THY ve Sıfır Atık Vakfı Çevre İçin El Ele
Türk Hava Yolları (THY) ile Sıfır Atık Vakfı, havacılık operasyonlarında kaynak verimliliğini artırmak, atık oluşumunu azaltmak, gıda israfını önlemek ve karbon ayak izini düşürmek amacıyla önemli bir işbirliği protokolüne imza attı. Vakfın Kandilli’deki merkezinde düzenlenen törende, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur protokolü imzalayarak bu çevreci adımı resmen başlattı.
Sıfır Atık Hareketi Küresel Bir Vizyona Dönüşüyor
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, THY ile yapılan işbirliğinin kendileri için heyecan verici olduğunu belirterek, bu anlaşmanın Türkiye’nin çevre ve iklim vizyonunu güçlü bir küresel marka ile buluşturduğunu vurguladı. 2017 yılında Emine Erdoğan’ın başlattığı Sıfır Atık Hareketi’nin bugün Türkiye’nin 81 ilinde ve dünya genelinde 193 ülkede karşılık bulan küresel bir harekete dönüştüğünü ifade eden Ağırbaş, israfı azaltan, kaynakları koruyan bir toplum hedefine odaklandıklarını belirtti. Ağırbaş, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak daha yaşanabilir ve adil bir dünya için çalıştıklarını sözlerine ekledi. Emine Erdoğan’ın “Dünya Ortak Evimiz” vizyonunun, kaynakların korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasının temel sorumluluklar arasında olduğunu belirten Ağırbaş, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı süresince Bakan Murat Kurum’un iklim perspektifiyle bu vizyonu daha ileriye taşıdıklarını dile getirdi. COP31’in sadece müzakere değil, eylemin de görüldüğü bir platform olacağını vurgulayan Ağırbaş, bu kapsamda THY ile yapılan işbirliğinin büyük önem taşıdığını belirtti.
THY: Sürdürülebilirliğin Küresel Taşıyıcısı
Ağırbaş, Türkiye’nin en güçlü küresel marka elçilerinden biri olan THY’nin, dünyanın farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan yapısıyla sürdürülebilirlik anlayışını küresel ölçekte taşıma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Sıfır Atık Vakfı’nın sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanındaki birikimi ile THY’nin küresel erişiminin ve havacılık sektöründeki deneyiminin bir araya gelmesinin, sektörel dönüşüme örnek olabilecek bir model oluşturacağına inandığını söyledi. Bu kapsamda atıkların azaltılması, ekonomiye yeniden kazandırılması, gıda israfının önlenmesi, kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, yolcu farkındalığı ve sürdürülebilir havacılık uygulamaları gibi geniş bir alanda ortak çalışmalar yürütüleceğini belirtti. THY ile gerçekleştirilecek çalışmaların, Türkiye’nin sürdürülebilir havacılık vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inancını yineledi. Ağırbaş, geleceğin dünyasında başarının, yalnızca ne kadar hızlı hareket edildiğiyle değil, kaynakların ne kadar akıllı, verimli ve sorumlu kullanıldığıyla ölçüleceğini vurguladı. Bu protokolün, Türkiye’nin kendi sınırları içinde oluşturduğu dönüşümün küresel ölçekte yaygınlaştırılması açısından da anlamlı olduğunu belirten Ağırbaş, “Türkiye’nin Sıfır Atık vizyonunu THY’nin dünyanın dört bir yanına ulaşan gücüyle buluşturuyoruz. Bu nedenle bu protokolü, gökyüzünden dünyaya uzanan bir sürdürülebilirlik köprüsü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki bu ortaklık, Türkiye’nin çevre ve iklim alanındaki vizyonunun yanı sıra Türk markalarının küresel ölçekte nasıl bir değer üretebileceğini de ortaya koyacaktır.” ifadelerini kullandı.
