Dünya genelinde ekonomik büyüme beklentilerinin zayıflaması, emtia piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Goldman Sachs, talep öngörülerindeki aşağı yönlü revizyona paralel olarak 2026 yılı için bakır fiyat tahminini ton başına 12.850 dolardan 12.650 dolara çekti. Banka, her ne kadar kısa vadeli tahminlerini düşürse de elektrifikasyon süreçlerinin tetiklediği talep sayesinde uzun vadeli projeksiyonların gücünü koruduğunu vurguladı.
Arz Fazlası ve Talep Verilerinde Revizyon
Küresel bakır piyasasına dair dengeleri yeniden değerlendiren banka, bu yıl için daha önce 380 bin ton olarak öngördüğü arz fazlası tahminini 490 bin tona yükseltti. Aynı süreçte rafine bakır talebindeki artış beklentisi ise yüzde 2 seviyesinden yüzde 1,6’ya revize edildi. Yapılan bu güncellemelerin temelinde, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enerji fiyat şoklarının küresel büyümeyi 0,4 puan aşağı çekebileceği ihtimali yatıyor.
Bakırdaki talep daralmasının alüminyum gibi diğer metallere kıyasla daha sınırlı kalması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu durumun bakırın dünya ekonomisindeki stratejik ve yapısal öneminden kaynaklandığını belirtiyor. Piyasalardaki mevcut veriler ve yeni tahminler şu şekilde özetlenmektedir:
| Gösterge | Eski Tahmin / Veri | Güncel Tahmin / Revize |
|---|---|---|
| 2026 Bakır Fiyatı (Ton) | 12.850 Dolar | 12.650 Dolar |
| Yıllık Arz Fazlası | 380.000 Ton | 490.000 Ton |
| Rafine Talep Artışı | %2 | %1,6 |
| 2035 Uzun Vadeli Hedef | 15.000 Dolar | 15.000 Dolar |
Kısa Vadeli Oynaklık ve “Adil Değer” Analizi
Fiyatlardaki dalgalanmanın bir süre daha devam edebileceği öngörülürken, piyasada istikrarın sağlanması durumunda bakır fiyatlarının yeniden destek bulabileceği ifade ediliyor. Bankanın temel senaryosuna göre, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinin nisan ayı ortasında normale dönmesi halinde, bakır fiyatlarının 2026’nın ikinci çeyreğinde ortalama 12.700 dolar, yılın ikinci yarısında ise 12.000 dolar bandına çekilmesi bekleniyor.
Goldman Sachs ayrıca mart ayındaki fiyat düzeltmesine rağmen, mevcut rakamların 2026 için hesaplanan yaklaşık 11.100 dolarlık “adil değer” seviyesinin üzerinde seyrettiğine işaret etti. Bu durum, ekonomik tablodaki olası bir kötüleşme halinde fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü risklerin daha da tetiklenebileceği anlamına geliyor.
Orta Doğu ve Kongo Hattındaki Tedarik Riskleri
Tedarik zincirindeki potansiyel risklere de değinen banka, Orta Doğu kaynaklı arz kesintilerinin henüz mevcut tahminlere dahil edilmediğini hatırlattı. Dünya bakır üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini gerçekleştiren Kongo Demokratik Cumhuriyeti (DRC), üretim sürecinde kritik öneme sahip olan sülfürü Hürmüz Boğazı rotası üzerinden tedarik ediyor.
Sektörel verilere bakıldığında, DRC’deki üreticilerin yaklaşık üç aylık sülfürik asit stokuna sahip olduğu görülüyor. Bu stok miktarı kısa süreli aksaklıkların etkisini hafifletse de, uzun vadeli bir tıkanıklığın arzı ciddi şekilde daraltabileceği ve öngörülen arz fazlasını eritebileceği değerlendiriliyor.
Gelecek Vizyonu: 2035 Hedefi
Tüm kısa vadeli risklere ve fiyat indirimlerine rağmen Goldman Sachs, uzun vadeli görünümde iyimserliğini koruyor. Banka, özellikle enerji altyapısı ve şebeke yatırımlarının etkisiyle bakır fiyatlarının 2035 yılına kadar 15.000 dolara ulaşabileceği yönündeki beklentisini yineledi.












