) kapsamında İstanbul’da kentsel dönüşüm başvurularında Bakırköy zirveye yerleşti. Nisan ayında başlatılan proje kapsamında, 19 Eylül itibarıyla 27 bin 613 hak sahibi ile görüşme gerçekleştirildi ve riskli yapıların dönüşümü için toplam 284 bin 272 bağımsız bölümden ön başvuru alındı.
Kentsel Dönüşümde Finansman Kolaylığı
Proje, riskli yapıların yenilenerek afetlere daha dayanıklı hale getirilmesi amacıyla, hak sahiplerine 3 milyon liraya kadar finansman desteği sunuyor. Bu finansman, ilk 12 ay geri ödemesiz dönem, 180 aya kadar vade ve %0,69 gibi cazip bir faiz oranıyla sağlanıyor. Amaç, vatandaşların kentsel dönüşüm süreçlerine katılımını kolaylaştırmak ve finansmana erişimi artırarak daha güvenli yaşam alanları oluşturmak.
İlçe Bazında Başvuru Yoğunluğu
İstanbul’daki 15 ilçede en fazla ön başvuru Bakırköy’den geldi. Bakırköy’ü Bahçelievler, Kadıköy ve Kartal izledi. İlçelerin başvuru sayıları ve kapsadıkları bağımsız bölüm sayıları aşağıdaki gibidir:
| İlçe | Başvuru Sayısı | Bağımsız Bölüm Sayısı |
|---|---|---|
| Bakırköy | 2.653 | 20.273 |
| Bahçelievler | 2.598 | 19.846 |
| Kadıköy | 2.591 | 23.793 |
| Kartal | 2.393 | 41.107 |
| Küçükçekmece | 1.788 | 23.766 |
| Üsküdar | 1.459 | 13.503 |
| Pendik | 1.306 | 5.914 |
| Ümraniye | 1.230 | 8.393 |
| Maltepe | 1.002 | 10.308 |
| Gaziosmanpaşa | 994 | 7.172 |
| Avcılar | 967 | 7.892 |
| Güngören | 807 | 7.970 |
| Şişli | 743 | 5.736 |
| Bağcılar | 719 | 25.806 |
| Ataşehir | 706 | 13.678 |
Bağımsız bölüm sayısı açısından Kartal en yüksek rakama ulaşırken, başvuru sayısı sıralamasında Bakırköy liderliği elinde bulundurdu. Bu rakamlar, projenin ilk 6 ayındaki ön başvuru talebinin büyüklüğünü göstermekle birlikte, henüz kesinleşmiş kredi veya dönüşüm rakamlarını yansıtmamaktadır. Başvuruların uygunluk kontrolleri tamamlandıktan sonra kesinleştirilmesi planlanıyor.
İADŞP Kapsamı ve Hedefleri
İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi, Türkiye genelinde dönüşümde öncelikli 6 şehirde riskli yapıların yenilenmesi için finansman desteği sağlamaktadır. Proje, vatandaşların kentsel dönüşüm süreçlerine daha aktif katılımını teşvik ederken, finansmana erişimi kolaylaştırarak ülke genelinde deprem ve diğer doğal afetlere karşı daha dirençli bir yapı stoku oluşturmayı hedefliyor. İstanbul’da Nisan 2026’da başlayan çalışmalarla birlikte ön başvuru süreci de yoğun bir ilgiyle karşılaştı. Projenin diğer uygulama illerindeki süreçler de yakından takip ediliyor.
Kentsel dönüşüm, gayrimenkul sektöründe önemli bir dinamizm yaratırken, bu tür projeler hem şehirlerin siluetini iyileştirmekte hem de olası afet risklerini azaltmaktadır. Finansman koşullarının cazip olması, vatandaşların dönüşüm projelerine olan ilgisini artırarak süreci hızlandırmaktadır. Bu noktada, daha fazla Güncel Şirket Haberleri ve sektörel gelişmelerin yakından takibi, yatırımcılar ve hak sahipleri için önemli olacaktır.
Finans Hattı Yorum:
İstanbul’daki kentsel dönüşüm projelerinde görülen yüksek başvuru oranları, şehirdeki yapı stokunun yenilenmesi yönündeki acil ihtiyacı ve vatandaşların bu sürece olan ilgisini açıkça ortaya koymaktadır. Bakırköy gibi merkez ilçelerde yoğunlaşan başvurular, hem bölge emlak değerleri hem de mevcut yapıların risk durumu hakkında önemli ipuçları vermektedir. Bu durum, yerel yönetimlerin imar planlaması ve altyapı yatırımları açısından da stratejik kararlar almasını gerektirecektir.
Finansman koşullarının (3 milyon TL’ye kadar kredi, uzun vade, düşük faiz) cazip olması, talebi tetikleyen ana unsurlardan biridir. Ancak, ön başvuruların kesinleşme süreçlerindeki potansiyel gecikmeler veya bürokratik zorluklar, projenin hızını etkileyebilir. Hak sahiplerinin süreçleri yakından takip etmesi ve gerekli belgeleri eksiksiz hazırlaması, dönüşümün daha sorunsuz ilerlemesine katkı sağlayacaktır.
Uzun vadede, kentsel dönüşüm projelerinin başarıya ulaşması, sadece riskli yapıların yenilenmesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda deprem güvenliği, yaşam kalitesi ve çevre bilinci gibi unsurları da kapsayacaktır. Bu tür projelerin artarak devam etmesi ve finansal modellerin çeşitlendirilmesi, Türkiye’nin afetlere karşı dirençliliğini artırmada kritik rol oynayacaktır.
