COP31 ve Sürdürülebilir Havacılık Forumu
THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur ise, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin en üst düzey karar alma organı olan Taraflar Konferansı’nın (COP31) 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. THY olarak COP31’in bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Olmuştur, Sıfır Atık Vakfı ile ortaklıkları kapsamında COP31’de Enerji ve Ulaştırma Günü’nde “Küresel Sürdürülebilirlik Havacılık Forumu”nu birlikte düzenleyeceklerini açıkladı. Bu forumun, havacılığın karbonsuzlaşma sürecini ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmadaki rolünü ele almak üzere üst düzey bir diyalog platformu sunacağını ifade etti. Protokol ile sıfır atık, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, sürdürülebilir havacılık ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında birlikte yeni çalışmalar gerçekleştireceklerini vurguladı. Olmuştur, imzalanan protokolün, THY’nin hali hazırda sürdürdüğü operasyonel verimlilik, atık yönetimi, gıda israfının azaltılması ve döngüsel ekonomi gibi uygulamalarla doğrudan örtüştüğünü sözlerine ekledi. Bu kapsamda yapılan çalışmalar, şirketin havacılık sektöründeki çevresel etkisini minimize etme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor.
| İşbirliği Alanları | Hedefler |
|---|---|
| Kaynak Verimliliği | Operasyonlarda en üst düzey verimlilik |
| Atık Yönetimi | Atık oluşumunun önlenmesi ve azaltılması |
| Gıda İsrafı | Gıda israfının önüne geçilmesi |
| Karbon Ayak İzi | Azaltılması ve çevresel etkiyi düşürme |
Sürdürülebilir Havacılığa Kritik Katkı
Bu işbirliği, THY’nin operasyonel süreçlerinde çevresel sürdürülebilirliği daha derinlemesine entegre etme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Sıfır Atık Vakfı’nın uzmanlığı ve THY’nin küresel ölçekteki operasyonel gücünün birleşimi, havacılık sektöründe örnek teşkil edecek çalışmalara imza atılmasına olanak tanıyacak. Özellikle uluslararası uçuşlarda karşılaşılan atık yönetimi ve karbon salımı gibi konularda yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
Protokol kapsamında yapılacak çalışmaların, THY’nin küresel havacılık pazarındaki çevresel sorumluluklarını yerine getirme konusundaki kararlılığını pekiştirmesi bekleniyor. Bu tür işbirlikleri, sektör genelinde sürdürülebilirlik uygulamalarının yaygınlaşmasına da öncülük edebilir.
Finans Hattı Yorum:
THY ve Sıfır Atık Vakfı arasındaki bu stratejik işbirliği, doğrudan şirketin operasyonel verimliliğini ve çevresel performansını iyileştirmeye yönelik önemli adımlar içeriyor. Atık azaltımı, kaynak verimliliği ve karbon ayak izinin düşürülmesi gibi hedefler, uzun vadede maliyet avantajları sağlayabilirken, aynı zamanda şirketin kurumsal itibarını da güçlendirecektir. Bu tür çevreci yaklaşımlar, sürdürülebilirlik odaklı yatırımcılar için de cazip birer unsur olarak öne çıkmaktadır.
Sektör genelinde artan çevresel düzenlemeler ve tüketici bilincinin yükselmesi göz önüne alındığında, bu protokol THY’nin rekabet avantajını korumasına ve geleceğe yönelik stratejik konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı olacaktır. Havacılık sektörünün karbon salımı konusundaki hassasiyeti düşünüldüğünde, bu tür adımlar sektördeki diğer oyuncular için de birer ilham kaynağı olabilir.
Bu işbirliğinin başarısı, belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaşıldığına, yeni teknolojilerin ne kadar etkin kullanıldığına ve yolcu farkındalığının ne seviyede artırıldığına bağlı olacaktır. COP31 gibi önemli küresel platformlarda sergilenecek somut başarılar, THY’nin sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini pekiştirecektir. Yatırımcılar, bu işbirliğinin finansal sonuçlarını ve uzun vadeli çevresel etkilerini yakından takip etmelidir.
















