Küresel ekonomideki büyüme ivmesinin yavaşlaması üzerine Goldman Sachs, bakıra yönelik talep projeksiyonlarını güncelledi. Yatırım bankası, talep tarafındaki bu zayıflamaya bağlı olarak 2026 yılı için daha önce ton başına 12.850 dolar olan fiyat öngörüsünü 12.650 dolara çekti. Banka, fiyat revizyonuna rağmen elektrifikasyon süreçlerinin tetiklediği talep artışı sayesinde emtianın uzun vadeli görünümünün hala pozitif olduğunu vurguladı.
Arz Fazlası Beklentisinde Belirgin Artış
Banka tarafından paylaşılan verilerde, bu yıl dünya bakır piyasasında 490 bin tonluk bir arz fazlasının oluşacağı tahmin ediliyor. Söz konusu rakam, kurumun daha önceki 380 bin tonluk beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Öte yandan, rafine bakır talebindeki artış hızı beklentisi de yüzde 2 seviyesinden yüzde 1,6‘ya düşürüldü. Bu aşağı yönlü güncellemelerin temelinde, Orta Doğu’daki gerilimlerin tetiklediği enerji fiyat şoklarının küresel büyümeyi 0,4 puan baskılayabileceği öngörüsü yatıyor.
Bakır Tahminlerindeki Değişim Tablosu
| Gösterge | Eski Tahmin | Güncel Tahmin |
|---|---|---|
| 2026 Bakır Fiyatı (Ton) | 12.850 $ | 12.650 $ |
| 2024 Arz Fazlası | 380.000 Ton | 490.000 Ton |
| Talep Artış Oranı | %2,0 | %1,6 |
Kısa Vadeli Dalgalanmalar ve “Adil Değer” Analizi
Bakır talebindeki düşüşün alüminyum gibi diğer metallere kıyasla daha sınırlı kalması, bakırın küresel ekonomideki stratejik ve yapısal önemiyle açıklanıyor. Goldman Sachs, piyasadaki oynaklığın bir süre daha devam edebileceğini ifade ederken, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinin nisan ortasında normale dönmesi durumunda fiyatların 2026’nın ikinci çeyreğinde ortalama 12.700 dolar, yılın ikinci yarısında ise 12.000 dolar bandına yerleşeceğini öngörüyor.
“Mevcut fiyatların temel ekonomik göstergelerle henüz tam bir uyum yakalamadığını” belirten banka analistleri, Mart ayındaki geri çekilmeye rağmen bakırın hala 2026 için hesaplanan 11.100 dolarlık “adil değer” seviyesinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Bu durum, ekonomik görünümdeki olası bir bozulmada aşağı yönlü risklerin daha da artabileceğini gösteriyor.
Orta Doğu Kaynaklı Tedarik Riskleri ve Kongo Faktörü
Raporda, Orta Doğu’daki krizin henüz mevcut tahminlere dahil edilmemiş bir arz riski barındırdığı hatırlatıldı. Dünya bakır üretiminin yaklaşık yüzde 15‘ini tek başına gerçekleştiren Kongo Demokratik Cumhuriyeti (DRC), üretim safhasında ihtiyaç duyduğu sülfürü Hürmüz Boğazı rotası üzerinden tedarik ediyor. Sektör verilerine göre bölgedeki üreticilerin elinde yaklaşık üç aylık sülfürik asit rezervi bulunuyor. Bu durum kısa vadeli aksamaları absorbe edebilse de, uzun vadeli bir tıkanıklığın arzı daraltarak öngörülen fazlayı eritebileceği değerlendiriliyor.
Uzun Vadeli Hedef: 15.000 Dolar
Kısa ve orta vadeli aşağı yönlü revizyonlara rağmen Goldman Sachs, bakırın geleceğine dair iyimserliğini korumaya devam ediyor. Enerji nakil hatları ve şebeke altyapı yatırımlarının etkisiyle küresel talebin güçlü kalacağını belirten banka, bakır fiyatlarının 2035 yılına kadar 15.000 dolar seviyesine tırmanabileceği tahminini yineledi.












