USD45,44
%0.03
EURO53,39
%0.22
GBP61,64
%0.23
BIST14.598,47
%-1.23
Petrol105,46
%-0.17
GR. ALTIN6.848,43
%0.01
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
14 Mayıs 2026, Per
  1. Haberler
  2. SEKTÖREL HABERLER
  3. ASO Başkanı Seyit Ardıç: Türkiye Avrasya’nın Güney Kore’si olmalı

ASO Başkanı Seyit Ardıç: Türkiye Avrasya’nın Güney Kore’si olmalı

ASO Başkanı Seyit Ardıç, sanayicinin üretimden uzaklaştığı uyarısıyla Türkiye'nin teknoloji odaklı "Güney Kore modeli"ne geçmesi gerektiğini vurguladı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İHRACAT YÜKSELİŞİ: TÜRKİYE ASYA’NIN GÜNEY KORE’Sİ OLMALI

Sanayiciler Üretimden Ticarete Kayıyor: Seyit Ardıç’tan Kritik Uyarılar

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’deki sanayicilerin artan finansman zorlukları ve düşük karlılık nedeniyle üretimden sessizce ticarete, gayrimenkule ve finans alanına kaydığına dair ciddi endişelerini dile getirdi. Ardıç, “Bir fabrikanın yerine kurulan AVM’nin kira getirisi, fabrikanın üç yıllık kârından fazlaysa, sanayiciyi üretimde tutmak zorlaşır. Mesele niyet değil, kuralın yönüdür,” diyerek mevcut ekonomik politikalara dikkat çekti.

Ardıç, altı ay önceki yüksek faiz politikası uyarısının geçerliliğini yitirmediğini, aksine daha acil hale geldiğini belirtti. Reel sektör üzerindeki baskının arttığını, finansmana erişimin zorlaştığını ve yatırım iştahının zayıfladığını vurgulayan Ardıç, Türkiye’nin yeniden üretim ekonomisine odaklanması gerektiğini savundu. Yüksek teknolojili ürünlerde 2025 yılında 9,9 milyar dolar ihracat hedefine karşılık, 35 milyar doların üzerinde ithalat yapıldığını ve bu alanda yıllık 25 milyar doların üzerinde dış ticaret açığı verildiğini belirtti. Üretim kapasitesini zayıflatarak enflasyonla kalıcı mücadele edilemeyeceğini söyleyen Ardıç, Türkiye’nin Avrasya’nın üretim üssü olma hedefinde teknoloji, verimlilik ve yerli katma değer konularında eksik kaldığını ifade etti.

Ardıç, toplam faktör verimliliğinin artırılması gerektiğini belirterek, bilgi, teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanlarında beklenen sıçramanın gerçekleştirilemediğini dile getirdi. Sanayi politikasının, eğitim sisteminin, finansman yapısının ve Ar-Ge desteklerinin ihracatın teknoloji ağırlığını artırmaya odaklanması gerektiğini vurguladı. İmalat sanayiinin milli gelirdeki payındaki gerilemenin, “sanayisizleşme” riskini somut bir politika başlığı haline getirdiğini söyleyen Ardıç, sanayi olmadan kalıcı ihracatın, nitelikli istihdamın ve teknolojinin olamayacağını belirtti.

Ardıç, küresel sanayi düzeninde devletlerin yeniden piyasaya müdahil olduğunu ve Türkiye’nin tarihî bir tercihle karşı karşıya olduğunu söyledi. Bu tercihleri ikiye ayıran Ardıç, bir yanda Brezilya gibi hammaddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomi, diğer yanda ise Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı ve verimliliği merkeze alan bir üretim gücü olduğunu belirtti. Türkiye’nin tercihi net olmalı: Avrasya’nın Brezilya’sı değil, Güney Kore’si olmak.

