Türkiye ve Kanada Ticaretinde Yeni Dönem: 10 Milyar Dolarlık Hedef
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye ile Kanada arasındaki mevcut ticaret hacminin potansiyelinin çok altında olduğunu belirterek, iki ülke liderlerinin belirlediği 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu ifade etti. Kanada Başbakanı Mark Carney’in Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerin ardından, iki ülke arasında stratejik bir ortaklık kuruldu ve ekonomik ilişkileri geliştirme yolunda önemli adımlar atıldı.
Kanada Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ticaret ve yatırım, savunma, güvenlik ve enerji alanlarındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan 3 yıllık bir eylem planı hazırlandı. Bu plan çerçevesinde, iki ülke arasında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin ilk turunun 30 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirileceği duyuruldu. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ekonomik bağların güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip.
İşbirliği Alanları Genişliyor
Kanada ile Türkiye arasındaki ticaretin 2020’den bu yana yaklaşık %50 oranında arttığı belirtilirken, Kanada İhracat Geliştirme Kurumu (EDC) ile Türk Eximbank arasında, üçüncü ülkelerdeki projelere yönelik işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, iki ülkenin küresel projelerde birlikte yer alması için önemli bir zemin hazırlıyor.
Savunma sanayisinde ortaklıkların geliştirilmesi, LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynakları ile kritik mineraller alanlarında işbirliğinin derinleştirilmesi konusunda da mutabakata varıldı. Kanada’nın 2027 yılında Türkiye’ye bir ticaret heyeti göndereceği ve iki ülke arasındaki haftalık uçuş sayısının 12’den 21’e çıkarıldığı, kargo uçuşlarına ise sınırsız imkan tanındığı açıklandı. Bu düzenlemeler, ticari ve turistik hareketliliği artırarak ekonomik entegrasyonu hızlandırmayı hedefliyor.
Jeopolitik Gelişmeler ve Yeni Ticaret Ortaklıkları
Mehmet Yılmaz, küresel jeopolitik gelişmelerin ülkeleri mevcut ticari ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye ittiğini vurgulayarak, Kanada’nın ticaret ortaklarını çeşitlendirme çabalarında Türkiye’nin stratejik bir konuma sahip olduğunu belirtti. Son dönemde yaşanan jeopolitik olayların, ülkelerin ekonomik ve ticari politikalarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yılmaz, Kanada’nın dış ticaretinin büyük bir kısmını (%70) ABD ile gerçekleştirmesi nedeniyle yeni ticaret ortakları bulma ihtiyacının arttığını ifade etti.
Türkiye ile Kanada arasında madencilik başta olmak üzere köklü ilişkilere sahip olunduğunu dile getiren Yılmaz, Kanadalı madencilik şirketlerinin Türkiye’de çevreye duyarlı faaliyetler yürüttüğünü kaydetti. Savunma sanayisinin de iki ülke arasındaki işbirliği için önemli fırsatlar barındırdığına değinen Yılmaz, Türkiye’nin özellikle imalat alanındaki güçlü kapasitesinin Kanadalıların ilgisini çektiğini söyledi. Kanada’nın yapay zeka, bilgi teknolojileri ve uzay bilimlerinde güçlü olmasına karşın, imalat sektöründeki üretim kabiliyeti ve çeviklik açısından Türkiye’nin önemli bir avantaj sunduğunu belirtti. Bu durum, iki ülke arasında teknoloji transferi ve ortak üretim projeleri için zemin hazırlıyor.
Liderler Zirvesi İlişkilere Yeni Bir Soluk Getirdi
Mehmet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde kaydettiği hızlı gelişimin, liderler düzeyindeki görüşmelerle ivme kazandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney arasındaki görüşmelerde alınan kararların, ekonomik işbirliğine yeni bir boyut kazandırdığını ifade etti. Yılmaz, uzun süredir durağan olan ilişkilerin yeniden canlandığını ve yıl sonundan önce serbest ticaret anlaşmasının imzalanması yönünde önemli adımlar atıldığını vurguladı. Türk Hava Yolları’nın uçuş sayısının artırılması gibi kararlar, bu canlanmanın somut göstergeleri arasında yer alıyor.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirirken, Kanada ile olan ekonomik bağlarını da derinleştirecektir. İki ülke arasındaki potansiyel Canlı Döviz Fiyatları ve stratejik işbirliği, bölgesel ve küresel ölçekte yeni fırsatlar yaratma potansiyeli taşıyor.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye ve Kanada arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerde yaşanan bu canlanma, iki ülkenin de küresel tedarik zincirlerindeki konumunu yeniden değerlendirdiği bir döneme denk geliyor. Kanada’nın ABD’ye olan yoğun ticaret bağımlılığını azaltma stratejisi ve Türkiye’nin Batı ile olan köprü vazifesi, bu stratejik ortaklığın temelini oluşturuyor. Özellikle savunma sanayii ve kritik mineraller gibi alanlarda yapılacak işbirlikleri, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji kapasitesini artırırken, Kanada’ya da üretim gücü ve pazar erişimi sağlayabilir.
10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi, her iki ülke için de oldukça iddialı ancak ulaşılabilir görünüyor. Serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin başarılı bir şekilde tamamlanması, bu hedefe ulaşmada kilit rol oynayacaktır. Yatırım ve ticaretin artması, döviz kurları üzerinde olumlu baskı oluşturabilir ve Türkiye’nin dış ticaret dengesine katkı sağlayabilir. Ancak, global ekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik riskler, bu hedefe giden yolda dikkat edilmesi gereken faktörler arasında yer alacaktır.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu türden stratejik anlaşmalar, ilgili sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için yeni büyüme alanları yaratma potansiyeli taşır. Savunma, enerji, madencilik ve lojistik sektörlerindeki Türk firmaları için Kanada pazarına erişim kolaylaşırken, Kanadalı şirketler için de Türkiye’nin üretim ve pazar avantajlarından yararlanma imkanı doğacaktır. Bu durum, uzun vadede Borsa İstanbul’da bu sektörlerle ilgili hisselerde pozitif bir etki yaratabilir.
















