Sigorta Tahkim Başvurularında Çarpıcı Düşüş: Sektörde Reformlar Etkisini Gösterdi
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, sigorta sektöründeki yolsuzluk ve suiistimallere karşı yürütülen denetim ve reform çalışmalarının meyvelerini verdiğini duyurdu. Gaziantep’te düzenlenen Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamalarda Menteş, Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan günlük başvuru sayısının 1000’in altına gerilemek üzere olduğunu belirtti. Bu düşüş, sektöre yönelik güveni artırma ve hak sahiplerinin mağduriyetini önleme çabalarının önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
SEDDK Başkanı Menteş, sigorta sektöründe yaşanan bazı olumsuzluklara dikkat çekerek, özellikle yetkisiz aracılık, sistemlere yetkisiz erişim ve kişisel verilerin kötüye kullanılması gibi konularla mücadele edildiğini vurguladı. Daha önce yasa dışı hasar takibi, değer kaybı uyuşmazlıkları ve tahkim süreçlerindeki suiistimalleri engellemek amacıyla yapısal reformları içeren bir 5’li reform paketi hazırlandığını hatırlatan Menteş, bu reformların aslında bir ‘6. paket’ ile desteklendiğini ifade etti. Bu son paketin, denetim faaliyetleri sonucunda elde edilen bulguların adli mercilere bildirilmesi ve bağımsız yargının devreye girmesiyle suçluların hesap vermesini sağladığını belirtti.
Menteş, yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan suiistimallerin parasal ve haberleşme yönleriyle takip edildiğini ve tablonun oldukça net olduğunu söyledi. Bir ofisin hazırladığı 200 bin dosyaya karşılık 190 bin ödeme yapıldığı örneğini veren Menteş, bu durumun birçok kanunu ihlal ettiğini ve 2019’dan bu yana bir ‘furiya’ haline geldiğini dile getirdi.
Başvurularda Yüzde 50’ye Varan Azalma ve Değer Kaybı Başvurularındaki Gerileme
Türkiye’de günde ortalama 5 bin kaza meydana gelirken, Sigorta Tahkim Komisyonu’na günlük 3 bin civarında başvuru yapıldığını belirten Menteş, yapılan operasyonlar ve önceki tedbirlerin etkisiyle başvurularda önemli bir düşüş yaşandığını aktardı. Eylül ayının son 10 günündeki operasyonlara rağmen başvurularda yüzde 20’ye yakın bir düşüş gözlemlendiğini ifade eden Menteş, Ekim ayı itibarıyla toplam başvuru adetlerinin yarı yarıya azaldığını belirtti. Çarşamba ve Perşembe günleri 3 bin civarında olan başvuru sayısının 1500’e kadar gerilediğini kaydeden Menteş, özellikle değer kaybına bağlı başvuruların da 1000 rakamının altına inmek üzere olduğunu vurguladı. Bu gelişmelerin, başvuru ofislerinin de piyasadan çekilmesine yol açtığı gözlemleniyor.
SEDDK’nin sadece denetim faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını söyleyen Menteş, ‘Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi’ni (OHİM) kurduklarını anlattı. Bu merkezin, kazadan hemen sonra vatandaşın ihbarını açıp dakikalar içinde sigorta şirketlerine ilettiğini ve sigorta şirketlerinin de kazazedelerle hızla iletişime geçmesini sağladığını belirtti. Bu mekanizmanın hem mevzuat hem de teknoloji altyapısına sahip olduğunu ekledi.
Hak sahiplerinin ilave başvuru şartını ortadan kaldırdıklarını da söyleyen Menteş, trafik kazası sonrası değer kaybı oluşması durumunda sigorta şirketlerinin bu tutarı maddi hasarla birlikte hak sahibine ödemekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Ayrıca, kaza sonrası eksper atama sürecinde de reform niteliğinde bir değişikliğe gidildiğini duyurdu. Eskiden sigorta şirketi tarafından belirlenen eksperler yerine, artık sistemin; kaza yeri, araç tipi ve diğer kriterleri değerlendirerek en uygun eksperin otomatik olarak atandığını belirtti.
Sigorta Sektörünün Büyüklüğü ve Finansal Yapısı Göz Dolduruyor
Sigorta şirketlerinin sektöre giriş müracaatlarına ilişkin bir soruya yanıt veren Menteş, finans sektörünün genelinde olduğu gibi sigorta sektörünün de itibar ve mali güç gerektirdiğini vurguladı. Sektörün aktif toplamının 5,1 trilyon TL’ye yaklaştığını ve likit varlıklarının ise 4 trilyon TL civarında olduğunu belirten Menteş, sigorta şirketlerinin hasar ödeme garantisiyle para topladığını ve emanet bir para taşıdığını hatırlattı. Bu nedenle, sektöre girişte mali gücün ve itibarınyanı sıra farklı risk temalarının ve bağlı risk faktörlerinin de göz önünde bulundurulmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Sektörün genel sağlığı ve büyüklüğü, hem Türkiye ekonomisi hem de yatırımcılar açısından dikkat çekici bir tablo sunmaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorum:
Sigorta sektöründe atılan reform adımlarının tahkim başvurularındaki düşüşle somut sonuçlar vermesi, sektörün daha şeffaf ve adil bir yapıya kavuştuğuna işaret ediyor. Özellikle yetkisiz aracılık ve suiistimallerin önlenmesine yönelik alınan tedbirler, hem vatandaşların mağduriyetini azaltacak hem de sektörün genel itibarına olumlu katkı sağlayacaktır. Bu gelişmeler, sektördeki operasyonel verimliliğin artması ve dolayısıyla karlılığın iyileşmesi potansiyelini de beraberinde getiriyor.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na gelen başvuru sayısındaki belirgin düşüş, vatandaşların sigorta şirketlerine ve genel olarak sektöre olan güveninin yeniden tesis edildiğini gösteriyor. Değer kaybı gibi kritik alanlarda yapılan düzenlemeler ve eksper atama sistemindeki teknolojik iyileştirmeler, süreçlerin hızlanmasına ve hak sahiplerinin haklarına daha kolay ulaşmasına olanak tanıyacaktır. Bu durum, sektördeki genel işlem hacmini ve memnuniyet oranlarını da olumlu yönde etkileyecektir.
Sektörün aktif büyüklüğünün 5,1 trilyon TL’yi aşması ve likit varlıklarının 4 trilyon TL civarında seyretmesi, sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki kritik rolünü ve finansal derinliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Mali güç ve itibarın ön planda tutulduğu yeni giriş ilkeleri ve risk temalarının dikkate alınması, sektörün uzun vadeli istikrarı ve sürdürülebilirliği açısından stratejik bir önem taşıyor. Bu yapısal dönüşüm, aynı zamanda sektördeki rekabet ortamını da daha sağlıklı bir zemine taşıyacaktır.
