Bankacılık sistemine de çağrıda bulunan Ardıç, güçlü bilançoların sanayinin yatırım kapasitesine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Sanayicinin sadece işletme kredisi değil, geleceği kuracak, üretimi büyütecek, yatırımı hızlandıracak ve teknoloji dönüşümünü finanse edecek uzun vadeli kaynağa ihtiyacı olduğunu belirtti. Makine ve enerji verimliliği yatırımı, dijital dönüşüm, yeşil mutabakata uyum ve ihracat pazarında kalıcılık gibi hedeflere kısa vadeli, yüksek maliyetli ve teminat baskısı altında çalışan kredi yapısıyla ulaşılamayacağını ifade etti.

OECD verilerine göre Türkiye’de KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payının 2024’te 35,2’ye gerilediğini, oysa OECD ortalamasının yaklaşık 47 olduğunu kaydeden Ardıç, Türkiye’deki özel sektöre banka kredilerinin GSYİH’ye oranının 2024’te 37 olduğunu, yüksek gelirli ülkelerde bu oranın çok daha yüksek seviyelerde olduğunu belirtti. Finansal kârlılık ile üretim kapasitesi arasındaki bağ güçlenmezse, Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin eksik kalacağını savunan Ardıç, kefalet limitleri, teminat koşulları ve kredi tahsis süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Teknoloji yeniliği ve üretken yatırımı daha fazla ödüllendiren bir finansman mimarisine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Ardıç, Türkiye’nin önünde iki net yol olduğunu dile getirdi: Düşük katma değer, yüksek ithalat bağımlılığı, kırılgan büyüme ve fakirleşme yolu veya planlı sanayi politikası, seçici teşvik, uygun finansman koşulları, nitelikli insan ve teknoloji odaklı üretimle yeni dünyanın üretim merkezlerinden biri olma yolu. Tarihin sunduğu bu kapının her geçen gün daraldığını ve sadece hazırlığını yapmış olanların geçebileceğini vurguladı.


Finans Hattı Yorum:

ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın açıklamaları, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarına ve sanayinin geleceğine dair önemli bir bakış açısı sunuyor. Özellikle yüksek teknoloji ürünlerindeki dış ticaret açığı ve KOBİ’lerin finansmana erişimindeki yetersizlik, üretim odaklı bir büyüme stratejisinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Sanayicilerin üretimden uzaklaşması, sadece istihdam kaybına değil, aynı zamanda katma değer üretiminin azalmasına ve uzun vadede ekonomik kırılganlığın artmasına yol açacaktır. Bu durum, enflasyonla mücadele çabalarını da zayıflatabilir.

Piyasada genel olarak, “sanayisizleşme” riskinin somutlaştığı yönünde bir endişe hakim. Yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimdeki zorluklar, reel sektörün yatırım iştahını törpülerken, daha likit ve kısa vadeli kazançlar sunan alanlara yönelim kaçınılmaz görünüyor. Ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığı ve uzun vadede ülkenin rekabet gücünü ve büyüme potansiyelini olumsuz etkileyeceği açıktır. Bankacılık sektörünün de bu dönüşümde proaktif bir rol üstlenmesi ve finansal gücünü reel sektörü destekleyecek şekilde yönlendirmesi gerekmektedir.

Yatırımcıların önümüzdeki dönemde dikkat etmesi gereken en önemli konu, sanayi politikalarındaki olası değişimler ve hükümetin üretimi teşvik edici adımları olacaktır. Özellikle teknoloji odaklı yatırımların desteklenmesi, Ar-Ge teşviklerinin artırılması ve finansman mekanizmalarının iyileştirilmesi gibi adımlar, “güney kore modeli”ne geçişin önünü açabilir. Kurun istikrara kavuşması ve faiz oranlarının makul seviyelere inmesi de yatırım ortamını olumlu etkileyecektir. Global tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma fırsatlarını değerlendirmek ve nitelikli iş gücü yetiştirmek, Türkiye’nin küresel üretimdeki yerini sağlamlaştırması açısından kritik önem taşımaktadır.

ASO Başkanı Seyit Ardıç: Türkiye Avrasya’nın Güney Kore’si olmalı
0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir