Noter Adına Kapora Dolandırıcılığı Yaygınlaşıyor
Son dönemde, araç ve taşınmaz alım satımlarında noterlerin adını kullanarak vatandaşları hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi ortaya çıktı. Dolandırıcılar, gerçekte var olmayan “Güvenli Kapora Sistemi” adı altında ödeme talep ederek vatandaşları tuzağa düşürüyor. Türkiye Noterler Birliği’nden edinilen bilgilere göre, sahte internet siteleri ve ilanlar aracılığıyla ulaşılan kişilere noter güvencesi altında işlem yapıldığı izlenimi veriliyor.
Kendilerini noter çalışanı olarak tanıtan dolandırıcılar, alıcılara kapora ödenmemesi durumunda satışın gerçekleşmeyeceğini veya cazip fırsatların kaçırılacağını söyleyerek baskı kuruyor. Bu talep edilen ödemeler, özellikle ikinci el araç satışlarında kullanılan resmi “Güvenli Ödeme Sistemi”nin zorunlu bir aşamasıymış gibi sunuluyor. Bu yöntemle mağdurlar, dolandırıcıların belirlediği banka hesaplarına para göndermeye ikna ediliyor.
Noterlik Sisteminde “Güvenli Kapora Sistemi” Yoktur
Türkiye Noterler Birliği, yasal düzenlemelerde ve noterlik sistemlerinde “Güvenli Kapora Sistemi” veya “teminat kaporası” gibi herhangi bir para transferi uygulaması bulunmadığını net bir dille ifade etti. İkinci el araç satışları için uygulanan resmi “Güvenli Ödeme Sistemi” ise sadece kapora tutarını değil, aracın toplam satış bedelinin tamamını güvence altına alıyor. Bu sistemde alıcının ödediği meblağ, satış işlemi noterlikte tamamlanana kadar güvenli bir havuz hesabında tutulur ve işlemin kesinleşmesinin ardından satıcıya aktarılır.
Dolandırıcılığın Yöntemi ve Uyarılar
Türkiye Noterler Birliği Başkanı Fulya Uysal Güler, dolandırıcıların vatandaşlarla telefon, SMS ve sahte web siteleri aracılığıyla iletişime geçtiğini vurguladı. Noter çalışanı süsü veren bu kişiler, farklı miktarlarda para talep edebiliyor. Güler, mağdurların bu yolla mağdur edildiğini belirterek, talep edilen miktarın sabit olmadığını, bazen araç bedelinin bir kısmının, bazen de tamamının istendiğini ekledi. Güler, son olarak “Ne noterler ne noterlik çalışanları hiç kimseyi arayıp hiçbir ad altında para istemez.” şeklinde kesin bir uyarıda bulundu. Bu tür taleplerle karşılaşıldığında derhal ilgili mercilere bildirimde bulunulması ve kesinlikle para gönderilmemesi büyük önem taşıyor.
Bu tür dolandırıcılık yöntemleri, özellikle gayrimenkul ve ikinci el araç piyasalarındaki hareketliliğin arttığı dönemlerde daha sık görülüyor. Vatandaşların, resmi kurumların adını kullanarak yapılan bu tür tekliflere karşı dikkatli olması, işlem yapmadan önce ilgili kurumun resmi kanallarından teyit alması ve asla kişisel veya finansal bilgilerini şüpheli kişilerle paylaşmaması gerekmektedir. Güvenli işlem süreçleri için her zaman resmi kanalları ve onaylanmış sistemleri kullanmak en doğru yaklaşım olacaktır. Finansal işlemlerinizde canlı döviz kurlarını ve piyasa gelişmelerini takip etmek, olası riskleri öngörmenize yardımcı olabilir.
Finans Hattı Yorum:
Bu tür dolandırıcılık vakaları, finansal okuryazarlığın ve dijital güvenlik bilincinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle büyük meblağların el değiştirdiği gayrimenkul ve otomotiv sektörlerinde, güvenli ödeme sistemlerinin suiistimal edilmesi, hem bireysel yatırımcıların mağduriyetine yol açıyor hem de bu sektörlere olan genel güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Yetkililerin ve ilgili kurumların bu tür sahtekarlıklarla mücadelede proaktif olması ve toplumun bilgilendirilmesi hayati önem taşıyor.
Vatandaşların, resmi kurumların adını kullanan şüpheli tekliflere karşı tetikte olması gerekiyor. Noterlerin veya benzeri devlet destekli kurumların asla telefonla para talep etmeyeceği gerçeğini akılda tutarak, her türlü ödeme öncesinde ilgili kurumun resmi web sitesinden, telefonundan veya şubelerinden teyit alınması en sağlıklı yöntemdir. Ayrıca, bu tür durumların derhal savcılığa veya Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na bildirilmesi, dolandırıcılık zincirinin kırılmasına katkı sağlayacaktır.
Makroekonomik açıdan bakıldığında, bu tür dolandırıcılıkların artması, genel ekonomik güven üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Yatırımcıların ve tüketicilerin finansal sistemlere olan güveninin sarsılması, harcama ve yatırım eğilimlerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, hem yasal düzenlemelerin güncel tutulması hem de halkın sürekli olarak bilgilendirilmesi, finansal piyasaların sağlığı ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz etmektedir.
















